Yoksa siz PKK'li misiniz?

~ 19.11.2022, Miyase İlknur ~

 Garip hem de çok garip şeyler oluyor. Son günlerde yaşanan baş döndürücü olayları analiz etmekte zorlanıyoruz.

 

 Seçime aylar kala “İnşallah yeniden olmaz” dediğimiz ama “Delinin aklına taş düşürmek” istemediğimizden yüksek sesle söylemeye çekindiğimiz süreç ne yazık ki yeniden hortladı. Önce Mersin’de geçen hafta sonu da Taksim’de gerçekleştirilen alçak saldırılar canımızı yaksa da bir daha yaşanmaması için aklıselim şekilde bu katliamın faillerini, arkasındaki açık ve gizli güç odaklarını, zamanlamasını, katliamın öncekilerle benzeşen veya benzeşmeyen yönlerini, olaydaki çelişkili yönleri tartışmak zorundayız.

 Bu alçakça saldırıların faillerinin yakalanması elbette ki ulus olarak acımızı bir nebze hafifletmiştir. Ancak “Önceden önlenmesi mümkün olamaz mıydı” sorusu başta olmak üzere, bu son katliamdaki konsept değişikliğini sorgulaması kimi çevrelerde öfke patlamasına neden oldu. Kim bu yönde bir sorgulama yapsa hemen “Siz PKK’yi aklamak mı istiyorsunuz?” suçlamasına maruz kalıyor.

 Bu kesimle diyaloglar aşağı yukarı şu minvalde yaşanıyor:

 - “Sınırlarımızdan Allah’ın izniyle kuş uçurtmuyoruz” demiştiniz ama her iki saldırı da sınır ötesinden geldi nasıl iş bu?

 

 -PKK ağzıyla konuşmayı bırakın. Faillerin 24 saat içinde yakalamamıza odaklanın.

 -Anladım efendim. “Sınırlarımızdan kuş uçurtulmuyor” demiştiniz; gelenler kuş olmadığı için haliyle yakalamak da mümkün olamıyor. Peki olayın faili dört aydır Esenler’de bir tekstil atölyesinde işçi olarak çalışıyormuş. Üstelik kaçak olan bu atölyenin sahibi de terör örgütüyle ilişkiliymiş. Kimse denetlemiyor mu bu atölyeleri?

 

 -Bu atölyeler ve göçmen işçiler olmazsa ekonomimiz batar. İhracat odaklı büyümemize set vurursunuz. Siz onu bırakın da PKK’yi kınayın bir zahmet.

  -PKK’nin canı cehenneme. Eli kanlı terör örgütünü binlerce kez kınadık. Ama bu olayda garip bir şeyler var. Bugüne kadar yapılan katliamlar hep intihar eylemi şeklinde gerçekleştirilirken bu kez neden olayın faili bombayı bırakım kaçıyor onu merak ettik.

 

 - Telefon yazışmaları elimizde. Zaten onu bir yerden atmak suretiyle ya da Yunanistan’a kaçırıp orada infaz edeceklerdi.

 -İyi ya efendim. Bombalı paketle otururken telefon edip “kaç” diyeceklerine, zaman ayarlı bombanın yanında bekletip bombayla birlikte infilak ettirme suretiyle ondan kurtulmak varken önce bir eve sonra başka bir eve sonra da Yunanistan’a kaçırıp orada öldürmek gibi bir zahmete giriyorlar.

 

 -Eee bu kadın istihbaratçı. ABD tarafından özel eğitilmiş. O nedenle ele geçip konuşmasını istemiyor olabilirler.

 -Kafam karıştı şimdi. Madem özel eğitimli bir istihbaratçıysa onu oraya bırakıp geldiği araçla Bulgaristan’a kaçtığı söylenen Bilal Hassan, niye azıcık bekleyip bomba patladıktan sonra onu da alıp birlikte kaçmıyorlar? Hem bu nasıl özel eğitimli istihbaratçı ki yüzlerce kameranın olduğu bir caddeye yüzü açık şekilde ve adeta dikkat çekmek istercesine asker postalı, kamuflaj pantolonu giyiyor? Bindiği aracın mobeseler aracılığıyla adım adım takip edileceğini hesaplamayan istihbaratçı mı olur? Bunlardan medet uman ABD’nin vah haline...

 

 -Tabii polisimizin bu kadar kısa sürede binlerce kamera görüntüsünü tarayıp kendisine ulaşamayacağını düşünüyor.

  -Haklısınız bu kadar kısa sürede binlerce kameranın izlenmesi ve faile ulaşılması başarıdır elbette. Ama o kadar süre de bu teröristin kuş olup Yunanistan’a uçmasına yeter de artar bile. Neden Yunanistan sınırına değil de eve gidiyor onu merak ediyoruz?

 

 -Allah aşkına siz PKK’li misiniz nedir? Teröristin salaklığının hesabına ne diye bize soruyoruz.

 

 - Affınıza sığınarak soruyorum. Teröristin önce Kobani, Afrin’den geldiği söylendi, sonra Münbiç’ten. Daha sonra kadının HTŞ’nin hâkim olduğu İdlib’den geldiği açıklandı. Esad rejiminin elinde olan Halep’te de sahte nikâh kıymış. Suriye haritasında dolaşmadığı yer kalmamış neredeyse bunların hangisi doğru?

 -Nereden geldiğinin ehemmiyeti yok. Kim tarafından gönderildiğine bakın siz.

  -PKK’nin uzantısı olan ve bu durum Batı tarafından bilinmesine karşın görmezden gelinen YPG, tam da İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye ile PKK’lileri teslim etmeyi taahhüt eden sözleşme imzalamasının ardından Türkiye’nin elini güçlendirecek bir eyleme hangi amaçla girişti sizce?

 

 -Onu bi zahmet savunduğunuz YPG’ye sorun.

  -Affınıza sığınarak son bir sorumuz olacak. Bu eylemle ilişkili olarak tutuklanan ve firari olan şahısların neredeyse tamamı Suriyeli. Önemli bir kısmı da Arap. İçimizde kim bilir daha ne kadar terör örgütüyle iltisaklı Suriyeli sığınmacı var; biliyor muyuz?

 

-Ensarı hedef gösterdiğinizin farkındasınız sanırım. Varil bombalarından kaçan ensara kucak açmak devletimizin alicenaplığını gösterir.

https://www.cumhuriyet.com.tr/

Miyase İlknur | Tüm Yazıları
Hits: 67