Modern devlet alışkanlıkları

~ 02.11.2022, Şükrü Aslan ~

Modernizmin ve dolayısıyla modern devletlerin din/inanç alanıyla kurdukları ilişki, esas olarak bu alanın tasfiyesini amaçlıyordu. Bu politik tutum, referansını, aklın çağı olarak nitelendirilen aydınlanmadan alıyordu. Akıl, yargıç kürsüsündeydi ve artık bilimlerin onaylamadığı düşünce ve pratiklere yer olmayacaktı. 18 yüzyıl aydınlanması giderek yeni modern iktidarlara yol açmış; eski döneme ait olan hemen her kurum ve ilişki en radikal tasfiyeci muameleye tabi tutulmuştu. Orta Çağ karanlığı vurgusu da, dini alanın ağır tahribatlarını gösterme kaygısıyla bu süreçte üretilmişti.

 

Modern devletler, inanç alanını tasfiye ya da dönüştürmeyi; bu mümkün değilse kontrol altına almayı hedefleyen politik stratejiler geliştirmişlerdir. Bunların bir parçası olarak devletlerin, dini alandan desteğini çekmesi, dini kurumların derin sarsıntı geçirmesine yetmiştir. Ama yine de bazı devletler, dini alanı yeniden tanzim etmeyi ve merkezin kontrol edebileceği bir sahaya çekmeyi tercih etmişlerdir.

***

Türk modernleşmesinin dini alanla kurduğu ilişki dünyadaki bu eğilime uygun olmuştur. Cumhuriyet’in ilanını takiben Diyanet İşleri Reisliğinin kurulması, gerçekte tasfiye edilmesi çok kolay olmayacak dini alanı denetim altına almaya ve zamanla dönüştürmeye yönelik bir adımdı. Bu tutum, bir yandan Sünni İslam alanını muhafaza ederken, öte yandan devlete, bu alanı istediği sınırlar içinde tutma imkânı sağlıyordu. Devlet, bu uygulamalarla bir bakıma dini kurumların yerine geçiyordu; onlar adına karar veriyor, terminolojisini kullanıyor, ritüellerini tekrar ediyordu. Tıpkı resmi Türkiye Komünist Partisi’nin kurulmasına yol açan “memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” söylemindeki gibi. Devlet, kurucuları komünist olmasa da bir komünist parti bile kurmuştu.

***

Muhalif ya da farklı olanı kodlamak, içeri çekmek, kontrol etmek ve/veya dönüştürmek amacı güden bu politikalar, zamanla bir tür modern alışkanlıklara dönüşmüştür. Bunlar o kadar güçlü alışkanlıklardır ki, muhalif olanlar da iktidara geldiğinde, aynı yolu izlemeye başlamış; başka bir deyişle muhafazakârlar da “modernleşmiştir”.

 

Muhafazakârların yönettiği Türkiye’de son günlerde Alevilerin yerine geçerek Cem evleri yapmak ve hatta oralara maaşlı Alevi dedesi atamak gibi modern devlet tutumu, tam olarak bu alışkanlıklara işaret ediyor. Alevilerin kurumsal temsilcileriyle müzakere ederek, kimliksel haklarını yasal güvenceye almak yerine, onlar adına kurumlar oluşturmak, parasal destekler sağlamak gibi özel politik tercihler gündeme gelmiştir. Adeta “memlekete Alevilik lazımsa onu da biz getiririz” politikasının yeni bir örneği olarak.

***

Aslında Alevilerin hükümetin gündemine girme biçimi, bu sınırların dışına çıkabilse, büyük ölçüde ülkenin normalleşmesine ve Türkiye’nin barışına da katkıda bulunacaktır. Ama sistemin genlerine işlemiş bu modernist (şimdilerde muhafazakârlaştırıcı) politik alışkanlıklar, hala canlı olarak orta yerde duruyor.

 

Şurası kesindir ki cem evleri, aynı zamanda kamu hizmeti yapan kurumlardır. Buralardaki kamusal hizmetin büyük bir kısmı diğer örneklerde olduğu gibi mutfak, güvenlik, temizlik hizmetleri ve bakım, onarım, elektrik, su, doğalgaz ihtiyacını gerektirmektedir. Bu hizmetlerde devlet desteği makul karşılanabilir ama Alevi dedesini, devletin bir memuru haline getirmek, yüzyıllardır gönüllü pir talip ilişkisi ve kültürüyle kimliği sürdürmüş olan Alevi sosyalitesinin omurgasını kırmaktır. Bu nedenle sistemin yeni politikası sadece yanlış değil, aynı zamanda tehlikeli bir girişimdir.

 

Eğer amaç gerçekten Alevilere yönelik ayrımcılığa son verilmesi ve Alevi kurumların kamusal desteklerden yararlanabilmesi ise, bunun için en uygun adım Alevi kimliğinin yasal güvenceye kavuşturulmasıdır. Bu da Alevi kurum temsilcileri ile müzakere edilerek yapılabilir, onlar adına karar vererek değil. Yasal tanıma ve güvence Alevi inanç mekânlarına kamusal destek sunmayı da zaten gerekli kılar. Ama altını özenle çizmek gerekir ki yüzyıllardır Alevi kimliğini ayakta tutan Ocak geleneğini bozmadan; Alevi dedelerini devletin maaşlı memuru haline getirmeden...

https://www.birgun.net/haber/modern-devlet-aliskanliklari-408527

Şükrü Aslan | Tüm Yazıları
Hits: 245