“BARO DERNEĞİ”...

~ 12.10.2026, Av. İ. Güneş GÜRSELER ~

ANKARA 2 NUMARALI BAROSU BAŞKANI NE KADAR TEVİL ETMEYE ÇALIŞSA DA İKRARIYLA, KURULUŞ AMAÇLARININ “SİYASETİ YARGISALLAŞTIRMAK” OLDUĞU TESCİLLENDİ.

Genel olarak “ÇOKLU BARO” şeklinde isimlendirilen benim ise “BARO DERNEĞİ”ni uygun bulduğum değişiklik gündeme geldiğinde yapılmak istenenin yanlışlığını ve bu yanlış karşısında barolarımızın yürüttüğü direnme yönteminin de yanlışlığını, altı yıl önce 2020’de ısrarla vurgulamış, hatta bu görüşlerim nedeniyle eleştirilmiştim.

Şimdi başa dönünce hatırlatmakta yarar görüyorum:

***

KAMU KURUMU VE KAMU TÜZEL KİŞİSİ NİTELİĞİNDE “BARODERNEĞİ”… 

Gündeme getirildiğinden beri “baroderneği” olarak niteleyerek karşı çıktığım, ancak genelde “çoklu baro” olarak benimsenen; üye sayısı 5000’in üzerinde olan barolarda 2000 avukatın yeni baro kurabilmesine olanak tanıyan ve baroları Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda temsil eden delege sayılarını da yeniden düzenleyen yasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi oyçokluğu ile Anayasaya aykırı bulmadı.

Anayasa Mahkemesi kuruluşundan bu yana ilki 7.3.1963 tarihli olmak üzere avukatlık hukuku ile ilgili çok sayıda karar verdi. Genelde bu kararlar yargı erki içinde “savunma”nın yeri ve önemini, avukatlığın mesleki özelliklerini değerlendirip güçlendiren kararlar oldu. Ancak bu son karar için aynı görüşte olmak mümkün değil.

Ancak teklifin yasalaşma sürecinde yaşananlar ile Anayasa Mahkemesi’nin üye yapısı ve yargısallaşan siyasetin yarattığı ortamda bu karar sürpriz olmadı.

“Kurulur”, “kurulamaz”, “kurdurtmayız”, “böldürtmeyiz” tartışmaları ile geçirilen sürecin bu şekilde sonuçlanacağı belli idi. Avukat sayısındaki önlenmek istenmeyen artışın İstanbul’dan başlayarak büyükşehirlerimizin barolarında yarattığı sorunları ve tıkanmayı siyasi iktidarın kendi amacı doğrultusundaki değişikliklere bahane yapacağı görülüyordu. Bu yanlış gidişi görüp olması gerekeni ısrarla savunmak gerekirken sadece karşıyız demekle yetinildi. Sonuçta “baroderneği” kuruldu.

Ayrıca bir şey daha oldu; 2000 avukata “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu” kurma imkanı tanındı. Oysa Anayasa, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının ancak kanunla kurulacağı hükmünü içeriyor. Anayasa’nın 135 inci maddesindeki açık hüküm görmezden gelindi. Bu kararla Anayasa’nın görmezden gelinen diğer bir hükmü de 123 üncü maddesinin kamu tüzel kişilikleri “ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur” hükmü oldu.

Kolayca “baroların bölünmesi” olarak nitelenip karşı çıkılan “yeni baro” kurulması düzenlemesi aslında Avukatlık Yasamızda var ve koşulları sağlandığında pek çok yeni baro zorunlu olarak kuruldu. Zorunlu olarak kuruldu çünkü Avukatlık Yasamızın 77 nci maddesi avukat sayısı 30’u geçen illerde baro kurulmasını zorunlu kılıyor. İki koşul yani il olmak ve bu ilde 30 avukat bulunması koşulları gerçekleştiğinde herhangi bir talebe bağlı olmadan il sınırları içinde faaliyette bulunan avukatlar yeni baronun üyesi olmakta, sicil dosyaları ve kayıtları üyesi oldukları bölge barosundan aktarılmakta ve baro, kamu tüzel kişisi ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak kurulmaktadır.

Anayasa Mahkemesi’nin görmezden geldiği diğer bir husus da işte budur bu farkı görmezden gelmiştir; asıl olan yeni baronun bazı avukatların kayıtlı oldukları barolarından ayrılmaları ile değil coğrafi ve sayısal koşulların gerçekleşmesi ile kurulmasıdır. Değişiklikle 77 nci maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde “kurulur” düzenlemesi varken, hemen üçüncü cümle ile “kurulabilir” düzenlemesi yapılmıştır.

Böylelikle amaç açıkça ortaya çıkmaktadır; amaç, avukat sayısının artmasından kaynaklanan sorunların çözülmesi değil, aynı görüşteki 2000 avukatı bir araya getirmek ve “dernek” gibi oluşturdukları yapıya “kamu tüzel kişisi ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu” statüsü vermektir.

Bu zorlama hiçbir sorunu çözmeyecek, yeni sorunlar yaratacaktır.

Nitekim, 2000 avukatın ayrılması ile İstanbul Barosu’nun ve İstanbul avukatlarının hiçbir sorunu çözülmemiştir. Zaten avukat sayısı 5000’in üzerinde olan Ankara ve İzmir’de 2000 avukat da bir araya gelememektedir.

Amaç sorun çözmek olsa idi yürürlükteki sisteme uygun düzenleme yapılır örneğin il yerine yargı çevresi esas alınabilirdi. 26.12.2020

***

BAROLAR SADECE BÖLÜNMÜYOR UFALANIYOR…

Baroderneği ya da çoğunluğun kullandığı gibi “çoklu baro” yasa teklifi nihayet gün ışığına çıktı.

Ankara, İstanbul, İzmir ve de avukat sayısındaki bu artış hızıyla bir süre sonra aralarına Antalya’nın da katılacağı baroları sadece bölmeyi değil un ufak etmeyi amaçlayan ve kendi içinde çelişkileri olan, yasalaşırsa bırakın sadece ufalanmadan kaynaklananlarını uygulamada pek çok soruna neden olacak bir yasa teklifi nihayet TBMM’ne sunuldu.

Anayasanın 126. maddesine ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı bu teklif sorun çözmeyecek sorunlar, farklı uygulamalar ve de kargaşa yaratacaktır.

Savunma mesleğinin onlarca yaşamsal sorunu varken avukat sayısı beşbini geçen illerde baroları dernekleştirmenin bu sorunlara çözüm getirmesi olanaksızdır. Avukat sayısındaki kontrolsüz artışın sebep olduğu yığılmayı sadece baro örgütlenmesi sorunu olarak gören zihniyet bu sorunu gideremeyecek bir arayışla sadece bölüp güçsüzleştirmeyi amaçlamaktadır. Avukatlık Yasamızın yeni baro kurulmasını düzenleyen 77. Maddesinde var olan sistemi koruyup sayı ve yargı çevresi ölçütlerinde değişiklikler yaparak sorunsuz bir geçiş sağlanabilirdi. Amaç “makulü normalde aramak” olmayınca zarar vermekten ve sorun yaratmaktan çekinilmiyor.

Bölme amaçlı teklif, yürürlükteki Avukatlık Yasası ile uygulamada önemli sorunlar yaratacak çelişkiler içermektedir. Türk Tipi Başkanlık Sistemi ürünü yasa yapma tekniği ile bu teklifi hazırlayıp milletvekillerine kimler imzalattırdı herhalde tarih yazacaktır.

Temsil eşitliği getireceğim derken temsil eşitsizliğinin en ağırını düzenleyerek her baroya Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda üç delege ve baro başkanı ile temsil olanağı tanınmaktadır. Böylelikle otuzbeş üyeli baronun da otuzbeşbin üyeli baronun da temsili eşit olmaktadır. Her beşbin üye için bir delege eklenmesi önemli bir farklılık yaratmayacaktır.

Yıllarca yanlış olacağını yazıp söylediğimiz baro ve birlik seçimlerinde “nispi temsil” uygulamasına geçilmesi düzenlenmemiş. İnşallah son aşamada getirilmez.

Teklifte görebildiğim çelişkiler:

YÜRÜRLÜKTEKİ YASAMIZDA “BARO BÖLGESİ” KAVRAMI VAR. BU KAVRAM DA İDARİ YAPIDA İLİ İFADE EDİYOR.

Baroderneklerinin “baro bölgesi” neresi olacaktır? Yürürlükteki yasamızın baro bölgesini onbeş kez belirtilen maddelerinde değişiklik olmadığına göre onların da bölgesi il sınırları mıdır? Yani il sınırları içinde herhangi bir yerde ikamet eden ve herhangi bir yerde bürosu olan avukat herhangi bir yerdeki baroderneğine yazılabilecek midir?

BARO BÖLGESİNDE İKAMET KOŞULU İLE ÇELİŞENDÜZENLEME YAPILMIŞ.

Yürürlükteki yasamızın levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikamet koşulunu düzenleyen 3/e maddesinde değişiklik yapılmamış fakat diğer maddelerde (örneğin 66. madde) herhangi bir baroderneğine kayıt olunabileceği düzenlenmiş.

AVUKATLIK BÜROSU VE AVUKATLIK ORTAKLIĞI ORTAKLARI FARKLI BARODERNEKLERİNE KAYITLI OLABİLECEK.

Yürürlükteki yasamızın avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığını düzenleyen 44/ A ve B maddelerinde yapılan değişiklik ile aynı ildeki farklı barolara kayıtlı avukatların bu büro ve ortaklıklara ortak olabileceği hükmü getirilmiş. Yani ortağın bürosu ile barosu farklı olacak. Oysa, yazılı olduğu baro bölgesi dışında sürekli avukatlık yapamama yasağını düzenleyen 67. madde korunuyor. 66. madde değişikliği ile de avukatın herhangi bir baroderneği levhasına yazılabileceği düzenleniyor.

AVUKATIN LEVHASINDA YAZILI BULUNDUĞU BARO BÖLGESİ DIŞINDA SÜREKLİ AVUKATLIK EDEMEYECEĞİNİ DÜZENLEYEN 67. MADDE KORUNDUĞUNA GÖRE AVUKATIN BÜROSUNUN BULUNDUĞU YER BARODERNEĞİNE YAZILMASI GEREKİR.

Bu durum yasamızın 3/e maddesinin levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikamet koşulu içeren hükmü ile çelişiyor.

YÜRÜRLÜKTEKİ YASAMIZDA SADECE “RESMİ KILIK” DÜZENLENMİŞKEN “TÜRBAN” ENDİŞESİ İLE BUNA ŞİMDİ “KIYAFET” DE EKLENİYOR.

49. maddede yapılmak istenen değişiklikle; önce maddenin kenar başlığı “Avukatların resmi kılığı” iken, “Avukatların resmi kılık ve kıyafeti” olarak değiştiriliyor yani “kıyafet” kelimesi de ekleniyor. “Avukatlar, mahkemelere Türkiye Barolar Birliğinin belirteceği resmi kılıkla çıkmak zorundadırlar.” şeklindeki yürürlükteki madde metni de; “Avukatlar, mahkemelere Türkiye Barolar Birliği tarafından şekli belirlenen cübbeyle çıkmak zorundadır. Avukatlara kılık ve kıyafetle ilgili başkaca bir zorunluluk getirilemez.” olarak değiştiriliyor. Böylelikle “cübbe” yasaya giriyor, hem de hem “kılık” hem “kıyafet” oluyor.

YÜRÜRLÜKTEKİ YASAMIZIN BARO KURULMASINI DÜZENLEYEN 77. MADDENİN BİRİNCİ CÜMLESİ BARONUN İL MERKEZİNDE KURULACAĞI HÜKMÜNÜ İÇERİYOR. BU CÜMLE DEĞİŞTİRİLMEDEN AVUKAT SAYISI BEŞBİNDEN FAZLA OLAN İLLERDE BARODERNEĞİ KURMA OLANAĞI GETİRİLDİĞİNE GÖRE YENİ KURULACAKLARIN DA İL MERKEZİNDE KURULMASI GEREKECEKTİR.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ GÖREV SÜRESİ İKİ YILA MI İNİYOR?

Teklife bakarsanız öyle: 115. Madde TBB genel kurulunun baro seçimlerinin yapıldığı yılın Aralık ayında toplanacağı hükmünü getiriyor. 82. Madde ise baro genel kurullarının iki yılda bir Ekim ayında yapılacağını düzenliyor. Görev süresini dört yıl olarak belirleyen maddeyi koruyup seçimi baroların iki yılda bir yapılan seçimine ilişkin madde ile tarif etmek nasıl bir yasa yazım yöntemidir.

96. MADDEDE ÖNERİLEN DEĞİŞİKLİKLE BARO BAŞKANININ SEÇİM DÖNEMİ BİTMEDEN AYRILMASI DURUMUNDA YÖNETİM KURULUNUN KENDİ İÇİNDEN SÜREYİ TAMAMLAMAK ÜZERE YENİ BAŞKANI SEÇMESİ DÜZENLENİYOR. BU BARO BAŞKANININ TEK DERECELİ OLARAK GENEL KURULDAN SEÇİLMESİNE AYKIRIDIR.

Ayrıca yürürlükteki yasamızın 122. Maddesinin değiştirilmesi önerilmediğine göre bu hüküm Türkiye Barolar Birliği Başkanı için de uygulanacaktır.

ADLİ YARDIM BÜROLARININ OLUŞUMUNU DÜZENLEYEN 177. MADDEYE EKLENMESİ ÖNERİLEN İKİNCİ FIKRA ÖNCELİKLE BİRİNCİ FIKRA İLE ÇELİŞİYOR.

Birinci fıkra adli yardım bürolarının “baro merkezlerinde” oluşturulmasını öngörüyor. Birden fazla baroderneğinin bulunduğu illerde “baro merkezi” neresidir? Ayrıca, baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde bir avukatın adlî yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilmesini hangi baroderneği yapacaktır?

AYNI ÇELİŞKİ TEMSİLCİ ATANMASI GEREKEN TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ, HAL HAKEM HEYETLERİ, ZARAR TESPİT KOMİSYONLARI, KORUMA KURULLARI İÇİN DE GEÇERLİDİR. 30.6.2020

 

Av. İ. Güneş GÜRSELER | Tüm Yazıları
Hits: 28