Reisin falaka çekmesini devlet yönetimi sananlar

~ 23.09.2026, Zülal KALKANDELEN ~

AKP’li Şamil Tayyar, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir çağrıda bulunmuş. Sosyal medya paylaşımında diyor ki...

“Son dönemde siyasette, bürokraside, hayatın birçok alanında tuhaf bir dağınıklık var. Sanki herkes ayrı telden çalıyor, senkronize değiller. Birbiriyle çatışıyorlar. Kendi otonom yapılarını kurmuşlar. Gelecek hesabı içindeler. Fırsatı ganimete çevirmek istiyorlar. Özel hesaplarını görüyorlar. Vesaire.

Mecazi manada söylüyorum. Cumhurbaşkanımız, en yakınından başlayarak gölgesini kendi azameti sanan herkesi sıra dayağına çekse. Falakaya yatırsa. Veya fırlatıp atsa. Ne iyi olur.”

Bunu mecazi anlamda kullandığını yazmış ama yine de bir düşünce yapısını, devlet işleyişi üzerine sahip olduğu görüşü ortaya koyması açısından ilginç bir öneri...

TÜM YETKİ ONDA AMA SORUMLULUĞU YOK... 

Anlıyoruz ki “Şahsım Devleti”nde yolsuzluklar tavan yaptığında, işler çığırından çıktığında, usulsüzlükler her yere bulaştığında, bunları düzeltmek için başvurulacak tek makam var o da “reis” diye hitap edilen kişi.

Hukuk yok, kurumlar yok, denetim yok, sorumluluk yok, hesap verebilirlik yok ama adalet dağıtan reis var!

Bir falaka çekiyor, herkes etrafında mum gibi diziliyor.

Bir dayak atıyor, yolsuzluk yapan tövbe ediyor.

Bir silkeliyor, kişisel çıkarı peşinde koşanlar aniden toplumsal çıkarları öne alıyor.

Bir tokat atıyor, disiplini sağlıyor.

İnsanın aklına eski dönemlerde cetvelle öğrencilerin parmak uçlarına vuran gaddar sınıf öğretmenleri geliyor!

İşin en tuhaf yanı, bu totaliter düzenin ortaya çıkmasında reisin hiçbir sorumluluğunun olmadığı düşünülüyor... Oysa yasalar, onun imzası olmadan yürürlüğe girmiyor; denetimle yükümlü kurumların yöneticileri onun imzası olmadan göreve başlayamıyor.

Bu öyle bir sistem ki dokunulmazlık zırhı olanlar, her konuda tek yetkili olsalar da onlar her zaman korunup kollanıyor. Üstelik kendi kurdukları düzende kendilerinin seçtikleri kişilerin ihmalleri ve sorumsuz davranışları yüzünden meydana gelen adaletsizliğin giderilmesi için, sorumluların yasalar önünde hesap vermesine değil, yine reisin gücüne başvurmayı çözüm olarak görüyorlar.

VERİLECEK HESAP BÜYÜKTÜR!

Asıl mesele, siyasette, bürokraside, hayatın birçok alanında Tayyar’ın işaret ettiği fırsatı ganimete çeviren kişilerin nasıl yıllarca o makamlara çöreklenebildiğini...

Söz konusu otonom yapıların kurulmasına kimlerin destek olduğunu ya da göz yumduğunu ortaya çıkarmaktır!

Birkaç kişinin fırlatılıp atılmasıyla temizlenemeyecek, devlet yapısına baştan aşağıya egemen olan bir çürüme söz konusudur. TBMM’yi yalnızca iktidarın planlarını onaylama kurumuna dönüştürüp işlevsizleştiren, tüm devlet yapısının işleyişini tek kişinin, reisin ağzından çıkacak talimatlara bağlayan, denetimi yok eden ucube bir sistemden çıka çıka yolsuzluk ve adaletsizlik çıkar.

Kamu yararını değil kişisel rantı teşvik eden bu sömürücü sistem yanlıştır, sisteme yerleştirilen kişiler de yanlıştır.

Sorumlular bellidir!

Hukuk devleti yeniden kurulduğunda, emekçilerin hakkına çökenlerin, çatlayana patlayana kadar yiyip duran efendilerin vereceği hesap büyüktür!


https://www.cumhuriyet.com.tr

Zülal KALKANDELEN | Tüm Yazıları
Hits: 30