Erdoğan'ın Körfez ziyareti | Prof. Dr. Kozanoğlu: AKP?ye manevra alanı, halka daha büyük yoksulluk

~ 21.07.2023, Yeni Yaklaşımlar ~

"Özel sektörde çalışanlar, yükselen enflasyon karşısında haklarını almanın mücadelesini verecekler ve özel sektörün önümüzdeki dönemde toplumsal mücadelenin ana üssü olacağını tahmin ediyorum."

Şerif KARATAŞ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek enflasyon rakamlarıyla karşı karşıya kaldığı, Türk lirasının değerinin tarihin en düşük seviyelerine gerilediği ve bütçe açığının giderek arttığı bir dönemde Körfez ülkelerine ziyaretlerini yaptı. Ekonomik krizin giderek derinleştiği bir dönemde yapılan ziyarete ilişkin Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, yapılan anlaşmaları da işaret ederek, “AKP’ye bir manevra alanı kazandırabilir. Ama yurttaşa bir faydası yoktur. Çünkü bu politikanın enflasyonu düşürmek gibi bir hedefi olmadığı gibi son açıklanan vergi paketi de bu sürecinin yükünü büyük ölçüde emekçi kitlelere yükleyen, dolaylı vergiler yoluyla gelir ve servet adaletsizliğini daha da ağırlaştıran bir boyuttadır” ifadelerini kullandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-19 Temmuz tarihlerinde Körfez ülkeleri Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan ziyaretleri yaptı. Gözlerin çevirili olduğu ziyaretleri, İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, gazetemize değerlendirdi.

Türkiye ile Körfez monarşileri arasındaki yakınlaşmanın Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesi sonrasında geliştirilen bir Amerikan projesi olduğuna vurgu yapan Kozanoğlu, “Çünkü Biden, öncelikle Çin ile uğraşırken Rusya ve İran eksenindeki ülkelere karşı mücadele verirken, “dost ülkelerin” Ortadoğu bölgesinde birbirleriyle cebelleşmelerini istemiyordu” dedi. Kozanoğlu, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’la Türkiye’nin aralarındaki sorunlarını hal etmesinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2016-2017 yılında Merkez Bankasının kısa süreli dış borçlarının 1 milyar doların altında olduğunu hatırlan Kozanoğlu, “Şu an 46 milyar dolar. Ve bu paralar büyük ölçüde “dost ülkelerden” swap yoluyla veya döviz deposu yoluyla elde edilmiş durumda. Yani eğer bu ülkelerden Erdoğan’a uzatılan yardım eli olmasaydı zaten Türkiye seçimlerden önce de bir ödemeler dengesi krizine sürüklenirdi. Şimdi açıklanan, 50.5 milyar doları Birleşik Arap Emirlikleri’yle olan ve 100 milyar dolara yaklaşacağı söylenen anlaşma bu çerçevede değerlendirilmeli” ifadelerini kullandı.

ENFLASYONU DÜŞÜRMEK GİBİ BİR HEDEF YOK

14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri sürecinde AKP’nin seçim harcamalarını finanse etmek ve döviz kurunu özellikle doları 20 TL’nin altında tutabilmek için bütün rezervlerini tükettiğine de vurgu yapan Kozanoğlu, “Ve ülke tam bir ödemeler krizi dengesinin eşiğine gelmişti. Şimdi bu önlenmeye çalışılıyor. Bu anlamda rezervleri özellikle 8.5 milyar dolarlık sukuk satışı takviye etme anlamında AKP’ye bir manevra alanı kazandırabilir. Ama bunun yurttaşa bir faydası yoktur. Çünkü bu politikanın enflasyonu düşürmek gibi bir hedefi olmadığı gibi son açıklanan vergi paketi de bu sürecin yükünü büyük ölçüde emekçi kitlelere yükleyen, dolaylı vergiler yoluyla gelir ve servet adaletsizliğini daha da ağırlaştıran bir boyuttadır” değerlendirmesinde bulundu. Kozanoğlu devamla şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde sıcak para çekilerek, yani rezervlere biraz daha takviye edilip faizler yükseltilip ortamı da Londra’dan New York’tan gelecek kısa süreli para akışlarını da açarak, bu ödemeler dengesi krizi savuşturulmak isteniyor. Bu arada enflasyon sıçrayıp gidecek. Faizlerin yükselmesiyle yurttaşların, hem satın alma güçlerinin düşmesi hem de kredi faizlerinin yükselmesi nedeniyle ciddi bir hayat pahalılığı ve yaşam standartlarının gerilemesi ve bunun sonucunda yoksullaşma sorunuyla karışılacaklar.”

İŞÇİLER HAKLARI İÇİN MÜCADELE VERECEK

Ekonominin durgunlaşacağı uyarısında bulunan Kozanoğlu, “İşsizlik artacak. Kısacası bu politikaların emeğiyle geçinenlere bir getirisi yoktur. Eğer haklarını almak istiyorlarsa seçimlerden önce “Bu işi biz sandıkta çözeceğiz” diyen düzen muhalefetinin, toplumsal muhalefeti etkisizleştirmesi sonucunda ciddi hak kayıpları yaşandı. Bundan sonra toplumsal mücadelenin yükseldiği, sendikaların, meslek kuruluşlarının çevreci, kadın örgütlerinin, emek örgütlerinin hak taleplerinin mücadelesinin kendilerinin verdiği bir sürecin yaşanacağını tahmin ediyorum. Özellikle özel sektörde, beyaz yakalı çalışanlar, özel sektörde toplu iş sözleşmesi yapacak işçiler yükselen enflasyon karşısında haklarını almanın mücadelesini verecekler ve ben özel sektörün önümüzdeki dönemde toplumsal mücadelenin ana üssü olacağını tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

BAE İLE 50.7 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMA

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında 50 milyar 700 milyon dolar değerinde stratejik anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretinde iki ülke arasında 13 belge imzalandı ve kabul edildi. Açıklamada, “Ortak Mutabakat’la Birleşik Arap Emirlikleri’yle ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine çıkartılmıştır” denildi. Ayrıca “Enerji, ulaştırma, altyapı, lojistik, e-ticaret, finans, sağlık, gıda, turizm, emlak, inşaat, savunma sanayii, yapay zeka ve ileri teknolojiler gibi alanlarda mevcut iş birliğinin derinleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu alanlarda imzalanan anlaşmaların toplam tutarı 50.7 milyar dolardır” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yapılan anlaşmalar, “BAE’nin programımıza duyduğu güveni yansıtmaktadır. BAE’nin Türkiye’ye yönelik devam eden güçlü desteği için minnettarız” dedi.

DARBENİN FİNANSÖRÜYLE ANLAŞMA

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve o dönem İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu başta olmak üzere, AKP çevreleri, BAE’yi, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin finansörü olarak gösteren açıklamalar yapmıştı. Erdoğan “Darbe girişimi olduğu zaman Körfez’de kimlerin buna sevindiğini, nasıl paralar harcandığını çok iyi biliyoruz” derken Soylu daha da ileri gidip isim vererek “BAE, ABD ile birlikte 15 Temmuz darbesinin failidir. Bugün Cumhurbaşkanımızı antisemitizm ile suçlayanlar, 15 Temmuz’u yapanları ABD’de saklıyorlar, ortakları da Birleşik Arap Emirlikleri’nde. Bu söylemler için bir sipariş verilmiş, anlaşılmıyor mu? Yalan ve iftira ile Türkiye iktidarını yıpratmak istiyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

https://www.evrensel.net

Hits: 288