Fırtına Vadisi`nde doğa kazandı

~ 30.01.2026, Yeni Yaklaşımlar ~

Rize Fırtına Vadisi’nin doğal SİT statüsünün düşürülmesine yönelik idari işlem yargıdan döndü. Rize İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı istinaf tarafından da onandı. Kararla birlikte vadide yapılaşmanın önü kesildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan ve birinci derece doğal SİT alanı olarak tescilli Fırtına Vadisi’nin koruma statüsünü düşürmeye yönelik girişimine yargı “dur” dedi. Samsun Bölge İdare Mahkemesi, yerel mahkemenin iptal kararını onaylayarak süreci kesin olarak sonlandırdı. Fırtına Vadisi Yok Olmasın Platformu, kararın hem hukuki hem de ekolojik açıdan son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, “Havza bütünlüğü korunmak zorunda” açıklaması yaptı.

MÜCADELE SONUÇ VERDİ

Bakanlık, 2024 yılı başında Fırtına Vadisi’ndeki SİT alanlarının derecesinin düşürülmesine yönelik bir karar aldı. Bu karara karşı yurttaşlar ve yaşam savunucuları uzun süre eylem yaptı, mücadele yürüttü. Vadinin bir bölümünü “1. etap” olarak tanımlayan ve 1. derece doğal SİT statüsünü 2. ve 3. dereceye düşüren düzenleme, açılan dava sonucunda Rize İdare Mahkemesi’nce iptal edildi. Bakanlığın karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Geçen hafta verilen kararla birlikte yerel mahkemenin iptal hükmü onandı ve söz konusu girişim kesin olarak durduruldu.

Kararı BirGün’e değerlendiren Fırtına Vadisi Yok Olmasın Platformu, bakanlığın aldığı kararla Fırtına Vadisi’ni etaplara ayırarak havza bütünlüğünü bozacak biçimde parçalanmak istendiğini ve söz konusu kararla bunun durdurulduğuna dikkat çekti. Dava konusu alanın 1. derece koruma statüsünün 2. ve 3. dereceye düşürülmek istendiği anımsatılan açıklamada düşürüldüğü anımsatılarak “Bu bölge, doğal yaşlı ormanları, vadinin ana deresi, klasik Hemşin köyleri ve yaylalarının bulunduğu; kitle turizminin yıkıcı etkilerinden nispeten en az zarar görmüş coğrafyadır. Bakanlığın iptalini istediğimiz bu kararıyla, mevzuatın yeni sınıflandırması kapsamında ‘kesin korunacak hassas alan’ olan bölgeler, ‘nitelikli doğal koruma alanı’ ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’na dönüştürülmek istendi. Böylece köylerin eski çayırları, dere kenarları ve orman alanları günübirlik turizme, yerleşime ve yapılaşmaya açıldı. Dahası maden ocakları dahil birçok yıkıcı faaliyete olanak tanıyacak bir statü yaratıldı. Fırtına Havzası’nın ekolojik bütünlüğü yok sayıldı" denildi.

İTİRAZ YOLU KAPANDI

Platform, mahkemenin yedi üniversite öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetiyle vadide keşif  yaparak rapor hazırladığı ve bu raporda bakanlığın kararına dayanak gösterilen “ekolojik temelli raporun” bilimsel ve sahaya dayalı olmadığına dikkat çekerek özetle şu açıklamayı yaptı:

"Keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu, bakanlığa ders verir mahiyette tespit ve değerlendirmeler içeriyordu. Bakanlığın aldığı bu karara gerekçe ‘ekolojik temelli raporun’ tamamen kitabı bilgilere dayandırdığı, vadide gerekli flora/fauna araştırması yapılmadığı, biyolojik zenginliğin dikkate alınmadığı, havzanın parçalanarak ele alınmasının yanlışlığı, hidrolojik değerlendirmenin yapılmadığı gibi bir çok nedenden dolayı; kararın hiçbir kamusal yararı olmadığını ortaya koymuştur. Mahkemede bilirkişi raporundaki gerekçeleri yeterli görüp SİT koruma statüsü değişikliği kararının iptaline hükmetmiştir. 200 kişiyle açtığımız davada verilen bu karar nihai ve kesindir. Bakanlığın başvurabileceği başka bir itiraz yolu kalmamıştır. Karar iptal edilmemiş olsaydı, vadi kısa sürede tüm doğal özelliklerini kaybedebilirdi. Zira hedef, tüm vadinin Ayder Yaylası’nda yaşanan yoğun kitle turizmi modeline dönüştürülmesiydi. Mahkemelerin iptal hükmü bu manada, idarelerin bu plansiz keyfi davranışlarına set çekmeye yönelik olumlu bir karardır."

Hits: 333