Burası Taliban devleti değil!

~ 14.07.2023, Zülal KALKANDELEN ~

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, laikliğin temeline dinamit koyacak bir öneriyi dile getirdi.  

Neymiş? Kız çocuklarını erkeklerle aynı okula göndermek istemeyen aileler varmış, veliyi ikna etmek için gerekirse kız okulları da açabilmelilermiş, veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeliymiş... Sanırsınız konuşan, Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, bir din devletinin milli eğitim bakanı!

Belli ki görev yaptığı ülkede, anayasaya göre devletin, “laik bir devlet” olduğuna dair maddesini o da diğer AKP’liler gibi kulak arkası ediyor. Buna cesaret ediyor ve A Haber’de katıldığı programda açıkça harem selamlık eğitimi savunuyor!

Ama bunu AKP hükümetinde ilk dile getiren kendisi değil. 2018’de Cumhurbaşkanlığı sözcüsü olduğu dönemde İbrahim Kalın da Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldığında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Demokratik toplumlarda da aslolan vatandaşın bu tür taleplerini karşılayacak tercihlerin, seçeneklerin çoğaltılmasıdır. Yani hiç kimse hiçbir veliye ‘Çocuğunu karma ya da olmayana göndermek zorundasın’ diye bir şey empoze etmiyor ama alternatifleri sunuyoruz. Devletin yapması gereken de budur.”

Belli ki bu gericiliği de “özgürlük” adı altında yutturma çabası içindeler. Nitekim Bakan Tekin de aynı programda, “Tam tersine özgürlükçüyüm, karma eğitim isteyen veliler için de kuşkusuz o olacak. Zaten bizim Milli Eğitim’in temel kanununda öyle diyor, karma eğitim esastır ama benim asli görevim, okullaşma oranını artırmaktır” diyerek karma eğitimi hedefleyen çıkışına kılıf aramıştır.

EĞİTİMDEKİ DİNCİLEŞME HIZLANDIRILIYOR

Okullaşma oranının artırılması elbette gerekli. Ancak bunun yolu, karma eğitime darbe vurmak değildir.

Bunun yolu, kız çocuklarını izole etmek...

Kız ve erkek çocukları arasına duvarlar koyarak, toplumda cinsiyetler arasında sağlıksız bir gelişmeyi körüklemek...

Eğitimdeki dincileşmeyi hızlandırmak değildir!

Bunun yolu, çocuk yaşta evlilikleri ve çocuk işçiliğini engellemektir.

Tüm çocukların bilimden yana ücretsiz eğitim olanağına kavuşmasını sağlamaktır. 

Bunun yolu, gerici tarikatları dağıtmaktır!

Bakan Tekin, bazı vatandaşlar istiyor diye, kız çocuklarına ayrı okul açmayı düşünmek yerine, kayıt kaçağını ve nedenlerini tespit ettirip çocuğunu okula göndermeyenlere yasada belirtilen cezaların uygulanmasını sağlamalıdır.

Bakanın düşüncesine göre, örneğin bazı kadınlar erkeklerle aynı ortamda seyahat etmek istemezse onlar için de ayrı otobüsler ve trenler mi yapılmalıdır?!

KARMA EĞİTİMİ YOK ETME ÇABASI!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli görevlerinin çerçevesini belirleyen yasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’dur. Bu kanunun 2/1. maddesinde belirtildiği gibi, MEB’in görevi, “Türk milletinin bütün fertlerini (...) demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek”tir! 

Kanunun 15. maddesi şöyle: “Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.”

Belli ki buradaki ikinci cümleyi karma eğitime darbe vuracak şekilde uygulama çabasındalar. Böyle bir girişim, laik eğitime kesin olarak aykırıdır. MEB’in verilerine göre, şu anda Türkiye’de 139 adet kız meslek lisesi mevcuttur. Bunlar 15. maddede kastedilen kapsamdadır. 

Acaba Bakan Tekin’in söz ettiği açılması düşünülen kız okulları ilkokul düzeyinde midir? 

Karma eğitim verdiği söylenen imam hatip okullarında bile kız ve erkek öğrencilerin sınıflarının ayrıldığını, hatta son yıllarda kız ve erkekler için ayrı imam hatip okulları açıldığını düşünürsek, ilkokullarda da karma eğitim sona erdirilirse böylelikle isteyenlerin tüm öğrenim hayatları boyunca karma eğitimi devreden çıkarması mı sağlanacak?

https://www.cumhuriyet.com.tr

Zülal KALKANDELEN | Tüm Yazıları
Hits: 2440