Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasa bahane, başkanlık şahane...
12 Kasım 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“Meclis sistemi çalışmıyor; çünkü askerlerin ürünü...”. C. Amanpour’un başkanlık rejimi üzerine sorusuna yanıt verirken böyle bir cümle telaffuz etti sn. Davutoğlu. Şöyle düşünülebilir: Bu görüş, tartışmaya bile değmez; o denli hamasi ve sıradan ki!

Ne var ki, bunu söyleyen kişinin başkanı olduğu parti, askerlerin ürünü olarak nitelediği Meclis’te 13 yıldır sahip olduğu çoğunlukla yönetimde. Öyle ki, sayısal üstünlüğü dilediği yasayı kabul ettirmek için yeterli olduğu halde, üyeleri yumruk ve tekme kullanma “mahareti”ni de sıkça sergiledi.

Öte yandan, yüzde 10 barajı en çok sahiplenen parti olarak, “biz getirmedik” gerekçesiyle, toplumu ebleh yerine koyan da yine kendileri idi.

TBMM: 1982 ve sonrası
TBMM’nin konumu, “daha az demokrasi” anlayışını yansıtır 1982 Anayasası’nda. Bu kusur, 1987 ve 1995 değişikliklerinde kısmen de olsa giderildi: seçmen yaşı, 21’den 18’e indirildi; TBMM üye sayısı, 400’den 550’ye çıkarıldı.
Buna 2007 değişikliği de eklenebilir: seçim süresi, 5 yıldan 4 yıla indirildi.

1982 ruhu ve AK Parti
2007’nin öteki yüzü de var: CB’yi seçme yetkisi TBMM’den alındı. Böylece, TBMM’nin konumunu zayıflatırken, kutuplaştırıcı ve çatışmacı bir toplumsal ortam yaratma riskini beraberinde getiren bir düzenleme yaptı. Şimdi, 2007 değişikliğinin getirdiklerinden yakınan da, değişiklik mimarları.
Öte yandan, 1982 Anayasası’nın “yasama istikrarı” öngören maddelerini işletmeyen de kendisi. Md. 116, TBMM’yi fesih tehdidiyle “Hükümetin kurulması”nı amaçladığı halde; tam tersine Hükümet kurdurulmayarak seçimler yenilendi.

Kuşkusuz, AK Parti’nin savaş açtığı madde sayısı hayli kabarık: örneğin, yargı bağımsızlığı öngören md.138’i çökerten de, bunu itiraf eden de Parti “kurmayları” …

Buna karşılık, AK Parti’nin “ölümüne sarıldığı” madde sayısı da az değil: örneğin, “Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır”(md.24/4). Avrupa Mahkemesi (İHAM), iki kez ihlal kararı verdiği halde, bunların gereklerini yerine getirmek bir yana, tam tersine, ders programlarını yeni din dersleriyle bezedi. Yine, nüfus cüzdanından din hanesinin çıkarılması gerektiğini öngören İHAM kararı üzerinden yaklaşık 6 yıl geçti. Kısacası, Hükümet, din özgürlüğü ve laiklikle ilgili hiçbir İHAM kararını uygulamadı.

Koalisyon yapmamak amacıyla yapılan görüşmelerin ardından, CHP, imam-hatip konusunun gündeme gelmediğini vurguladı. Buna karşılık, sn. Davutoğlu, “eğitim reformuna dokundurtmayız” dedi. Bunun anlamı şu: belli bir mezhep temelinde dinsel eğitimi (daha doğrusu koşullandırmayı) yaygınlaştıran sistemi ne pahasına olursa olsun muhafaza etme iradesi.

“2023 vizyonu” ve derin çatışma
Kişiye endeksli başkanlık rejimi dayatması, bir toplum mühendisliği projesi. Buna, “pozitivizm rövanşı” da denebilir. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözü ve uygulamasına karşı, “hayatta en hakiki mürşit, İslâm dininin Sünni versiyonu olup; bunun da, imam-hatip anlayışıyla şekillendirilmesidir.” zihniyetini hâkim kılmak.

Bunun “2023 vizyonu” bağlamında ifadesi, din özgürlüğü ve laikliği adım adım ortadan kaldırmak. Kuşkusuz, yine Anayasa’da şeklen kalacak; ama uygulama, yeşil tonu hakim olan örtülü bir “toptancı rejim” şekline dönüşecektir.

En deneyimli parti
Böyle bir misyon baskın gelmeseydi, AK Parti, “taklit yolu” ile “kişi için rejim arayışı” yerine, parlamenter rejimi, hesap soran demokrasi ve hesap veren yönetim hedefinde işler kılmak için yola çıkardı. Üstelik, bu konuda hayli deneyimli; 1982 Anayasasını en uzun süreyle tek başına uygulayan Parti konumunda. Ne var ki, AK Parti kurmayları, bir yandan, Türkiye’yi çok iyi yönettiği iddiasını dillerine pelesenk ederken; öte yandan, olduğu kadarıyla parlamenter rejimi yıpratmak için her türlü söylem ve eylemi meşru gördü. “Koalisyon kaostur” sloganı ile ülkeyi gerçekten “kaos ortamı”na sürüklemekte sakınca görmeyen, kendileri değil mi?

Direnme hakkı
Sonuç olarak, “külliye güdümü” altındaki çoğunluk Partisi, kişiye özgü başkanlık rejimi için “anayasal takiyye” içinde. Köklü bir siyasal rejim değişikliği için hiçbir ciddi ve inandırıcı gerekçe ortaya koyamayan zevat, yeni anayasa adı altında, toplumu saraylı zihniyeti yönünde 2023’e kadar dönüştürmek için, hayli bayatlamış olan gündem maddesi ile - kendi seçmenleri dahil- kamuoyunu yeniden meşgul etmeye başladı.

Bu ve benzeri dayatmalara karşı koymak için yoğun bir fikri tartışma ortamına ihtiyacımız var; direnme hakkını da kapsayacak şekilde.

 

 

[Bu yazı 705 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™