Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yüksekova'da olağan bir gün
26 Ekim 2015, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Devlet Yüksekova’da 17 Ekim’de pamuk helvası satan çocuğu öldürdü. Çocuk, düğünlerde pamuk helvası satıyordu. Tanesi bir liraydı. On tane satınca, bir tanesinin parası kendine kalıyordu. Yani bir lira kazanıyordu. Aile çok yoksuldu. Yaşı on altıydı.

Yoldan geçen panzere taş attıkları iddiasıyla vuruldu yaşı ve adları aynı olan iki çocuk. Bir iş hanının dördüncü katındaydılar. Panzerin namlusu hareket eden canlıya kilitlendi, vurdu. Vur emrinin olup olmamasına kim bakar ki!

Çocuğun cenazesinde bir anne bana yaşlı gözlerle sordu; “Devlet eline bir kitap mı verdi ki bu çocuğun? Oğlum gece boyunca ağladı, onun arkadaşıydı. Niye öldürdü?” Bu soruya verilebilecek bir yanıtı bu anneye duyurmam olanaksızdı. Çünkü binlerce insanın sessizce ve mutlak bir saygı duygusuyla katıldığı cenazede, büyük bir sessizlik vardı. Ve bu büyük sessizliği aşacak bir ses ve yanıt bulmam ve bulduğum yanıtı duyurmam zordu…

Bir başka acılı insan “Gidince söyleyin onlara, artık bize ‘benim Kürdüm’ demesinler” dedi. Bir başkası “Deccal’ı gördük” dedi. Hepsi de sessizliklerini bozmadan. Ve en sesli cümleleri; “Bütün ölümler bizim acımız, bu çocukların da askerin de, polisin de acısı bizim.” Devletin, öldürerek gücünü gösterdiği pamuk helvası satan çocuğun cenazesinde kimse Türklere veya başka bir halka sövmedi, linç etmek için sokaklarda Türk avına çıkmadı. Bizi bağırlarına bastılar. Vahap ve Tayyüp Canan kardeşler gibi güzel insanlar başta olmak üzere, karşılaştığımız, konuştuğumuz herkes. Yalansız, riyasız…

Yüksekova’da olağan bir gündü. Biz o gün yola çıkmadan önce bilgi almıştık; ortam sakindi, olay yoktu. Bu iyi ortam haberi ile yola çıktık Van’dan. Akşam karanlığında ilçeye girerken, minibüsün tekerlekleri asfalttaki onlarca gaz kapsülünü eziyordu. İki zırhlı araçtan ara sokaklara gaz bombası atılıyordu. Öndeki yolcu gayet olağan bir biçimde arkaya dönüp, “Size hoş geldin bombaları bunlar, olaylar var” dedi. İki haber arasında iki çocuk ölmüştü.
Yüksekova olağan bir gününü yaşıyordu. Ortalığın karanlığı ve sessizliği, akşamın inmesinden değildi. Gün, iki çocuğun kanıyla kararmıştı
Yüksekova’nın ve memleketin olağanlığına uygun düşmeyen bir etkinlik için gitmiştik oraya. Edebiyatçılar Derneği Başkanı Gökhan Cengizhan, Genel Sekreter Kevser Atay, Van’da yaşayan şair-yazar Müştehir Karakaya, Antakya’dan Eğitimci-şair Servet Üstün Akbaba, bir de ben. Kevser Atay’ın tasarı ve girişimiyle, ülkenin en doğusundan başlayarak barış etkinliği yapacaktık. Yüksekova’ya barıştan konuşmaya, şiir okuyup, çocuklara kitap götürüp, onlarla şiir atölyesi çalışması yapmaya gitmiştik. Muktedirlerin azgın savaş politikalarına karşı, en uzaktan, en doğudan başlayarak, kültürden, sanattan söz edip, barışı konuşmaktı amacımız. Sanat ve barış yerine, cenaze oldu gündemimiz.

Bu ülkenin gencecik insanları, çocukları toprağa aynı dualarla veriliyor. Hepsi için alınan helallik de aynı. Aynı Fatiha’ya “Amin” denilerek, aynı gün yurdun değişik yerlerinde, Kürt, Türk, çocuk, asker, polis, gerilla… toprağa verildi. Hepsi acı, hepsi etimizden kopan bir parça.

Ölüler, ölümler gömülür ya toprağın altına. Ama acılar kalpte kalır. Acılar girmez onlarla toprağa. Bizi insan edecek olan, bu acılara karşı tavrımız, tutumumuzdur. Ama iktidar, halkları düşman etmek için acı ekiyor bu ülkeye.

Sadece Yüksekova’da değil, ülkede olan, olağanlaştırılmış bir cinayetler zamanıydı!

Haftaya dize; “büyüyemedim ben, kuşlara aldanmaktan” (Kevser Atay, Sesin Patlar Tenimde, Babıali Kitaplığı.)

 

birgün

[Bu yazı 607 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™