Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Şu 500 bin meselesi..!"
29 Haziran 2011, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM
Uzaktan beni görünce, borcunu ödemeye gelen birini görmüş gibi sevindiğini hissettim. Oturmam için yanına boş sandalye çekti. Selamlaşma, el sıkışma süresine zor dayandı. İğneleyici bir sesle ve ‘Gördün mü dediğim çıktı!’ anlamı yükleyerek “Ne oldu?” diye sordu. “Anlamadım, ne ne oldu” diye yanıtladım. Bu kez sesindeki iğneleri yüzündeki gülümsemeye toplayıp “Şu 500 bin meselesi..!” dedi. Yine, “Anlamadım, sana 500 bin borcum vardı da ödemeyi mi unuttum yoksa?” dedim. “Canım anlamazlıktan gelme!” diye üsteleyip, “Hani TKP 500 bin oy alacağız diyordu ya, onu soruyorum!” diye ekledi. “TKP’nin boyun eğmeyen 500 bin kişi aradığını biliyorum da ‘500 bin oy alacağız’ dediğini ben duymadım!” dedim. İğneli sesi alaya bulaşık bir ton aldı: “Öyle ya da böyle, sonuç ne oldu?” diye zırıldandı. Ben de, “Sonuç seni sevindirmiş olmalı!” diye hırıldandım!
Bana soracağı soruların yanıtlarını da kafasında kendine göre hazırladığı için, konuşmanın böyle başlaması karşısında biraz dağıldı. Toparlanmak için kahvesinden bir iki yudum alıp, “Yok yok, onu demek istemedim, tam tersi TKP’nin bu kadar düşük oy almasına üzüldüm!” diyip aynı çorak sesle, “500 bin alamayacağını tahmin ediyordum ama, bu kadar az alacağını beklemiyordum!” diye ekledi. “İyi işte, daha çok sevinmişsindir!” dedim. Sesinde üzüntünün uğultusu olsa böyle konuşmayacaktım, ama ‘haklı çıkmış’lığın sevinci vardı. Üzüntü halinin sahisinde sevinç maya tutmaz. Eğer tutuyorsa, kötücül bir şey, mikroplanma, paslanma, güvelenme var demektir.
Öyle ya, insan üzüntüyle sonuçlanmış bir durumda haklı çıkmış olmaktan sevinç duymaz. Tam tersi, ‘Korktuğum başıma geldi!’ diye daha derinden kederlenir. Şimdi siz çocuğunuza ‘Yavrum başına kask takmadan bisiklete binme, düşüp kafanı kıracaksın!’ diyorsunuz, çocuk düşüp kafasını kırınca, ‘Dediğim çıktı!’ diye sevineceksiniz. ‘Sevinç’in böylesi insanî mi? Üzüntüde sevinç mayalayan bu tür kişiler, demek ki tabut ticaretiyle uğraşsa, müşterisini ‘Hayırlı olsun, güle güle kullanın!’ diye ağırlayacak!
Hırlanmam karşısında, bu kez alttan alıp, “Beni yanlış anladın, oy kullansam ben de belki TKP’ye verirdim! ” dedi. Benimki de aksilik ya, daha önceki bir tartışmamızda ‘CHP ye verilmeyen oy boşa gider’ sözü ile şimdiki sözünün ‘belki’sine takılıp, “Sen TKP’nin seçim bildirilerini okumamışsın!” diye hırlanmayı sürdürdüm. “Okudum, okudum!” diye salladı. “Okumuş olsan, senden oy istemediğini görürdün!” diye yalanını tuzladım.
Sanırırım, TKP’nin önüne koyduğu hedefe ulaşamamasına en çok başka örgüt solcuları ile solcu olduğu söylemiyle ortalıkta dönüp duran ‘boş gezenin boş kalfaları’ sevindi. Neymiş, TKP hedefine ulaşamamış! Buna sevinmenin kötücül ruh hali bir yana, benim bir türlü çözemediğim, o ‘ulaşılmaz’ diye nitelenen ‘hedef’ ten ne anladıkları! TKP boyun eğmeyen 500 bin kişi aramış. Ne var bunda? Tersanelerde, inşaatlarda sömürüye teslim etmek için taşeron olarak emekçi mi aramış? Dinci cemaatlarla fiskoslaşıp ‘sol’adına iktidar kuyruğunu mu yalamış? Sisteme erketelik, medyada yalakalık mı yapmış? Ben şahsen kendi adıma TKP’nin çağrısını ‘Zulüm düzenine karşı mücadelemize sen de omuz ver, barikatımızı bir omuz fazla kıl; aramıza katıl, deniz olma çabamızı bir damla fazlalaştır!’ diye algılayıp, omuz verdim, aralarına katıldım. Ondan daha masum ve haklı bir mücadele çağrısı, bundan daha onurlu bir davranış mı varmış? Kimseden borç istemedik, zulme karşı güç istedik; halka karşı suç işlemedik, zalime hınç besledik; sisteme kulluk dilemedik, öfke biledik; umudumuzdan düşümüzü dışlamadık tam tersi kanat kanat kuşladık. Ne var bunda? ‘500 bin büyük hedef’ miş! Niye büyük olsun. Tam tersi küçük. Kalbinde ‘İktidar emekçinin olacak!’ kıvıcımı taşıyan insanlar için yangınları özlemekten daha doğal ne var? İşte, coğrafyamız bu ateşle ayaklanıp zalime kafa tutanın da tanığı, bahtını sarık gibi duasına sarıp susanın da, sahte klavuza umut bağlayıp halka küsenin de, hıncıyla, sabrıyla, bilinciyle içten içe esenin de...
Halk güçlerinin varlığı ve başarısından mutluluk duymak, zorluklarında ona sızıdaş olmak, aydın olmanın ölçülerinden biridir. Sözgelimi BDP nin belirlediği hedefe ulaşmasına sevineceksin, daha büyük başarı dileyeceksin. Bu sevinç ve dilek, ülkede komünist hareketin varlığı ve güçlenmesini önemseme duygusuyla çelişmez. Tam tersi bütünleşir. Halk güçlerinin önündeki engel birbirleri değil, umudun ellerini sahte demokrasi güçlerine bağlayan kesimlerdir. ‘Aydın’ diye nitelenen kişi, komünist olsun olmasın, ülkesindeki komünist hareketin hayati önemini gören, bilen kişidir. Onun başarısından gurur, zayıflığından kaygı duyar. Bu yapıda olmayan kişiye, kim derse desin, ben aydın demem.
“500 bini aradınız ama 5/1 ini bulamadınız!” diyen, bari ortalıkta ‘solcu’ kimliğiyle gezinmeyen biri olsa! Konu açılınca benden solcu! “Senin solculuğun nerden geliyor?” diye sorduğumda sinirleniyor. Sanki kendisine borcum var da onu ödememişim! Tam da böyle bir sinir anında “Asıl borçlu sensin, sen ve senin gibiler?” diye söylendim. “Niye ki?” dedi. “Niye olacak, solculuk kimliğini karşılıksız kredi kartı gibi kullanıyorsun. Sosyalistlik kimliğine sahip olmanın gereği, uğrundaki mücadeledir, o kimlik o borç ödenmeden taşınmaz! Solcu olduğunu söyleyen herkes devrimci örgütlenme ve mücadele çabalarına borçludur! Hem iddialı biçimde sosyalist olduğunu söyleyeceksin hem sosyalistliğin gereğini yapmayacaksın. Bu yapının, solu geliştirme isteğinden çok ‘sola takozluk’la benzerliği var!” dedim.
Böyle durumlarda bu ‘boş gezenin boş kalfaları’ pişkinliğe vurup ‘Biz eskiden’ diye konuşmaya başlarlar. Hatıraları içinde gezinirken eski camlar bardak, eşkiyalar çevremize dikenli çardak olmuş, onlar için önemi yok! ‘Ben eskiden’ diye başladılarmı, üflemekten mangalda kül bırakmazlar! Baktım susacağı yok, “Geç şimdi bu nostaljiyi, madem şu 500 bin meselesini konuşuyoruz, ben de sana 5 soru soracağım?” dedim. “Emekçiden yana mısın? Zalime hıncın var mı? Sosyalist mücadele güçlensin ister misin?” diye sorduğum üç soruyu “Evet!” diye yanıtladı. “Gücünü sol bir örgüte katmakta mısın? Zalime taş atmakta mısın?” diye sorduğumda ise ekşinip, “Örgütlü olmayınca solcu olunmuyor mu; tespit, tahmin, eleştiri hakkımız olmuyor mu?” diye aklınca atağa kalktı! “Tamam, olunur ama, hiç değilse şu saman çöpünü şurdan alıp şuraya koy da, ondan sonra kendinde 500 ton ağırlığında eleştiri hakkı gör! Bu kadarcığını bile yapmıyorsan, ‘ben bir zamanlar’ diye başlayan cümleler ‘hatıra gevişi’nden öte anlam taşımaz!” dedim. “Ne yapabilirim ki?” diye geçiştirmeye çalıştı.
‘Ki’ ekiyle tembellik fesi taktığı ‘Ne yapabilirim ki?’ sözüne sığınacağına, enerji dolu ‘Ne yapabilirim?’ sorusunu kendine açıkça sorsa, yapabileceği çok şey bulacak. Sözgelimi mücadeleye 5 kuruş katkı verebilir, yayınlara 5 okuma dakikası ayırabilir, 5 kişiye okunması gereken 5 yazı iletebilir, 5 taş atabilir, 5 düş kurabilir...Çok mu zor bunlar? Kafayı 500 bine takan kişi en azından bunları yapan biri olsa, tabiki benim sesimin tonu da daha yufka olacak.
“Son 5 yılda konuşma dışında devrimci mücadele için ne yaptın?” diye sorduğumda, gaz kaçığı sesiyle fıslıyor; “Devrimci mücadeleye 5 gramlık katkısı olmayanın 5 ton lafa hakkı yok!” diye söylendiğimde kaz öfkesiyle tıslıyor; “Senin borcun 500 milyondan fazla, 500 hayatın olsa şu boşluğun altından lafla kalkamazsın; boyun eğmemek emek gerektiren bir iş ve onurlu bir duruştur. Kafanı kaldır ve görmek için bir bak, neler yapabileceğini görürsün! İstersen sana hemen yapabileceğin 500 bin iş söylerim!” dediğimde ise esniyor...
Böyle celallenmelerimi ‘haksız ve zalimane’ bulan arakadaşlarım da var. Ama ne yapayım, sadece karşı cepheden saldıranları hak ettikleri sertlikte toslatmak yeterli değil, oturduğu yerde bol keseden ötenleri de ara sıra foslatmak gerekiyor.

(SolHaber 29.06.2011)

[Bu yazı 2453 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™