Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Bak fena yaparım"
19 Ekim 2015, Hüsnü MAHALLİ
, Hüsnü MAHALLİ

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu “Salih Müslim’i aklı selime, aklını başına almaya davet ediyorum. Türkiye’nin kararlığından, iradesinden şüphe ederse kendisi için iyi olmaz” dedi.
Konu ABD’nin PYD’ye havadan attığı 50 ton silah. Bu konu ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun benzer açıklama ve tehditleri var.

Oysa tehdit edilmesi gereken Salih Müslim değil Obama, Cameron, Hollande ve Merkel’dir.
Çünkü IŞİD’e karşı Uluslararası Koalisyon’un Eylül 2014’te kurulmasından bu yana bu ülkeler PYD’ye silah veriyor ve militanlarını eğitiyor.

PYD’nin PKK’nın Suriye kolu olduğunu bilmeyen yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu geçen yıl Kobani olayları öncesinde ve sonrasında PYD için bir çok kez 'terörist örgüt' dediler.

Ancak 19 Ekim 2014’te Obama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayınca Türkiye sınırlarını açarak Peşmergenin Kobani’ye silah taşımasına izin verdi.
Erdoğan'a göre ‘Kobani düşmek üzereydi’.
Sonra geldik 23 Temmuz 2015’e.

Obama bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aradı ve Ankara Amerikan uçaklarının İncirlik üssünün yanı sıra Batman, Malatya ve Diyarbakır’ı kullanmasına izin verdi.
IŞİD’i vurmak ve PYD’yi korumak ve desteklemek için.
ABD'nin geçen hafta PYD’ye verdiği 50 ton silaha bu çerçevede bakmak gerekir.
Yani İncirlik’e ‘evet’ diyen Ankara peşinen bu silahlara da onay vermiş demektir.
Şimdi çıkıp PYD’yi tehdit etmenin hiç bir anlamı yok. Hatırlayalım ABD Kobani olayları sırasında YPG’ye havadan silah atmıştı.
Karadan yani Kuzey Irak üzerinden giden silahları konuşan ya da bilen yok.
Dönelim Bakan Sinirlioğlu’nun tehditlerine.
2011 öncesinde yani Suriye’de olaylar başlamadan Türkiye kamuoyu PYD ve Salih Müslim’i çok fazla tanımıyordu.

2011 sonrasında Esad’a karşı ayaklansın diye  Ankara Salih Müslim’i ikna etmek için bir çok kez Türkiye’ye davet etti.
Bu da  yetmedi dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu amaçla atlayıp Erbil’e gitti.
Müslim ikna olmayınca Mesut Barzani aracı olarak kullanıldı.
Bu da yetmeyince Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) başına Kürt kökenli Seyda seçildi.
Bu da yetmeyince SUK’a bağlı hükümetin başkanlığına yine Kürt olan ama aynı zamanda ABD vatandaşı Gassan Hito atandı.
Hep beraber Bakan Davutoğlu ile birlikte Erbil’e gidildi ama Salih Müslim “Nuh dedi peygamber demedi”. Neden mi ?

Çünkü Müslim, Suriye ve bölge gerçeğini ‘büyüklerimizden’ daha iyi biliyordu.
Çünkü Müslim, İran ve Rusya’nın Suriye’den asla vazgeçmeyeceklerini ve bundan dolayı Esad’ın devrilmeyeceğini biliyordu.
Belki de ülkesi Suriye’yi seviyordu.
Geldiğimiz noktada Müslim haklı çıktı.
Obama ve Putin, Müslim ve PYD’yi muhatap alıyor. Ankara Müslim’i tehdit ediyor.
Tıpkı Esad'ı tehdit ettiği gibi.
Tek farkla : Müslim'in yanında Sevr'ci ABD, İngiltere ve Fransa var.
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ile PYD’ye bağlı YPJ Komutanı Nesrin Abdullah’ı 15 Şubat 2015’te Elysee Sarayı’nda kabul edip ‘Kobani Zaferi’ni kutlaması unutulmamalıdır. Diğerlerini saymıyorum.
Örneğin bize göre sağ uçta Avusturalya ve sol uçtaki Kanada.
Gerisini varın sizin düşünün.
Suriye ve tüm bölge planlarında çuvallayan AKP yönetiminde Ankara PYD ve Salih Müslim konusunda da duvara toslayacaktır.
Ankara’ya söylenecek en basit cümle “PYD Suriye'nin bir konusudur ve Türkiye’yi ilgilendirmez”.

Ayrıca “Kuzey Irak’taki Kürt Federe Bölgesi ile dost olan bir Ankara adı ne olursa olsun Suriye’deki  Kürt varlığı ile dost olmalıdır”.

Ayrıca “30 yıldır Kuzey Irak’ta barınan PKK bundan böyle Kuzey Suriye’de de barınabilir”.
Tabii o zamana kadar güney ya da güneydoğuda kendine göre bir konumlandırma yaratmazsa.
Kavga ve gürültü ya da barış ve dostlukla.
Herkes yeterince acı çekti.
Yalnızca Türkiye’de değil Suriye, Irak ve İran...
Araplar, Türkler, Kürtler ve Farisiler.
Sevr'in 100’üncü yılına şunun şurasında beş yıl kaldı. Tarih dedikleri şey yalnızca yazılanlar değil aynı zamanda yaşananlardır.
Ama ders alınarak.
Yoksa adımız ‘süzme salak’a çıkar.

[Bu yazı 486 kez okundu]
Hüsnü MAHALLİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[5 Kasım 2015] AKP için çalışanlar ... [2 Kasım 2015] İdeal demokrasi ... [14 Ekim 2015] Buyurun cehenneme ... [11 Ekim 2015] "Türkiye'yi Bekleyen Tehlike Hayal Edilemeyecek Kadar Büyük" ... [3 Ekim 2015] Buyurun savaşa ... [30 Temmuz 2015] Esad sizi savundu ... [27 Temmuz 2015] Külliyen yalan ... [20 Temmuz 2015] Sahte Bayramlar ... [13 Temmuz 2015] Bir ihtimal var! ... [8 Temmuz 2015] Sıcak mı! ... [6 Temmuz 2015] Ekstra rezalet ... [2 Temmuz 2015] Kanı kan ile yıkamak-2 Obama'nın sopası ... [28 Haziran 2015] Utanın ulan! ... [8 Haziran 2015] Cennet-Cehennem. ... [19 Mayıs 2015] Ne düştü? ... [29 Nisan 2015] Kimin savaşı? ... [19 Ocak 2015] Hakiki Cihat ! ... [15 Ocak 2015] Yalan makinesi ... [6 Ocak 2015] Sahtekarlık ... [22 Aralık 2014] Emir Hazretleri ... [15 Aralık 2014] İşkence-işkembe ... [27 Kasım 2014] Yassssak! ... [9 Ekim 2014] İdeolojik saplantı ... [24 Eylül 2014] Velev ki takas! ... [4 Eylül 2014] IŞİD-PKK! ... [25 Ağustos 2014] İflah olmaz ... [19 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (2) ... [18 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (1) ... [19 Temmuz 2014] Propaganda malzemesi Gazze ... [14 Temmuz 2014] Paralel işler ... [11 Temmuz 2014] Pembe yalanlar -2 ... [10 Temmuz 2014] Pembe yalanlar-1 ... [8 Temmuz 2014] Nereden nereye? ... [4 Temmuz 2014] Profesyonel ... [26 Haziran 2014] Muhalefet! ... [23 Haziran 2014] 100 yıl oldu! ... [17 Haziran 2014] Çaresiz zavallılar. ... [16 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [12 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [9 Haziran 2014] Bedel ödemek! ... [2 Haziran 2014] Hep çelişki ... [12 Mayıs 2014] Din hikâyeleri ... [21 Nisan 2014] Kimin katilleri? ... [7 Nisan 2014] Benim senaryo ... [25 Mart 2014] Haydi savaşa!... ... [27 Şubat 2014] Dağılan Şanzıman ... [14 Kasım 2013] Özerk PYD ... [21 Ekim 2013] Hep Çelişki ... [3 Ekim 2013] İdeoloji mi? ... [26 Eylül 2013] Sınır ... [22 Ağustos 2013] Entel sorunu ... [15 Ağustos 2012] Aynı boyut ...
Hüsnü MAHALLİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™