Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım
15 Ekim 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

10 Ekim Ankara Katliamı üzerine, komplo teorileri bile üretildi. Bu yazıda öne çıkan iki yanlış bilgiye dikkat çekilecek: Başka saldırılarla karşılaştırma; sorumluluk ve istifa.

Tarihimizin en büyük katliamı ardından hükümet edenlerin sorumsuz açıklamaları ve kolluk güçlerini kullanma tarzı, aslında “Sorumlu kim?” yanıtı için somut malzemeler sunuyor. Bir kısım medya ise,“muhalifin yaşam hakkını yok etmeyi meşrulaştırma” işlevini üstlenmiş görünüyor.

... Diğer saldırılardan farklı
“Daha önce de büyük saldırılar oldu (Anafartalar saldırısı gibi); Bolonya, Madrid ve Paris saldırılarını hatırlayalım” vb karşılaştırmalar yapılarak, “işte saldırı her zaman ve yerde oluyor; bunların önüne geçmek kolay değil” demek isteniyor.

Bu tür terör saldırıları, genel anlamda toplu güvenlikle ilgili. Hedef kitle daha çok kamusal alandaki kalabalıklar: mağazalar, meydan ve parklar, metro ve toplutaşıma araçları gibi. Önlenmesinde, istihbarat ve genel güvenlik arasında doğrudan ilişki var.

Ankara’daki ise çok farklı. Neden? Çünkü bu önceden plânlanmış bir toplantı: Demokratik kitle örgütleri ve paydaşları öncülüğünde on binlerce yurttaş, anayasal özgürlüklerini kullanmak için Ankara’ya gelmeden önce, Valilik ile Emniyet Müdürlüğü’ne önbildirim yapıldı. Toplantının büyük katılımla yapılacağı biliniyor ve düzenleyiciler günlerdir bu amaçla hazırlık yapıyordu.

Bildirimin amacı, hak öznelerine dışarıdan olası saldırı riskine karşı, bu özgürlüğün kullanılması için kamu makamlarının gerekli önlemleri alması.

Olay, iki aşamalı tahlil edilebilir: Canlı bombaların kaynağına ilişkin ülke genelindeki güvenlik önlemleri ve “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne ilişkin güvenlik önlemleri.

Ankara ile sınırlı kalınarak, ikili sorumluluk ve yükümlülük vurgulanmalı: Toplantı ve gösteri düzenleyicileri için, kamu düzenini bozucu davranış ve eylemlerden kaçınmak; Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü için ise katılımcıların güvenliğini sağlamak.

Kolluk gücünü amacı dışında kullanma...
Bu çerçevede, Valilik ve Emniyet Müdürlüğü, önbildirim anından itibaren, ne tür hazırlık niteliğinde zaman ve mekân bakımından hangi işlem ve eylemleri yaptı? Kaç polis görevlendirdi?

Buna karşılık, önceki gün katliamı kınama yürüyüş ve basın açıklamalarını engellemek ve bastırmak amacıyla İstanbul’da binlerce polise mesai yaptırıldı…

Bu nedenle, Ankara’da, hiyerarşik amir olarak “İçişleri Bakanı sorumlu değil” diyenler, onun ne yaptığını, yani hangi önlemleri aldığını/aldırdığını ortaya koymalı.

O zaman, yapılması gerektiği halde hangi işlemlerin yapılmadığı anlaşılır. Başlıca dört olasılık:
-Kasıt var: toplantı paydaşları göz önüne alınarak, seyirci tavır benimsendi.
-Ağır bir hizmet kusuru söz konusu,
-İhmal var,
-Gerekli önlemler alındı; ama yeterli olmadı.

İçişleri Bakanı, basın toplantısında bunları açıklayamadığına göre hemen istifa etmeliydi. O durumda, hiyerarşik düzende sorumluların ortaya çıkarılması daha kolay olurdu. Aksi yöndeki tavır, “yetersizlik/ihmal/kusur/kasıt” zincirini örtmeye yönelik iç çalışmaların yapıldığı kuşkusunu pekiştirdi. Ankara Emniyet Müdürlüğünde 4. gün görevden almalar, sıralanan 4 olasılıktan ilk ikisi üzerinde odaklanma gereğine işaret ediyor.

Görevden alma ve istifa
Anayasal geçerliliği bulunmayan ve karşılaştırılabilir olmayan sorumsuzca açıklamaların sadece ikisi:
-“Bağımsız bakan” görevden alınabilir mi? Tabii alınabilir (Any., m. 109). Görevden almaya yetkili iki zat, tam tersine onu koruyucu beyanlarda bulunmasaydı, şimdiye kadar istifa etmiş olurdu. Bakan hakkında, TBMM’de gensoru önergesi verilmeli… Bakana hesap sorma yeri, “sanık sandalyesi”.

-“Parti başkanları neden istifa etmiyor?” Seçimde başarılı olamayan parti başkanının istifası ile Ankara’nın kalbinde tarihimizin en büyük katliamının ardından İçişleri Bakanı’nın istifası, tamamen farklı konular. Siyasal, hukukî ve cezaî bakımdan, “görev+yetki+sorumluluk”, Bakan’ın konumunu belirler. Oysa, muhalefet parti liderleri, bu halkanın dışında yer alır. Bu nedenle, Bakan’ı koruma azminde kusur etmeyen Başbakan ve Cumhurbaşkanı da sorumlu…

Sonuç olarak; “Emek, Barış ve Demokrasi” adına anayasal hak ve özgürlüklerini kullanan (ve görüş olarak iktidara muhalif olan) onlarca kişinin hayatını kaybetmesini ve yüzlerce kişinin yaralanmasını önlemeyenlerden hesap sorulamaz ise eğer, bırakın bu topraklarda barışı sağlamayı, ne demokrasinin “D”sinden söz edebiliriz; ne de hukuk devletinin “HD”sinden... Yaşamını yitirenlere saygı ve yaralılara esenlik dileklerimle.

[Bu yazı 802 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™