Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasa Yanıltısı
27 Haziran 2011, Mümtaz SOYSAL
, Mümtaz SOYSAL
YENİ anayasa lafından geçilmeyen bir dönemde anayasa konusunun geçmişini, anlamını ve geleceğini düşünmeden kolları sıvayıp masaya oturmak olmaz. Hele yazılacak metnin, önüne yenisıfatı kondu diye gerçekten yeni gereksinmeleri karşılayarak bütün sorunları çözeceğini sanmak büyük saflıktır.
İyi bilinmelidir ki, toplumun tarihsel gelişme çizgisine sağlam oturtulup daha önceki aşamaların doğal olarak gösterdiği geleceğe yönlendirilmemiş her anayasa geçersiz kalmaya mahkûm sayılır.
Anayasalar, Onsekizinci Yüzyıl sonlarında Batı Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da ortaya çıkıp anayasacılıkdiye adlandırılan bir akımın ürünüdür. İnsanları özgür yaşatmanın ve keyfi zorbalığı önlemenin ilkelerini derli toplu ortaya koyarak yöneticileri o metinle bağlamak diye özetlenir bu akımın amacı. Akımın doğduğu ülkelerin önceki dönemlerinde de ilan edilen ya da baştakilere kabul ettirilen benzer metinler hep olmuş. Anayasacılığın özelliği, onlardaki ilkeleri bütün toplumu, hatta yasa yapıcıları bağlayan metinlerle bir tür toplum sözleşmesine dönüştürme çabası oluşudur.
Osmanlı Meşrutiyetleriyle anayasacılık akımını tatmaya başlayan bizim toplum bu yolda pek yaya kalmış sayılmaz. Kurtuluş mücadelesini bile bir Meclis’le ve Teşkilat-ı Esasiye yasasıyla başararak kurulan Cumhuriyetin anayasacılık sicili birçok ülkeninkinden daha iyi. 1924 ve 1961 anayasalarının da doğuştaki eksikleri giderip yeni kurumlar ve kurallarla gerekli çağdaşlaşmayı sağladığı yadsınamaz. Kusurların çoğu 1982 metninden kaynaklanıyor. Büyükçe bir bölümü yakın geçmişteki anayasa değişiklikleriyle düzeltildi; düzeltilmemişleri düzeltmek de güç olmasa gerek. Anayasa düzeltmeyi abartmanın başka nedenleri var.
Asıl sorunlar, AKP iktidarının ulus kavramını pekiştirecek ekonomik ve yapısal reformlar yerine etnik açılımlar batağına saplanmasından ve yargı kurumlarındaki icraatıyla kadrolaşma tutumundan kaynaklanıyor. Bu şaibelerin yarattığı durum ortadayken, aynı iktidarın yeni anayasavurgusu böyle bir durumu anayasayla kalıcılaştırma ve başkanlık sistemi ucubesini bir an önce gerçekleştirme niyetinden başka türlü yorumlanabilir mi?

(Cumhuriyet 27.06.2011)

[Bu yazı 1414 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™