Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken
8 Ekim 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

4 Ekim Pazar günü seçim beyannamesini açıklayan Davutoğlu, vaatlerini, Türkiye’yi 13 yıl süreyle kesintisiz yöneten bir partinin genel başkanı olarak değil, adeta iktidara aday bir muhalif parti lideri görüntüsüyle sıraladı.

Bunun nedeni, kendisi sadece bir yıldır parti başkanı olduğuna göre, söylemi, AK Parti ile de bir hesaplaşma olarak düşünülebilir. Gerçi, kendisi yıllardır Dışişleri Bakanı idi; Parti iktidarının başından beri de, danışmanı. Ama bundan daha önemlisi şu: Eğer, Parti’nin yönetim anlayışı ile hesaplaşma anlamına gelseydi konuşması, o zaman, 3 dönem milletvekilliği yapmış olan partililerin yeniden aday gösterilmesi için, 53 “yeni milletvekili”ni harcamasını açıklamak kolay olmazdı.

Şu halde Davutoğlu, Partisi’nin 13 yıllık mirası ile hesaplaşmıyor; tam tersine, onu paylaşıyor ve savunuyor.

Onarımı kim yapacak?
Öncelikle, seçimleri yenileme gerekçesi yok. Zaten konuşmasının en zayıf halkası da bu noktada düğümleniyor: Koalisyon hükümeti kurulamaması, Davutoğlu’na göre, CHP’nin siyasal-anayasal düzende restorasyon (onarım) istemesi. “AK Parti’nin 13 yıl boyunca yaptıkları onarıma tabi tutulamaz” dedi.. Ne var ki, kendi reform önerileri, bir bütün olarak onarım programı olarak da görülebilir. HSYK, yeniden “Hâkimler Yüksek Kurulu” ve “Savcılar Yüksek Kurulu” olarak yapılandırılacak, diyor. Beş yıl önce yeniden yapılandırılırken, bu yöndeki eleştirilerin dikkate alınması bir yana, eleştiri sahipleri sürekli hedef gösterildi. CHP’nin önerisi de, ikili yapı yönünde olduğuna göre, AK Parti şunu söylemiş olmuyor mu? Restorasyonu sen değil, ben yapacağım...

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunu gözden geçirme iradesi ise, 2010’daki tek kazanımda geriye gidiş anlamına gelmiyor mu? Yüksek yargı organları üzerinde “yasama vesayeti” ise, yargının daha bağımlı hale getirileceği anlamına gelmiyor mu?

Ya demokratikleşme söylemi?
“ Demokratik bir perspektifle yapılandırıldığında, parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasında demokrasiye uyum açısından bir fark bulunmadığı” belirtildikten sonra, “demokratik doğasından koparılmış parlamenter sistemin yol açtığı siyasal istikrarsızlıklar” gerekçe gösterilerek, “özgürlükçü ve insan odaklı yeni Anayasa ile (…) demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı, ademi merkeziyetçi bir idare sisteminin güçlendirildiği, (…), her türlü vesayetin engellendiği yeni bir siyasal sisteme geçebiliriz.” deniliyor.

Bu satırlar, 21. yüzyıl için de geçerli mi? Eğer geçerli ise, o zaman, “demokratik dönüşüm” ve “vesayetten arınma” gibi kazanımlar, sizin eseriniz değil mi idi? Demokrasi birimleri olarak beldeleri kim süpürdü? %10 seçim barajının tartışılmasına bile tahammül edemeyen hangi parti? Parlamenter rejimi doğasından kim kopardı?

“Anayasasızlaştırma dönemi” nasıl aşılacak?
Anayasa hedefini yoğun biçimde vurgulayan Davutoğlu, şu soruyu yanıtlamak durumunda: 13 yıl boyunca en aralıksız mücadeleniz, anayasal denge ve denetim düzeneklerinin azaltılması yönünde olduğuna göre;
-Geçmişe yönelik olarak; hangi reformları yapmak istiyordunuz da, Anayasa size engel oldu?
-Geleceğe yönelik olarak; denge ve denetim öngördüğünüze göre, geçmişteki uygulamalarınızdan vaz mı geçeceksiniz? Dahası, özellikle 2011’den bu yana uygulamalarınızı, bir “anayasızlaştırma dönemi” (fiil? durum) olarak mı görüyorsunuz? Eğer böyle ise, “yeni anayasa düzeni” kimin için inşa edilecek?

Özgürlük vaatleri ve barış ortamı
-Bozulan toplumsal barış ortamını, özellikle düşünce ve basın özgürlükleri, toplu özgürlüklerin dibe vurmuş olmasını açıklamadan, özgürlükçü vaat ciddiye alınabilir mi? Eğer hak ve özgürlükler, “iç güvenlik paketi”nin ilerisine geçecek ise, bu paketi ölesiye savunmanın anlamı ne? Hayır, bunun gerisinde kalacaksa, “özgürlük” sözcüğünün telaffuzu, bir yanılsama değil mi?

-Ya anayasal düzlemdeki yalanlar? Seçme hakkı için 18 yaşı biz getirdik; seçilme için 18’i de biz getireceğiz. İlki yalan; ikincisi ise, tamamen popülist.
Salondaki binlerce kişi Davutoğlu’nu büyük bir sabırla saatlerce dinlerken, bu tür sözleri gerçeklik süzgecinden geçirmiyor mu, yoksa gerçekten farkında mı değil?

Yanıt ne olursa olsun, Davutoğlu, iktidara aday bir muhalefet partisi lideri edasıyla konuştu. Buna karşılık, beş ay aradan sonra neden yeniden seçime gidildiği konusunda ikna edici hiçbir şey söyleyemedi.

Bu söylem, AK Parti’den kaçan oyları geri getirmesi bir yana, yeni kaçışlara bile neden olabilir.

[Bu yazı 740 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™