Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anlamıyoruz
1 Ekim 2015, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Memlekette kan gövdeyi götürüyor, ama muhalefetin umurunda değil.

Nasıl olur, demeyin. HDP veya genel olarak Kürt muhalefeti açıkça kavganın tarafı; nasıl da umurlarında olmaz… Bakanları söylemeyeceğim artık; “istifa ettiler ya.” Peki uzatmayayım. Ben sandıktayım. Sandıktan medet ummanın mehdi beklemekten farkı olmadığını bile bile, merak ediyorum, AKP-YSK koalisyonunun sandık kapatması ve öbür mahalleye çağırması, ya da seçim günü fiilen sokağa çıkma yasağı uygulaması halinde ne olacağını? Sandıktan çıkacak olana herhangi bir değer verdiğimden değil, sandığı hedef gösterenlerin ne yapacağını merak ettiğimden.

Aslında merakımı en azından bugün itibariyle tatmin edecek bazı verilere sahibim. Son günlerin önlemi, goygoycusu bol “demokrasi güçleri” tarafından alındı bile: AKP HDP’yi boykota zorluyor! Ne yapmalı? Elbette tuzağa düşmemeli. Yani yapıcı olunmalı.

Sonra yeni anketler gelmeye başladı, izlediyseniz. AKP yükseliyor, HDP geriliyor, hatta MHP ile HDP riskli alana doğru iniyor… Ne yapmalı? “İdealleri” bir kenara bırakmalı mesela. Sağcılar MHP’de birleşsin İlhan Selçuk’un zamanında tavsiye ettiği gibi. Sol için iki seçenek var; sol özgürlüktür ya…

Bütün veriler birlikte bir paket oluşturuyor. Oyunbozanlık yok, yapıcı olunacak. Bu saatten sonra seçim sistemi tartışılamaz… O niye, yüzde on hani anti-demokratik oluyordu? Hani demokrasiyi savunmak tartışmasız, evrensel ilkeydi? Hani, “şu barajlı oyunu niye kabul ettiniz, ey demokratlar” diye sorulduğunda, kaç kere konuyu Meclisin gündemine getirdiklerini anlatmaya başlıyorlardı…

Maksat ne demokrasi, ne fair play… Baraj iktidarın da muhalefetin de işine yarıyor. Buna dayanarak pek marksist arkadaşlar, HDP’li olmayıp HDP’ye oy vermek başlıklı bir literatürü genişletme şansı buluyorlar. CHP’li olmayıp CHP’ye oy verme kısmı zaten ansiklopedilere sığmaz!

Varsın tekrar olsun; ben oyda değilim. Burada “oy” memlekette kim iktidar olsun, nasıl bir düzen olsun manasına bir yoklamayı (da) simgeliyor. Denmiş oluyor ki, sosyalizm iktidar falan olmasın. Hepimiz sosyalistiz ama iktidar için değil. Peki ne için?

Paketin parçası bir başka veri de Demirtaş’ın Meclisin muhalif partilerini sandıkları korumaya çağırması. Sosyalistler seçime sırf oy vermek için yaklaşabilir mi? CHP ve/veya HDP destekçisi sosyalistlerin işbaşında olması doğal… 12 Eylül icadı bir işkence türü de faşistlerle devrimcileri “karıştır-barıştır” sloganıyla aynı koğuşlara sokmalarıydı. Teklif kabul görürse bu yaratıcı oyunun ikinci perdesini sergileyebilir arzu edenler. Zaman değişti, artık koğuşta değil, sandık salonlarında. Belki MHP de –yine- değişmiştir ve sorumlu davranmayı ilke edinen demokratlar sınıfına dahil olmuştur…

Hal böyleyken, bu seçimde “kedidir” değil “ayıdır” demeye hazırlanan AKP’yle nasıl bir mücadele öngörüldüğünü ben anlayamıyorum doğrusu. Kuşkusuz sorun bizdedir.

Tabii CHP’yi hiç anlamıyorum. İmamlardan sandık güvenlik elemanı çıkartmayı düşünen yaratıcı akıl, AKP’nin besmelesine yasak getirtmekten bin pişman olmuşa benziyor. Olmadıysa da olsun. Çünkü birincisi, yasak uygulanmayacak ve AKP yine bir mağduriyete karşı demokrasi mücadelesinin bayrağını kapmış olacak! İkincisi, anlaşılan, CHP yöneticileri seçime kadar kalan sürenin ciddi bir kısmını “biz dine değil din istismarına karşıyız” diye dil dökmekle kullanacaklar. Yakındır, birileri çıkar “onları şikayet etmek yerine biz de sosyal-demokratik bir besmele bulsaydık” demeye başlarlar.

TBMM açılışında Tayyip girerken çıkarken ne yapacaklarını karıştırmasınlar yeter!

Sadece sandıkları değil, Meclis’i de ciddiye almadığımızı tahmin edersiniz. Geçenlerde Kılıçdaroğlu dediğimize mi geldi, ne! Dedi ya, Erdoğan darbe yaptı diye. Şimdi darbeciler seçim düzenliyor. Darbeye karşı seçime değil, direnişe gidileceğini bilmiyor, duymamış olabilirler mi? Belki de ağızlarından çıkanı duymuyorlardır!

Biz anlamıyor olmalıyız. Şu sorumluluk duygusunu mesela. İkinci tokata diğer yanağını uzatmanın erdemini. İmamlarla faşistler arasında tercih yapma halini. Demokrasiye gölge düşürmeme ilkesini. Yapıcı muhalefet denen şeyi, sosyalizm istemeyen sosyalistleri…

Anlamıyoruz. 

[Bu yazı 664 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [48]
[26 Aralık 2016] "Ah CHP vah CHP" ... [17 Mart 2016] 'HDP solu Güven Park'ta bitmiştir ... [14 Mart 2016] Dayanılmaz ... [4 Şubat 2016] Kürt sorununda ne bekleniyor? ... [1 Şubat 2016] Bir sınırı var. ... [28 Ocak 2016] AKP'nin kullanışlı efelenmesi ... [11 Ocak 2016] Korkacaksanız durmaktan korkun ... [4 Ocak 2016] AKP'nin dayanılmaz cazibesi ... [14 Aralık 2015] Taşları dökmek ... [7 Aralık 2015] Savaş hazırlığı ... [3 Aralık 2015] Tezek kadar akıl ... [19 Kasım 2015] Mükemmeli arayan komünist ... [16 Kasım 2015] 'Bu bir tesadüf mü, yoldaşlar?' ... [10 Kasım 2015] Boşluktan çıkış ... [2 Kasım 2015] Saygısız ve örgütlü ... [30 Ekim 2015] En büyük 'vaadin' sahibiyiz ... [19 Ekim 2015] İnançsız sol ... [15 Ekim 2015] Cenaze evinde kahkaha ... [12 Ekim 2015] Yeni durum, yeni dizilim ... [8 Ekim 2015] Zamanında bir uyarı denemesi ... [5 Ekim 2015] Hedefi daraltmak mı? ... [14 Eylül 2015] Sürprizler ülkesi ... [7 Eylül 2015] Komünistlik fazla ... [29 Ağustos 2015] Bakan olmak ... [27 Ağustos 2015] Eskiden olsa. ... [24 Ağustos 2015] AKP'yi yalnız mı zannediyorsunuz? ... [20 Ağustos 2015] Sıfıra sıfır, elde var kan ... [13 Ağustos 2015] Sosyalizm üzerindeki baskı ... [10 Ağustos 2015] AB, NATO, 'süreç'. ... [3 Ağustos 2015] Türkiye kontrolden çıktı mı? ... [27 Temmuz 2015] Sınıfını unutan sol ... [20 Temmuz 2015] Aman çözüm sürecine 'bi şi olmasın' ... [13 Temmuz 2015] Seçimden sonra bir ay ... [6 Temmuz 2015] Reformizmin yeni nefesi ... [2 Temmuz 2015] Popülist akılsızlık halleri ... [11 Haziran 2015] Rahatlayan Türkiye ... [26 Mayıs 2015] 'Proce'ye oy da yok ... [16 Nisan 2015] Parlamento ne kadar önemli? ... [13 Nisan 2015] AKP'yi geriletmek ... [10 Mart 2015] Bir Çanakkale yazısı ... [9 Şubat 2015] Kaç yanlış kaç doğruyu götürür? ... [9 Ocak 2015] Fransa tepkileri ... [3 Ocak 2015] Artık 2015'teyiz... ... [29 Aralık 2014] Haziran demir alırken ... [27 Aralık 2014] AKP yılbaşına hazırlanıyor ... [22 Aralık 2014] Sosyal medya, Kürt sorunu ve düzey ... [10 Aralık 2014] Çirkin Süreç ... [28 Kasım 2014] Bir buçuk ay öncesine bakarsak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™