Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Etkin muhalefet!
19 Eylül 2015, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU

AKP bunca yıldır gücünü nereden alıyor…

AKP’liler bu soruyu, “iktidarda sağladıkları başarıdan” diye yanıtlıyorlar.

Keşke öyle olsa…

Ülkenin tüm anayasal ve kurucu değerleri ile çatışan, bu değerleri yerle bir edip, buna rağmen hala daha iktidarda kalabilen bir parti için, nasıl veya neye karşı bir başarıdan söz edilebilir ki!

Bu sonuç AKP’nin, iktidardan sağladığı gücü, etki alanı içindeki her yere baskın biçimde uyguladığını, her yeri de etki alanı içine çektiğini de gösteriyor.

İşte; basın, yargı, yasama…

İşte; demokratik kitle örgütleri, üniversiteler…

Daha başka hangi yere veya hangi örneğe bakılırsa bakılsın durum ne kadar farklı…

***

Demokratik sistem, siyasal partilerin varlığına bağlı.

Bunun için de siyasal partilerin, demokratik bir programa sahip olmaları, demokratik toplum gereklerine uygun hareket etmeleri gerekiyor.

İlişki bu kadar içi içe…

Demokratik sistemde bu tablo uyarınca siyasi partilerin, vesayete sokulmadan, hakkın özüne de dokunulmadan, siyasal ve hukuksal denetime de tabi olmaları gerekiyor.

Bu denetim, iktidar partileri için ise ayrı ve özel bir önem taşıyor.

Sistemin varlığı için, muhalefet partilerine önemli görevler düşüyor.

Muhalefet partilerinin bu görevlerini ne ölçüde yerine getirdikleri de, iktidarı elinde tutanlar kadar sisteme etki ediyor.

***

Muhalefet partilerinin iki şeyi amaçlaması ve ortaya koyması gerekiyor.

Birincisi; iktidar olma hedefleri.

Bu hedef için de iktidarda uygulayacakları programları ortaya koymaları ve bu konuda da ikna edici olmaları gerekiyor.

Kuşkusuz bunları yaparken de, iktidar partisinin yanlışları kendiliğinden ortaya çıkıyor olmalı.

Oysa bizde ne mi yapılıyor…

İktidar partisi yani AKP’nin yaptıkları, ya sadece eleştirilerek veya yanlış denilerek geçiliyor ya da durum kavranana kadar zaten iş işten geçiyor!

Muhalefet, kendisinin ne yapacağını açık açık halka anlatmıyor.

İkincisi; iktidardaki güce karşı muhalefetin ortaya koyacağı siyasal denetimin etkinliği.

Bu ne derece gerçekleştiriliyor…

Demokratik sistem deniliyorsa AKP’nin, muhalefeti güdümü altına almaması, alamaması, diğer siyasi partilerin de uydu parti, yavru parti konumuna düşmemesi gerekiyor.

Kendisini anayasanın bile dışında gören bir iktidar partisinin varlığı ve bu durumunu da sürdürmesi karşısında, bu tabloya bakıldığında, muhalefetin de ne durumda olduğu ve yine ne derece etkin olduğu zaten açıkça görülüyor!

***

Etkin bir muhalefetin yokluğu açıkça hissediliyor.

Kendisini Anayasa ile bağlı saymadığı için iktidar gücünü elinde tutan AKP, ülkede her alanda sorun yaratıyor ve her alanda sorun yaşanıyor.

Demokratik sistemi içselleştirmenin gereği olarak muhalefet partilerinin, haklarını kullanırken, görevlerini yerine getirirken, etkin olmaları, görünürde de hareket etmemeleri gerekiyor.

Muhalefet partileri için, iktidara geldiklerinde uygulayacakları programlarına da bakmadan, AKP için siyasal ve hukuksal denetimle ilgili sadece iki konudaki tutumlarını gündeme taşırsak, elde ettikleri yetersayıya da rağmen, etkin olma iradesi taşımadıkları açıkça görülüyor.

İşte muhalefetin özel çaba bile sarf etmeden önüne gelen iki konu…

Ve görün muhalefetin ne derece etkin olduğunu…

***

Bakanlar veya başbakan hakkında bir konuda meclis soruşturması açılabilmesi için sadece 55 milletvekili imzası yeterli.

Böyle bir önerge verildiğinde de, meclis soruşturması açılması ve sonrasında da Yüce Divan’a sevk için sadece 276 kabul oyu gerekiyor.

Muhalefet partileri, 7 Haziran sonuçlarına göre bu yetersayıyı elde etmiş durumdalar.

17/25 Aralık olaylarından ülkedeki rahatsız olmayan yok!

Buna rağmen 55 milletvekili imzası yok!

Böyle bir ilk adım sonrasında gündeme gelecek olan meclis soruşturması açılması oylamasında, sonrasında da Yüce Divan’a sevk oylamasında sadece 276 oy gerekiyor ki, atılmayan bu ilk adım da, anılan sürecin yaşanmasını zaten engelliyor.

Muhalefet, verdiği sözü her nedense hatırlamak istemiyor.

Yakaladığı bu güce rağmen, AKP’den hesap sorma iradesi ortaya çıkmıyor!

***

Gensoru, siyasi parti grupları veya en az 20 milletvekili tarafından verilebiliyor.

Seçim hükümetleri geçici nitelik taşısa da, bu seçim hükümetlerindeki başbakan veya bakanlar hakkında gensoru verilemez diye bir kural da bulunmuyor.

Hürriyet gazetesi basılıyor, güneydoğuda yaşanmadık olay kalmıyor, İçişleri Bakanı hakkında verilmiş bir gensoru yok!

Bir bakan hakkında bu gibi durumlarda gensoru verilmeyecek te, ne zaman verilecek…

Böyle bir gensoru verildiğinde, AKP dışındaki partilere mensup olanlar hayır oyu kullanamayacağına göre, bu tablo neyle veya nasıl açıklanabilir…

Ve aynı konularla ilgili olarak, yine Başbakan hakkında da verilmiş bir gensoru yok!

Başbakan’la ilgili ayrıca sayfalarca gerekçe de olmasına rağmen durum böyle.

***

Şöyle bir bakarsak;

Anayasa’da demokrasi, Cumhuriyetin değişmez niteliği olarak gösteriliyor.

Siyasi partilerin demokrasinin vazgeçilmezi olduğu, Anayasa’da da açıkça ifade ediliyor.

AKP’nin demokratik niteliğe sahip olmadığına Anayasa Mahkemesince açıkça karar veriliyor.

Anayasa'yı ve anayasal demokrasiyi korumak görevi olan Anayasa Mahkemesi, demokrasi dışı bu partinin, demokratik hükümet görevi yapabileceğini dayatıyor!

Muhalefet bu durumu kabullendiği gibi, bu duruma kayıtsızlık ta ruhuna işliyor!

Bu da muhalefetin ne derece etkin olduğunu ortaya koyuyor…

***

Konuya dönersek, iktidar gücünü nereden alıyor…

Kendini de tüketen bir iktidar, etkin bir muhalefet ile kolaylıkla yerinden edilecekken, iktidara karşı etkin bir muhalefet görevi yapılmaması, kuşkusuz iktidarı ayakta tutuyor.

İktidar, gücü de buradan alıyor.

Ülkede, verilen bu iki örnekten bile görüldüğü üzere, iktidardan ne hesap soran veya ne de o kararlılığı taşıyan ya da hesap sormayı aklından bile geçiren bir iradeye sahip muhalefet bulunmuyor.

İktidarı AKP’ye verenler, bu iktidarın varlığı için, ona uygun muhalefeti de herhalde böyle yaratıyor!

[Bu yazı 1001 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™