Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Eşitlik etiği
14 Eylül 2015, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Çok yalın gerçekleri, yaşanmış ağır gerçeklerle karşılaştırdığımız zaman algılayabiliyoruz. Hukukçu olmanız değiştirmiyor bu gerçeği. Yani anlamak için hukuksal donanım ve deneyim yeterli olmuyor. Duvara çarpmanız gerekiyor bazen, duvarın ne denli katı olduğunu anlamak için.

“Hukuk bilimi, düzen takıntılıdır. Derdi, hukuku, katı bir kural mantığını takip eden sistem veya ilkelerin disiplinli ve tutarlı bir şekilde düzenlenmesi olarak ortaya koymaktır.”

(Hukuk, Adalet ve İnsan Hakları, C. Douzinas, çev. Rabia Sağlam-Kasım Akbaş, Notabene) Alıntıyı anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Açıklayayım; hukuk, maddenin en sert ve en katı halidir. Daha kötüsü ise kurşundur. Özellikle iktidar kurşunu.

Başta dile getirdiğimiz ağır gerçeklere dönersek; İstanbul’da kaç anne ölmüş yavrusunu derin dondurucuda saklamak zorunda kalır? Ülkeyi yönetenler dün de, bugün de hep aynı tekerlemeyle; “Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney, Alevi- Sünni, Laz, Kürt, Çerkez… bizim için eşittir” nutukları atarken, eşitlik etiğine aykırı davranıyorlardı.

Etik bir yerde ahlak demekse, ahlaksız davranıyorlardı.

Bir annenin ölmüş yavrusunu derin dondurucuda saklamanın hiçbir mazereti yoktur. Cizre’ye 200 YPG’li gelmiş, öyle mi? Ülkenin, devletin sınırlarına başka bir yerden silahlı kişiler girmişse eğer, bunun sorumlusu yine devlettir, devleti yönetenlerdir. Bu sorumluluktan, halka zulüm uygulayarak kurtulmak mümkün değildir. Tam tersine, görev ve sorumluluk aksatılmıştır; bir dizi ağır suça dönüşmüştür. Eğer ileri sürülen iddialar yalansa, o zaman dünyanın en katı maddesi olan hukuk, Cizre’de çoktan buharlaşmış, yok olmuş demektir. Ki görünen odur.

Dünyayı yönetenler nasıl ki Bosna’da Kosova’da Ruanda’da ahlaksızdılar! Amerika nasıl ki Irak’a bomba atarken ahlaksızdı. İktidar yalanları ahlaksızdır. İnsanları eşitlemek için öldürmek bir yöntemse, burada da bir eşitlik etiği tartışmalı hale gelmektedir.

“Hukuk, dünyayı anlama biçimin ilk ve en önemli ideolojik pratiğidir. Hukukun değerden bağımsız olduğu iddiası belki de çağımızın en güçlü ideolojik hilesidir.” (age.) Alıntıları yaptığımız Costas Douzinas önemli bir hukuk profesörü. Bir akademisyen tavrıyla “hile” diye tanımladığı olguya ben kestirmeden ahlaksızlık ve ikiyüzlülük demekteyim. Ama bazen öyle anlar yaşanıyor ki bu ülkede, hukukun bu hileli niteliğine karşın varlığı belki işe yarayabilecekken, silahların ateşiyle buharlaştırılıyor. Cizre’de hukukun böylesi buharlaştırıldığı ortamda eşitlik etiği olmadığı gibi, insanlık eşiği de çoktan aşılmıştır.

Bosna, Kosova öykülerini okurken ve bu öykülere gerçekten de üzülürken, biraz da ikiyüzlüydük. Çünkü o acı ile aramızdaki mesafe; coğrafya, ülkeler gelin görün ki elimizi kolumuzu bağlıyordu! Yoksa neler yapmazdık! Şimdi Cizre ile aramıza başka mesafeler koymaya kalkıyorlar; YPG, PKK... Dahası şehit askerlerin ve polislerin daha kanları kurumadan ahlaksızca siyasi sömürüye malzeme edilmesi... Derin dondurucudaki ölü çocuklarla aramıza koyabileceğim tek şey vardır: Vicdan. Eğer kalmışsa!

[Bu yazı 653 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™