Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş
3 Eylül 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Türkiye halkının ezici çoğunluğu barıştan yana: Ölüme üzülüyor; öldürmeleri lanetliyor; yaşamı önemsiyor, asıl olanın ölüm değil yaşam olduğuna inanıyor; bunu açıkça veya örtülü bir biçimde dışavuruyor.

Azınlık ise ölümü kutsuyor: “Her şehit bir mühürdür”den, “Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır” nakaratına kadar... Öbür tarafa gelince; “Başka ne yapsın?” diyebiliyor; gerilla diyor; “Herkes elini tetikten çeksin” gibi homurtularla yetiniyor; ama bu “cinayet ağı”nı açıkça ve yüksek sesle lanetleyemiyor.

Yas tutma ve ifade özgürlüğü

32 gencin yaşamına mal olan 20 Temmuz Suruç Katliamı sonrasında, “ulusal yas ilânı” talebine karşı zamanın Hükümet Sözcüsü, ‘ulusal yası sıradanlaştırmamak gerek’ anlamında bir yanıt verdi. Öyle ya, 52 yurttaşın can verdiği Reyhanlı Katliamı sonrası bile yas ilân etmeyen hükümetin, “ulusal yas” için Suudi Kral Abdullah’ı beklediği ortaya çıktı.

Aradan bir ay kadar geçti: Yarbay Ali Alkan, yüzbaşı kardeşinin tabutu başında haklı ve meşru bir sorgulamada bulundu ölümler ve öldürmeler üzerine. Kendisi de namlunun ucunda olan yarbay, gencecik kardeşini uğurlarken “acı ve yas karışımı ifade özgürlüğü” kullandı; en doğal, en insan? hakkı.

Gelin görün ki, külliye müdavim ve yardakçıları, kullandıkları ifadelerde tam bir sorumsuzlukla yetinmeksizin, yarbay hakkında işlem yapılması için yarışa bile girdiler.

İktidarın iki yüzü

İşte bu “yarbay vak’ası”, iktidarın “iki yüzü”nü teşhir ediyor: Barış ister görünürken, savaşa tam gaz... Nasıl?

AK Parti 7 Haziran günü yaralandı; ama iktidarı o halde iken “can havli” ile tutmak için her yolu mubah gördü. Bunun için, “külliye güdümü” eşliğinde “temel kanun külliyen ve mütemadiyen” ihlâl edildi. ( Öyle ki, failler, “28 Şubat 1997 süreci”ni, hukuk dışı tasarruflarını meşrulaştırmak için kaldıraç olarak kullanmaya devam edebiliyor).

AK Parti hükümeti halâ işbaşında; belki de böylesi daha iyi. Hiç değilse sorumluluğu başkasına atamayacak...

7 Haziran-1 Kasım:
“Kara delik” mi?

Eğer PKK cephesi sahiplenmeseydi kalleşçe ve caniyane saldırıları, 90’lı yıllardaki gibi JİTEM ve Hizbullah benzeri saldırı kuşkuları öne çıkacaktı. Ne var ki, Külliye ve güdümündekilerin politikası ve kullandıkları araçlar, akan kanın artmasının “yaraları saracağı” beklentisini ele veriyor.

Bir yandan, yoğun saldırıların devam ettiği Güneydoğu’da “Anayasa dışı” özel güvenlik bölgeleri yaygınlaştırılırken; öte yandan, bütün ülkeye yönelik tuzaklarla dolu (fişleme talimatı da içeren Başbakanlık genelgesi dâhil) düzenlemelere ivme kazandırılıyor.

İç güvenlik kanununu uygulama yönetmeliğinden sonra, şimdi de “muhbirlik yönetmeliği” yürürlüğe kondu. Terör suç ve suçlularını ihbar edenler ödüllendirilecek buna göre... (Geçen yıllarda uygulanan ve büyük skandallara neden olan “gizli tanık” kepazeliği belleklerdeki tazeliğini korurken...). Kim kimi ihbar edecek, slogan atma veya pankart açma ile terör eylemi veya örgütünün özdeş görüldüğü bir ülkede?

Polis/ jandarma/ MİT/ TSK...

Hepsi görev başında... TSK Güneydoğu’da ve seferberlik benzeri ortam ve koşullarda… MİT yasasında yapılan ve mensuplarına ayrıcalıklar tanıyan değişiklikler yürürlükte. Üstelik, “özel güvenlik bölgeleri”nde mülki idare amirleri Anayasa dışı yetkiler kullanmakta. Dahası, AYM gündemindeki 6638 sayılı iç güvenlik yasası uygulama yönetmeliği, “Külliye iradesi” doğrultusunda hazırlandı... Peki şu halde neden “muhbirlik kurumu”?

Bunu PKK saldırıları ile gerekçelendirmek için fazla saf olmak gerekir. 1 Kasım’a giden yolu karartarak elden geldiğince “yarayı sarma” amacı öne çıkmıyor mu?

Medya terörize ediliyor

Basın kartları yönetmeliği değişikliği ve Milliyet’te “toplu kıyım” şeklinde medya üzerinde yürütülen doğrudan ve dolaylı baskılar yetmiyormuş gibi, “Koza İpek Medya Grubu”na yönelik “terör avı”, değinilen düzenlemelere yöneltilen eleştirilerin haklılığını ortaya koymuyor mu?

Ölümü değil, yaşamı kutsayalım

Ölümü, her ortam ve koşullarda lanetleyelim; hiçbir hedef öldürmeyi meşru kılamaz. Ölüm mangalarına karşı “yaşam cephesi” oluşturulabildiği ölçüde, kadavralar üzerinde “yara sarma hesabı” boşa çıkarılabilir. Barış kadavralar üzerinde inşa edilemez; seçim zaferi ise, asla!

[Bu yazı 822 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™