Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Odatv baskınının düşündürdükleri
16 Şubat 2011, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

HUKUK ancak ve ancak vicdanlar tarafından kabul görürse haklılık kazanır. Vicdanlara hitap etmeyen hukuk ancak hükümrana alet olur.

Odatv’nin sabaha karşı basılması ve yöneticilerinin evlerinin saatlerce aranması, sonra dagözaltı süresinin başlaması akıl ve vicdan yoksunu bazı gazeteciler tarafından hoşkarşılanmıştır, hatta alkış almıştır. Onlar belki de arkalarında yazılı/kayıtlı belge bıraktıklarının farkında değillerdir ama her fani gibi gazeteci de tarih önünde “nasıl bilirdiniz?” sorusu ile karşılaşacaktır.

Ruhunu hükümrana satanları bir kenara bırakırsak Odatv baskını akıllarda ve vicdanlardayer bulmamıştır. Her yazdığı ortada olan bir basın organının ‘Ergenekon terör örgütü üyeliği ve bu kapsamda halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçlamasıyla’ basılması akılve vicdanın kabul edebileceği bir şey değildir. 2007’den beri süren bir davada her şeyiyle ortalık yerde duran bir muhalif basın organının da “çeteye” dahil olduğunu 2011’dekeşfetmek aklın değil, önce intikam ateşinin, sonra da çok yeni bir gelişimin ürünü olmakdurumundadır.
Nedir yeni gelişim?

Benim aklıma Odatv tarafından Zir Vadisi’ndeki aramalara Amerikalıların karıştığına, hattayön verdiğine dair iddianın somut görüntü ve seslerle ortaya atılması takıldı!
Odatv’nin 14 Şubat sabahı yayınladığı görüntüler de sahte olabilir. Ancak, polis tarafındaverilen tepkinin orantısız şiddeti artık ülkede her gelişmeyi şüphe ile karşılayanparanoyak beynimde oluşabilecek bir yeni şüpheyi maalesef büyük çapta bertaraf etti.
Mahkemece 12 Şubat’ta arama kararı alınması da İstihbarat’ın pekala bu özel yayınlarhakkında “ön duyum” alması ile açıklanabilir.

TSK’yı etkisizleştirmek, AKP’yi güçlendirmek için ABD makamlarının yıllardır faaliyettebulunduğuna dair kuruntu yıllardır benim gibi ABD’yi hala en önemli müttefik olarak kabuleden insanların bile aklına takılmış vaziyettedir.
ABD’nin “1 Mart tezkeresi”nin intikamını muhakkak alacağına dair düşüncemi yıllar önceyazmıştım.
Ergenekon Davası 2007’de Ümraniye’de bir evde el bombaları bulunması ile somutlaştıama ne idüğü belirsiz Tuncay Güney’in (kod adı: İpek) hırsızlık suçlaması ile sorgulanırken Jandarma hakkında verdiği bilgiler ve evinde bulunan, ancak sonradan ortaya çıkan“dokümanlar” (2001) davaya ana yönlendirme sağladı.
Hırsızlıkla suçlanan Güney bu durumuna rağmen ABD’den 10 yıllık vize aldı ve şu andakorumalar eşliğinde Kanada’da “hahamlık” yapıyor!

Benim tamamen Fethullah Gülen’in denetimi dışında olduğuna ve Gülen’i sevenler ile zerre kadar alakası olmadığına inandığım ama kamuoyunda yine de “F-tipi” olarak kabulgören emniyet içindeki “özel yapı”nın başlangıçta dışarıdan yönlendirilen, sonradan ipi ele geçiren bir yapı olduğuna dair Türkiye’de yaygın bir kanaat var.
Ancak, 14 Şubat gününe dek bu konuda kimse somut bir belge/görüntü ortaya koyamamıştı.
Odatv 14 Şubat günü bunu yapmaya yeltendi!
Eğer, görüntüler gerçekse; Türk Emniyeti’nin içinde bir unsurun ABD’li uzmanlar tarafından yönlendirildiği somut olarak ortaya çıkar.
O zaman da Ergenekon Davası’nın seyri gerçekten değişir!

(Hürriyet 16.02.2011)
[Bu yazı 1942 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™