Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
MEŞRUİYET
18 Ağustos 2015, Av. Reha TAŞKESEN
, Av. Reha TAŞKESEN

 

Bir devlet adamı bir zamanlar demişti ki; “Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.”

 

            Türkiye, bir yol ayrımına gelmiştir.

 

            Bu noktaya geleceği de yıllar öncesinden belliydi. Çok söylendi.

 

            Türkiye, “Anayasalı Devlet” ile “Anayasal Devlet” arasında seçim noktasındadır.

 

            Siyasi partiler de dahil olmak üzere bütün Anayasal kurum ve kuruluşlar önemli bir karar noktasında bulunmaktadırlar.

 

            Milletin vekilleri önemli bir sınav ertesindedirler.

 

            Meşruiyet sınava tabi tutulmaktadır.

 

            Cumhuriyet tarihimizin bütün kazanımlarını silmek ile bu kazanımlarımıza bir yenisini daha eklemek arasında tercih yapmak noktasındadırlar.

 

            Demokrasi ile yola devam etmek ya da Otokrasi ile yoldan çıkmak üzereyiz.

 

            21. yüzyılda demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti anlayışı öne çıkmıştır.

 

            Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti geleneği olmayan ülkeler yıkılıp gitmektedirler.

 

            Örnekleri hemen yakın coğrafyamızda mevcuttur.

 

            Türkiye BM, Avrupa Konseyi ve NATO üyesidir. G20 ülkeleri arasındadır. Gümrük Birliği ile AB üyeliği konusunda önemli bir aşamayı geride bırakmıştır. AB müzakere süreci ise devam etmektedir.

 

            Ancak, Türkiye’nin Dünya’daki görünümü olumlu değildir.

 

            Türkiye “Siyasi İslam Anlayışını” referans alan ülke olarak görülmektedir. Ayrımcılık yapmaktadır ve terör örgütlerine destek verdiği konusunda iddialar bulunmaktadır.

 

            Yolsuzlukların boyutlarının çok ileri düzeye ulaştığı iddia edilmektedir. Türkiye’yi yöneten siyasi kadroların adları yolsuzluklar ile birlikte anılmaya başlanmıştır.

 

            Demokrasi, neredeyse yok denilebilecek bir noktaya gelmiştir.

 

            Yargı siyasallaşmış ve siyaset de yargısallaşmıştır[1].

            Muhalefet partileri kendilerini, çok eleştirilen 1982 Anayasası’nı savunmak zorunda hissetmektedirler.

 

            “Kamu Düzeni” giderek yara almaktadır. Güvenlik güçleri kamu düzenini muhafaza edebilmek için yoğun gayret göstermektedirler.

 

            Yoğun gözaltılar ve tutuklamalar yapılmaktadır.

 

            İnsan hakları ihlalleri sıradanlaşmıştır.

 

            Ve ekonomi başaşağı gitmektedir.

 

            İş dünyası gelişmeleri kaygı ile izlemektedir.

 

            Yabancı sermaye girişi ve yatırımlar durmuştur.

 

            İhracat geriye doğru bir devinim içerisindedir.

 

            Gelecek aylarda küresel piyasalardaki faiz artışı, yükselen ekonomilere geçici olarak gelen sermayenin hızlı şekilde çıkışına neden olabilecektir ki; ekonomik göstergeler bakımından önemli sonuçları olabilecektir.

 

            Bu noktada Türkiye neyi tartışmaktadır?

 

            Bir erken seçim için nasıl bir yöntem izlenebileceğini tartışmaktadır, Türkiye.

 

            Kamuoyuna iki seçenek sunulmaktadır:

 

            TBMM tarafından ya da Cumhurbaşkanı tarafından karar alınması.

 

            Anayasa, bu durum için bir yol önermektedir.

 

            İçerisinde bulunduğumuz olağandışı durum için öncelikle Cumhurbaşkanı tarafından karar alınacağına işaret etmektedir, Anayasa[2].

 

            TBMM tarafından, bu durum için bir karar alınması önerilmemektedir.

 

            Meşruiyeti tartışmalı kararlar alınmasının “Anayasal Devlet” anlayışı bakımından meşru sayılmayacağı dikkate alınmalıdır.

 

            Türkiye “Anayasalı Devlet” değil “Anayasal Devlet” gibi hareket edebilmelidir.

 

            Kişiler fanidir, Devlet bakidir.

 

 

                                                                                              Av. Reha Taşkesen

                                                                                               Ankara, 17.08.2015



[1] Av. Başar Yaltı, Anayasa Mahkemesi Nereye, Barobirlik, TBB, Haziran 2015, S.28

[2] T.C. Anayasası, M.114/2 ve M.116/2

[Bu yazı 1140 kez okundu]
Av. Reha TAŞKESEN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[21 Temmuz 2016] İVEDİLİKLE ... [26 Ocak 2016] EKONOMİDE GELİŞMELER (II) ... [11 Ocak 2016] EKONOMİDE GELİŞMELER (I) ... [28 Eylül 2015] İNSAN ONURU ... [27 Temmuz 2015] YİNE FİKİR DEĞİŞTİRDİ ... [25 Haziran 2015] SÜLEYMAN DEMİREL DOKUZUNCU CUMHURBAŞKANI ... [26 Mayıs 2015] SEÇİMDEN SONRA ... [29 Nisan 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2 (III) ... [15 Nisan 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2(II) ... [18 Mart 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2 ... [30 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI IV ... [22 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI III ... [17 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI II ... [12 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI ... [30 Ekim 2014] DEMOKRASİ VE KALKINMA ... [29 Mart 2014] DÜNYANIN İSTİKAMETİ ... [2 Ocak 2014] BİLGE KİŞİ İLE SÖYLEŞİ ... [25 Aralık 2013] ÇILGIN TÜRK ... [30 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (V) ... [19 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (IV) ... [9 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (III) ... [2 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (II) ... [27 Ağustos 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (I) ... [30 Haziran 2013] ÇATIŞMA ORTAMININ DEĞİŞEN KARAKTERİ ... [3 Ocak 2013] 2030 ... [20 Kasım 2012] İNŞA-İ HAK ... [5 Kasım 2012] İLERLE(ME)ME RAPORU ... [13 Eylül 2012] SUÇLULAR AYAĞA KALKSIN ... [27 Temmuz 2012] TORBA YASA AYKIRI DÜŞÜNCELER ... [4 Haziran 2012] TÜRK HUKUK KURUMU ... [2 Mayıs 2012] TÜRKİYE VE NATO ... [14 Nisan 2012] STRUMA VE HOCALI ... [12 Mart 2012] Devlet Sırrı Kavramı Ve Hukuk Devleti ... [22 Şubat 2012] OLAĞANÜSTÜ DÖNEM HUKUKUNUN GEÇERSİZLİĞİ ... [29 Aralık 2011] SONRAKİ TÜRKİYE VE YENİ YAKLAŞIMLAR ... [24 Aralık 2011] AVRASYA BİRLİĞİ ... [16 Ekim 2011] HUKUKUN HUKUKSUZLUĞU ... [16 Ağustos 2011] ASKERLER VE SİLAHLI KUVVETLER ... [10 Temmuz 2011] Yeni Anayasa Ve Savunma / Savunmaemekçileri ... [10 Haziran 2011] SEÇİM SONRASI ... [29 Mayıs 2011] Küresel Ceza Hukuku Uluslararası Ceza Mahkemesi ... [30 Nisan 2011] GELECEĞİ GÖREBİLME ... [1 Nisan 2011] Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ... [10 Şubat 2011] HUKUK DEVLETİ ... [31 Aralık 2010] ANKARA ... [29 Kasım 2010] SİYASİ PARTİLERDE LİDER VE KADRO DEĞİŞİMİ ... [11 Kasım 2010] CUMHURİYET HALK PARTİSİ ... [29 Ekim 2010] BİRLEŞEBİLME/AYRIŞABİLME YETENEĞİ BARO SEÇİMLERİ ... [1 Ekim 2010] HALK OYLAMASI VE ALINAN DERSLER ... [27 Nisan 2010] NÜKLEER ENERJİ VE NÜKLEER SİLAH ... [15 Nisan 2010] ZAMANLAMA ... [12 Nisan 2010] HUKUK DOLU GÜNLER ... [24 Mart 2010] NEVRUZ ... [20 Mart 2010] 24 NİSAN ... [9 Şubat 2010] ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLMEK ... [31 Ocak 2010] DEĞİŞİM VE HUKUK ... [16 Ocak 2010] DEĞİŞİM ...
Av. Reha TAŞKESEN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™