Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anormal olan normal olunca
17 Ağustos 2015, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Anormal olan normal oldu. Anormal olana güçlü tepki verilir. Anormal normal olunca, anormale verilecek olan/verilmesi gereken tepki normalin altında kalıyor.

Anormalimiz bir tane değil. Ama en baş anormalimiz, “fiili durumlu” devlet başkanı Tayyip Erdoğan. Seçilmesinin birinci yılı nedeniyle yaptığı konuşmada, “Temsili değil güçlü makam. Fiili durumumuz bu. Bunu hukuki duruma getirmek gerek” gibi sözlerle devlet başkanlığını ilan etti. Yine 15 Ağustos’ta “Sistem değişti” diyerek fiili devlet başkanlığı uygulaması “itirafını” yineledi. Ülkenin bir “cumhurbaşkanı” olarak “Birileri gücünü YPG’den YPJ’den… alıyor” diyerek, felaket haline getirdikleri Ortadoğu politikasını da siyasi malzeme yapmayı sürdürdü. Kişi, “Ben anayasayı, hukuku çiğnedim, fiili durum yarattım. Devlet başkanı oldum. Buna hukuksal kılıf gerek” demekte. İşte bu denli bir anormali içindeyiz.

Bunlar yaşanırken, ölülere sınırda tabutlarda bekletilerek işkence yapıldı. Sanki canlılarmış gibi bir konum aldılar. Ölüye saygı hak getire. En acımasız savaş koşullarında bile ölülerin savaş meydanlarından toplanması için ateşkes yapılır. Savaşlarda değil ölüler, artık “düşman” konumunda olamayan, yani yaralı olup savaşamayacak durumda olan yaralılar da korunur. Bu yüzden hastanelere saldırı savaş suçudur. Ölülere saldırı da öyle.

En temel hukuk kuralları çiğnenebilir. Bu anlaşılabilir, mümkündür. Çünkü her hukuk kuralının çiğnenebileceği öngörüldüğü için, her hukuk kuralının ihlali halinde uygulanacak yaptırımlar da baştan öngörülmüştür.

En temel incelik kuralları çiğnenebilir. Bu sıkça yapılır üstelik. Bu nedenle incelikten çok kabalağı anlatan bir söz ve sözcük dağarcığımız vardır günlük dilde.

Ama bir şey var, sadece bu ülkede değil, tüm tarih boyunca birikmiş, süzülmüş en temel insani kurallar tartışılmaz. Bunlar ihlal edilirse, burada bir sorun var demektir. Ama işte, başımızda bir anormali ve o anormalinin neden olduğu bir savaşta, en temel insani kurallar, ihlalin de ötesinde, yok sayılıyor.

İlyada Destanı’nın dönüm noktalarından biridir Hektor’un ölümü. Truva kralı Priamos’un oğlunun ölümü, şimdiki zamanların moda deyimi ile bir “üst akılla” olmuştur. Prens Hektor, Aşil gibi tanrısal nitelikleri olan birine karşı durma cesareti göstermiştir. Olimpos’un tanrıçalarından Hera ve Athena Aşil’e yardım etmişler, Hektor’un ölümü bu yardımla olmuştur. Destan böyle… Aşil’in hıncı öyle büyüktür ki, Hektor’un ölü bedenine de işkence etmiştir. Onu arabasının arkasına bağlayarak, surlar önünde yedi kez tur atmıştır. Bu işkenceye karşın, o savaşın yeneni, insanlık vicdanı söz konu olduğunda Hektor’dur. Destanda, Aşil bile insafa gelip, Hektor’un ölü bedenini halkına geri vermiştir.

Sürüklenen ölü bedenlere caniyane eziyeti bu coğrafya çok gördü. Sınırda ölü bekletmek de yeni bir canilik. Ama bu uygulama salt “karşı” taraf ölüler için bir tehlike değil. Bu savaşın karar vericilerinin insani ortalamasını ele veriyor. Ey ülke, ölüye eziyeti uygun gören zihniyet kendi askerleri için de fazla bir vicdana sahip değildir. Ölüler, “düşman” değil, insani bir “andır” çünkü. Bunların “kendi” dirileri ve ölüleri için de bir saygıları yoktur. İşte bu yüzden şimdi her gün ülkede pek çok eve ateş düşüyor. Asker, polis, gerilla… sıfatı ne olursa olsun hepsi bir konseri birlikte izleyip, birlikte halay çekecek olasılığa sahip hayatlar… Bir kişinin devlet başkanlığı hırsı ile ölüyorlar. Bir zamanlar bu ekip “Elbiseyi değiştirdik” diyordu. Doğruydu, elbiseyi değiştirdiler ama kafa ve anlayış aynı despotlukta…

[Bu yazı 679 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™