Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Esad sizi savundu
30 Temmuz 2015, Hüsnü MAHALLİ
, Hüsnü MAHALLİ

Arap Baharı' denilen o rezil oyun ile birlikte Tunus ve Mısır'da Müslüman Kardeşler iktidara taşındı. İktidar  değişimi ile Müslüman Kardeşlerin  gücü Yemen'de artırdı. Libya'da Kaddafi'nin devrilmesi ile Müslüman Kardeşler ve her türlü İslamcı grup ülkeyi darmadağın etti.
Sıra Suriye'ye gelmişti.

Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere Körfez ülkeleri, AKP yönetiminde Türkiye ve 'Suriye Dostu Grubu' adı altında toplaşan yüz kadar emperyalist, sömürgeci ve işbirlikçisi ülke Suriye halkının üzerine çullandı.
2008-2009'da Kerry'nin iki kez  ' Bölgenin en çağdaş, laik ve umut veren lideri' dediği Esad ' aniden 'zalim, diktatör ve halk düşmanı' ilan edilmişti.

İlan edenler arasında en ilginç olanları ise dünyanın en geri kalmış, çağ dışı, ilkel, bağnaz, rezil, ahlaksız ve demokrasi ve özgürlüklerle zerre kadar ilişkisi olmayan Arap Kral, Emir ve Şeyhler var.
Bu kral, emir ve şeyhlerin milyarlarca doları Türkiye üzerinden Suriye'ye akmaya başladı.

Bu dolarlarla dünyanın dört bir yanından binlerce ruh hastası, sapık ve katil Suriye'ye taşındı.
Türkiye üzerinden.
Herkes için tek bir slogan ve amaç vardı :
'Biz Sünniler el ele verip kafir Alevi Esad ve Suriye'deki tüm Alevi ve Şii yandaşlarını yok etmeliyiz'.
Herkes bu amaca yönelik hareket etmeye başladı.
Alevi ve Şii köy, kasaba ve şehirler hedef seçildi.
Haziran 2011'deki ilk terörist saldırılardan bu yana her Alevi ve Şii ailede en az iki şehit var.
O günden bu yana ordu, güvenlik güçleri ve halk savunma gruplarından on binlerce şehit düştü.
Bir çoğu da hunharca ve vahşice şehit edildi.
Ama Esad, Suriye devleti, ordusu ve halkı direndi.
Dünya tarihinde böyle bir mücadele görülmemiştir.
Suriye dünyanın en gaddar, kanlı, aşağılık ve insanlık dışı evrensel bir saldırıya karşı koydu.

Bu direniş ve karşı koyma bölgemizi ve dünyayı büyük bir beladan kurtardı.
Suriye direndi diye Mısır halkı ve ordusu Müslüman Kardeşleri devirdi.
Suriye direndi diye Tunus halkı Müslüman  Kardeşlerden kurtuldu.
Suriye direndi diye Lübnan İslamcıların eline geçmedi.
Suriye direndi diye Erdoğan'ın halifelik ve sultanlık hayalleri çöktü.
Çöktüğü için de Erdoğan bu kadar kızdı Esad ve Sisi'ye.
Çöktüğü için de hep mezhepsel söylemlerini ön planda tuttu.
Kılıçdaroğlu'na bile ' Alevi olduğun için Alevi Esad'a destekliyorsun' dedi.
Peki liberallerimiz, sözde solcu aydınlarımız, garip demokratlarımız ne yaptı.

'Arap Baharı'nı destekledi ve utanmadan ' Diktatör Esad da devrilmeli' dedi.
Geldikleri nokta ortada.
Çok net, açık ve keskin ifadelerle söylüyorum :
Suriye ordusu, halkı, güvenlik güçleri ve Esad direnmeseydi bugün başta Türkiye olmak üzere tüm coğrafyamız kapkara olacaktı.
Ana şemsiye Müslüman Kardeşler altında tüm ruh hastası, sapık ve mezhepçi öldürmeye programlanmış katil sürüleri her tarafı yönetecekti.
Bir düşünün görüntüleri bile ürpertici olan IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri yüzlerce çetenin yüzbinlerce ruh hastası elemanları etrafımızda dolaşacak ve hepimize çağ dışı bir yaşam biçimini zorla kabul ettirecekti.
İnanın bana böyle olacaktı.

Şimdi onların işgali altındaki Suriye ve Irak bölgelerinde bunlar oluyor.
İnanın bana böyle bir yaşama bir hafta bile dayanamazsanız.
Esad direnmeseydi Türkiye şimdi yaşadığı karanlığın bin katını yaşayacaktı.
Siyasal, sosyal, kültürel, dinsel ve mezhepsel olarak.
Suriye halkı direndi hepimiz kazandık.
Kazandığımız için birileri çıldırıyor.
Kazandığımız için Suriye'yi  dağıtmak için her türlü ihanetin içine giriyorlar.
Allah'ın kutsadığı Şam'a dokunanlar bir gün gelir Allah tarafından cezalandırılacaktır.

Ben buna inanıyorum ve Suriye direnişinden onur duyuyorum.
Barış, dostluk, kardeşlik, sevgi ve insanlıktan yana herkes adına.
Ne olur bu yazıyı 2-3 kez okuyun ve neden doğru söylediğimi anlayın.
Çünkü Suriye, Türkiye ve tüm coğrafyamızın sizin sağ duyu, dayanışma ve desteğinize ihtiyacı var.
Suriye kurtulursa size de birilerinden ve onların karanlık dünyalarından kurtulacaksınız.

[Bu yazı 778 kez okundu]
Hüsnü MAHALLİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[5 Kasım 2015] AKP için çalışanlar ... [2 Kasım 2015] İdeal demokrasi ... [19 Ekim 2015] "Bak fena yaparım" ... [14 Ekim 2015] Buyurun cehenneme ... [11 Ekim 2015] "Türkiye'yi Bekleyen Tehlike Hayal Edilemeyecek Kadar Büyük" ... [3 Ekim 2015] Buyurun savaşa ... [27 Temmuz 2015] Külliyen yalan ... [20 Temmuz 2015] Sahte Bayramlar ... [13 Temmuz 2015] Bir ihtimal var! ... [8 Temmuz 2015] Sıcak mı! ... [6 Temmuz 2015] Ekstra rezalet ... [2 Temmuz 2015] Kanı kan ile yıkamak-2 Obama'nın sopası ... [28 Haziran 2015] Utanın ulan! ... [8 Haziran 2015] Cennet-Cehennem. ... [19 Mayıs 2015] Ne düştü? ... [29 Nisan 2015] Kimin savaşı? ... [19 Ocak 2015] Hakiki Cihat ! ... [15 Ocak 2015] Yalan makinesi ... [6 Ocak 2015] Sahtekarlık ... [22 Aralık 2014] Emir Hazretleri ... [15 Aralık 2014] İşkence-işkembe ... [27 Kasım 2014] Yassssak! ... [9 Ekim 2014] İdeolojik saplantı ... [24 Eylül 2014] Velev ki takas! ... [4 Eylül 2014] IŞİD-PKK! ... [25 Ağustos 2014] İflah olmaz ... [19 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (2) ... [18 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (1) ... [19 Temmuz 2014] Propaganda malzemesi Gazze ... [14 Temmuz 2014] Paralel işler ... [11 Temmuz 2014] Pembe yalanlar -2 ... [10 Temmuz 2014] Pembe yalanlar-1 ... [8 Temmuz 2014] Nereden nereye? ... [4 Temmuz 2014] Profesyonel ... [26 Haziran 2014] Muhalefet! ... [23 Haziran 2014] 100 yıl oldu! ... [17 Haziran 2014] Çaresiz zavallılar. ... [16 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [12 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [9 Haziran 2014] Bedel ödemek! ... [2 Haziran 2014] Hep çelişki ... [12 Mayıs 2014] Din hikâyeleri ... [21 Nisan 2014] Kimin katilleri? ... [7 Nisan 2014] Benim senaryo ... [25 Mart 2014] Haydi savaşa!... ... [27 Şubat 2014] Dağılan Şanzıman ... [14 Kasım 2013] Özerk PYD ... [21 Ekim 2013] Hep Çelişki ... [3 Ekim 2013] İdeoloji mi? ... [26 Eylül 2013] Sınır ... [22 Ağustos 2013] Entel sorunu ... [15 Ağustos 2012] Aynı boyut ...
Hüsnü MAHALLİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™