Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yine Hayatı Olmak
17 Haziran 2011, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
Hayatı olma’nın yolu nedir? Doğrusu soruyu, hayatı olamadığımızın halleri nelerdir? diye sormalıdır. Bu halleri terk ettikten sonra olacağımız şeydir belki hayat. Soruyu bu terkin yolları üzerine sormalı.

Değerli Hocam Adnan Güriz’in anısına…
Olan hayatın zaten içerisindeyken, sorun, bizim ona bilincimizde, duyuncumuzda ulaşamamamızdır. Kendimizi onda bir kez daha yitirmek yerine, hep yeniden bulmak için; sorumluluk duymak için hayatı olmak… Sorun bu. Bu bilince götürecek bir ahlak var mı? Bu ahlakı yaşanır kılacak; bunun siyasetine ulaşmamızı sağlayacak bir hukuk var mı?
Her şeyi kökünden başlayarak düşünmek gerekiyor. Hayata götüren bir ahlak ve hukuk ahlakı hep olageldi. İnsanlığa mal olmuş öyle metinler, bildirgeler, anlam içerikleri var ki, bu ahlakı en yalın, en sürükleyici biçimde dile getiriyorlar. Felsefenin ağır, ağdalı sözleri karşısında bunlar başka bir dille konuşuyorlar. İnsanlığın daralan, kararan ufkunu genişletip, aydınlatıyorlar. Düşün ve eylem ustalarına esin kaynağı oluyorlar. Bunların devrimleri nasıl ateşlediğini, yürekleri nasıl umutla, aşkla doldurduğunu kendinize sorduğunuz hiç olmadı mı?
Bunlara herkes, hele şimdi bir göz atmalı değil midir? Bunlar insanlığın mağara resimleriydi. Bunlar hayatı olmanın manifestolarıydı. Hayatı olmanın akarsularıydı… Bunları yeniden bir süzelim, damıtalım. Göreceğimiz şey, tadacağımız şey bizi deniz kılacak, hayatın kendisi kılacak! O anda yeni bir hayat; ya da hayat yeni başlayacak!
Meltem Yılmaz’ın John Berger ile yaptığı ve “İnsanlık Onuru için Devrim” başlıklı söyleşide (Cumhuriyet, 6.6.2011) düşünür şöyle diyor: “bugün dünyada neler yaşandığına bakarsak, dünyayı derinden etkileyen kararların siyasi liderler değil, ticari ortaklar tarafından verildiğini görürüz. Finansal kapitalizmle ilgilenen kişilerden söz ediyorum. Onlar üzerinde direkt bir kontrol gücümüz de yok. Onlar bizimle temas halinde olan, bildiğimiz anlamda liderler değiller ve hayatımız anormal bir biçimde onların etkisi altında. Onların değer verdiği tek şey, kâr”.
İşte buradan hep o çıkmaz anayola çıkıyoruz ve en acı, en ağır felaketlerin karanlık diplerinde kendimizi yeniden buluyoruz.
Bugün bu finansal kapitalizmin çıkmazlarında sürüklenirken, korkularımızla tortulaşmış kısır zihniyetimizi, kısa devrelerimizi bu düşmüşlüğün nedenlerine eklemeyi unutmamalıyız. Özgürlük korkumuz, tüketim ve tahrip hırsımız; kölece, kulca bir güvenlik arayışımız, alçaltan korkaklığımız; bunları besleyen, çoğaltan karabilincimiz… tüm bunlar, bizi yerlerde ne sürüklüyorsa, onun ekmeğine yağ sürüyor.
Bizi hayatı olmaya götürecek olan ilk önce, ne pahasına olursa olsun, doğru olanı bilmeye çalışmak ve doğru olanı eylemekte kararlı olmak değil midir, binbir kurnazlık yerine; bağnazlık ve ödleklik yerine! Bizi oraya götürecek olan hukuk bu eylemimizin içini, dışını kurup, kurgulayan; geliştirip, koruyan bir hukuk olmayacak mıdır?
Hayatı olmak istenci, hayatın yokoluş tehlikeleri karşısında yüksek bir sorumluluk bilincini; bunun güçlü, etkili bir pratiğini gerekli kılıyor. Elbette bu bilincin bizden yüksek düzeyde bir özveri istediğinin ayırdında olmalı. Buna hazır ve istekli olmaksızın söyleyeceğimiz her söz çirkin ve gülünç olur. Hukukun denek taşı olan Adalet’in, küçük büyük demeden, tüm eylemelerimizde kesintisiz var olabilmesi için “hayatı olmak”, “hayatı korumak” arayışıyla birlikte duyumsanması, düşünülmesi zorunlu görünüyor. Büyük ölçekte sosyal adaletin, kendi aramızdaki adaletin, düzenin adaletinin bugün kaynağı ve ölçütü artık böylesi bir bilinçtir, istençtir. Hayatı olamama’nın terki yollarından birisi adaletin yalnızca birbirimize karşı değil, doğaya karşı bir sorumlulukla birlikte düşünülmesidir.
“Hayatı olma”nın önce, doğuranımız yeryüzüne içten bir bağlılıkla başlayacağını söylemeliyim. Gökyüzünde yıldızlardan başka şeyler gösterenlerin bizi bu hayata, sözde başka hayatlar adına yabancılaştırmasının daima sömürünün ve tahakkümün çirkin bir hesabı olduğunu göz ardı etmeden “Hayatı olma”nın sanat, düşün, bilim manifestolarını, bir muhalif kültür olarak, yılmadan kara zihniyetin karşısına koymalıdır.
Hayatı olmak doğa-kültür geriliminde insanın kendi kendisini olma fırsatını elde edebildiği bir yönelimdir. İnsanlığa kendi içimizde açacağımız bu kapıdan yürüyebileceğiz.

(Cumhuriyet Bilim Teknik 17.06.2011)

[Bu yazı 2096 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[23 Aralık 2013] Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı ... [6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [19 Nisan 2013] Yeniden Merhaba! ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [29 Eylül 2012] Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [27 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı (2) ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [22 Nisan 2011] Yarın 23 Nisan ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™