Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Seçimden sonra bir ay
13 Temmuz 2015, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Önce büyük değişim beklentisi, sonra istikrar konsensüsü.

Bir aya bu ikisi sığmakla kalmadı; daha hükümet kurma görevi kimseye verilmemişken, yani sayaç henüz çalışmıyorken ülke her tür koalisyona defalarca ısındırılıp, sonra erken seçimin kapısına kadar getirilmedi mi?

Türkiye’nin sinirleri alındı sanki. Bütün seçenekler gerçekçi artık! Acaba çekik gözlü avı, MHP’nin biriken enerjisini tahliye etmenin ve istikrar ilkesi adına başka ilkelerden caymanın da hazırlığı olabilir mi? Şaka bir yana, AKP karşıtı kamuoyunun AKP’siz bir hükümetin gerçekçi olmadığına ikna olması uzun sürmedi. Dahası, bu kesimi parlamentoda temsil eden sol resmen AKP’li koalisyonu sineye çekmiş durumda.

MHP her zaman rejim ve devlet için yedek güçtür. Muhalefet makyajı TBMM Başkanı seçilirken biraz döküldü. Sonra tazelenmesi için biraz zamana gerek vardı, tabii.

Bir ay önce gıkı çıkmayacak hale gelen Erdoğan da geri döndü siyasete. Bir kez daha burjuva siyasetinde Erdoğan figürünün ayrıksılığını görmüş olduk. Erken seçim, istikrar uzlaşmasına aykırı kaçacağı için, el yakar. Bunu gören herkes sorumlu davranma ezberine geri çekilirken, siyasetin bir enstrümanı boşta, sahipsiz kalmış oluyordu. Erken seçimi bir silaha çevirebilmek için, birilerinin “yakarsa yaksın” demesi, seçimi göze alan/isteyen taraf olarak öne çıkması gerekiyordu.

Bir ay önce seçimin tek mağlubu olarak yorumlanan kişinin seçimden medet umması saçma değil mi? Burjuva siyasetinin çöküş günlerinde bu da oldu! Bana sorarsanız, erken seçimden ilk kaçacak olan Tayyip Erdoğan olur, derdim…

Yenilgi Erdoğan’ın son triumvirasının yalnızlaşmasıydı bir bakıma. Yalçın Akdoğan ve Efkan Ala’ya kadar gerilemek, ortada bir faaliyet programı veya akıl ortaklığı değil cürüm ortaklığı kaldığı anlamına geliyordu. TIR kasasında bitmek üzere olan üç siyasi kariyer!

TIR’lar yerlerinde duruyor; ama Erdoğan’ın AKP geleneğinde çok örneği olan tarzı bir kez daha güncellediği söylenmelidir. Triumvira masaldaki gibi aynanın değil, ama başta emperyalizm olmak üzere tüm egemen güçlerin karşısına geçip sordu: “Ayna ayna söyle bana, var mı dünyada benden daha… ?”

Ortadoğu’da ABD’nin IŞİD mücadelesinin sloganı “azı karar çoğu zarar” ise, Türkiye’de hükümet niyetine her şeyi yapabilecek, ilkesizliği yutturabilecek birileri lazım demektir. HDP’nin taraf olduğu, CHP’nin soldan çekiştirilmeye çok açık durduğu bir tabloda göreli avantaj AKP’dedir.

Ekonomi inşaata çıkartıldıysa, meşruiyet kriterlerini takmamalıdır Ankara. Burada avantaj mutlak biçimde AKP’dedir.

Kürt sürecinin durması olasılığı konu dışı bırakılmalı, ama en iyisi mehter adımlarıyla gidilmelidir. Olay ince ayar gerektirmektedir çünkü; ve Amerikan ince ayarı için söz dinleyen bir hükümete gereksinim duyulacaktır.

Emperyalizmin ve diğer egemenlerin çıkarlarına tam boy yaslanıp, sonra da risk alan, cesur politika diye ortalıkta gezmek, AKP tarzıdır. Ve seçimde kaybedilen mevziler bu bir ay boyunca belli ölçülerde telafi edilmiştir.

Burjuva siyaseti geçen bir aydan ders falan çıkartacak kalibrede değil. Bizse iyi bilelim; büyük değişim beklentisine oynayanlar, bir bakmışsın istikrara fit olmuş!

 

solhaber

[Bu yazı 693 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [48]
[26 Aralık 2016] "Ah CHP vah CHP" ... [17 Mart 2016] 'HDP solu Güven Park'ta bitmiştir ... [14 Mart 2016] Dayanılmaz ... [4 Şubat 2016] Kürt sorununda ne bekleniyor? ... [1 Şubat 2016] Bir sınırı var. ... [28 Ocak 2016] AKP'nin kullanışlı efelenmesi ... [11 Ocak 2016] Korkacaksanız durmaktan korkun ... [4 Ocak 2016] AKP'nin dayanılmaz cazibesi ... [14 Aralık 2015] Taşları dökmek ... [7 Aralık 2015] Savaş hazırlığı ... [3 Aralık 2015] Tezek kadar akıl ... [19 Kasım 2015] Mükemmeli arayan komünist ... [16 Kasım 2015] 'Bu bir tesadüf mü, yoldaşlar?' ... [10 Kasım 2015] Boşluktan çıkış ... [2 Kasım 2015] Saygısız ve örgütlü ... [30 Ekim 2015] En büyük 'vaadin' sahibiyiz ... [19 Ekim 2015] İnançsız sol ... [15 Ekim 2015] Cenaze evinde kahkaha ... [12 Ekim 2015] Yeni durum, yeni dizilim ... [8 Ekim 2015] Zamanında bir uyarı denemesi ... [5 Ekim 2015] Hedefi daraltmak mı? ... [1 Ekim 2015] Anlamıyoruz ... [14 Eylül 2015] Sürprizler ülkesi ... [7 Eylül 2015] Komünistlik fazla ... [29 Ağustos 2015] Bakan olmak ... [27 Ağustos 2015] Eskiden olsa. ... [24 Ağustos 2015] AKP'yi yalnız mı zannediyorsunuz? ... [20 Ağustos 2015] Sıfıra sıfır, elde var kan ... [13 Ağustos 2015] Sosyalizm üzerindeki baskı ... [10 Ağustos 2015] AB, NATO, 'süreç'. ... [3 Ağustos 2015] Türkiye kontrolden çıktı mı? ... [27 Temmuz 2015] Sınıfını unutan sol ... [20 Temmuz 2015] Aman çözüm sürecine 'bi şi olmasın' ... [6 Temmuz 2015] Reformizmin yeni nefesi ... [2 Temmuz 2015] Popülist akılsızlık halleri ... [11 Haziran 2015] Rahatlayan Türkiye ... [26 Mayıs 2015] 'Proce'ye oy da yok ... [16 Nisan 2015] Parlamento ne kadar önemli? ... [13 Nisan 2015] AKP'yi geriletmek ... [10 Mart 2015] Bir Çanakkale yazısı ... [9 Şubat 2015] Kaç yanlış kaç doğruyu götürür? ... [9 Ocak 2015] Fransa tepkileri ... [3 Ocak 2015] Artık 2015'teyiz... ... [29 Aralık 2014] Haziran demir alırken ... [27 Aralık 2014] AKP yılbaşına hazırlanıyor ... [22 Aralık 2014] Sosyal medya, Kürt sorunu ve düzey ... [10 Aralık 2014] Çirkin Süreç ... [28 Kasım 2014] Bir buçuk ay öncesine bakarsak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™