Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti
30 Haziran 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Gezi Direnişi veya süreci, 10 yıl süreyle TBMM’de çoğunluğu elinde bulunduran parti ve hükümete karşı bir toplumsal ve siyasal tepki idi. Başka bir söyleyişle, anayasal ve siyasal denge ve fren düzeneklerini giderek etkisiz kılan ve/ya kaldıran siyasal çoğunluğun işlem ve eylemlerine “dur” mesajı idi.

Bu mesaj alınmadığı gibi, 17 ve 25 Aralık 2013’te Parti-Cemaat ittifakının sona ermesiyle ortaya dökülen “kirli çamaşırlar”, Gezi’yi yaratan nedenleri -bunlara artılar da ekleyerek- pekiştirdi. Parti ise hukuku işletmek yerine, Gezi ve Cemaat arasında paralellik kurarak, “kendi hukuku”nu oluşturma yoluna gitti. Bunda, 30 Mart 2014 yerel seçimleri ile 10 Ağustos Cumhurbaşkanı (CB) seçimleri cesaretlendirici işlev gördü.

7 Haziran 2015 seçimleri ise 2010 (Anayasa referandumu), 2011 yasama seçimleri ve 2014 seçimlerine göre (yerel ve CB) kayda değer düşüş, bir “toplumsal ve siyasal fren” olarak görülebilir.

Başka bir deyişle, AK Parti, Gezi sürecini (ve Aralık operasyonlarını) ad koymasa da, iktidarını ve çoğunluğunu frenleyici ve zedeleyici etkenler olarak gördüğü için, HSYK yasasını değiştirdi ve sulh ceza hâkimlikleri ihdas etti; yargıç ve savcıları güdümü altına almak amacıyla Anayasa-dışı müdahaleleri sürekli hale getirdi; ama bunları da yeterli görmediği için “iç güvenlik yasası”nı (6638 sy. K.) çıkardı. Bunların “ürünleri”ni şu ya da bu biçimde toplamaya da başladı; hâkim ve savcıları kararları nedeniyle tutuklatmak, 1 Mayıs gösterilerini en acımasız biçimde bastırmak gibi...

Bütün bunların özeti: “sandık benim”; “sokak da sizin olmayacak.” Başka bir ifadeyle, sokak-sandık diyalektiğini kırarak, toplumsal muhalefeti bastırmak suretiyle böyle bir muhalefetin sandığa olası yansımasının önüne geçmeyi hedefledi.

Ama başaramadı: Seçmenler frenledi

Anayasal fren-denge düzeneklerini kaldırmakla yetinmeyip toplumsal muhalefeti şiddet yoluyla bastıran ve hukuku amaçlarının aracı kılan iktidara “dur” dendi; üstelik kendi seçmenlerince. İşte bu, toplumsal ve siyasal nitelik taşıyan bir fren olarak görülebilir.

AKP, bu freni, “vandalizm” veya “paralel” vb sözcüklerle yok sayamadığı için, yenilgisini bu kez “hükümet kombinezonları” ile aşmaya çalışıyor.

Oysa seçim sonuçları, iki seçenekli bir çözüm sunuyordu: Ya üçlü koalisyon (CHP-MHP-HDP) ya da AK Parti azınlık hükümeti.

Birinci olasılık, özellikle MHP’nin tutumu yüzünden gerçekleşmeyecek gibi görünüyor. Bu durum karşısında, her üç partinin, hiç değilse, 258 sandalyeye sahip AK Parti’ye, “Hükümeti kendin kur” demesi beklenirdi.

AK Parti ise ne iktidarı bırakmak, ne de yalnız başına kullanmak istiyor.

Amacı, yürütme ve yasamaya birlikte hâkim olmak. Eğer, hükümeti yalnız başına kurar ise yürütme elinde olduğu halde, yasamada zayıf olacak... Buna karşılık, üç partiden biriyle koalisyon hükümeti kurması halinde, TBMM’de üç parti arasında olası bir “yasama ittifakı”nı kırmış olacak.

Bu süreçte, partilerin tavrı nasıl yorumlanabilir?
- HDP, şimdilik oyun kurallarının dışında kalmaya çalışıyor.

- MHP, tarihiyle yüzleşme (1999-2002 koalisyonu) yerine, tarihsel sorumluluktan kaçmayı yeğliyor.

- CHP, üst düzey bir anayasal söylem yerine, kurmaylarının dağınık açıklamalarıyla kendini eleştirilerin hedefi haline getiriyor.

- AKP ise zamana oynuyor; iki şekilde: Ya kendine en uygun koşullarda koalisyon kuracak ya da kamuoyuna, “gördüğünüz gibi bu partilerle olmuyor” restiyle erken seçim için propaganda malzemelerini öne çıkaracak.

Mesela, Cumhurbaşkanı, YSK seçim sonuçlarını açıklayınca, hükümeti kurma görevi için hemen md. 109’u işletebilirdi. Ne var ki, TBMM Başkanlık Divanı’nın oluşmasını beklemek, hükümeti kurma çalışmasını seçimlerden yaklaşık bir ay sonra başlatmak ve hükümet kurma seçeneklerini en aza indirmek demek.

Şimdilik görünen, AK Parti’nin -oluşturduğu yasaklara rağmen karşısına çıkan- toplumsal fren mekanizmasını aşma yolunda kendi milletvekillerine konuşma yasağı bile koymuş olması.

CHP-MHP-HDP’nin ise AKP’nin yalnız başına hükümet kurmasında anlaşması, güvenoyuna engel olmaması, parlamenter rejimi işletme konusunda kayda değer bir adım oluşturur...

[Bu yazı 810 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™