Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
SÜLEYMAN DEMİREL DOKUZUNCU CUMHURBAŞKANI
25 Haziran 2015, Av. Reha TAŞKESEN
, Av. Reha TAŞKESEN

Devlette devamlılık esastır.

 

            Böyle derdi.

 

            Devleti güçlü kılmak ve devletin itibarını korumak derdiydi.

 

            Yurtiçi ziyaretlerinde valilik, belediye, garnizon komutanlığı ve üniversite rektörlüğü makamlarını ziyaret ederek devletin bütünlüğüne duyarlılık gösterirdi.

 

            Türkiye ekonomisini yakından izlerdi. Organize sanayi bölgelerine uğrar, fabrikaların temel atma ve açılış törenlerine katılır, ticaret ve sanayi odalarında konuşur, işadamlarını yeni yatırımlar için teşvik ederdi.

 

            Bir otomobil fabrikasının kurulması için yer tahsisi konusunda sıkıntı çıktığında; “girişimcinin önü tıkanmamalıdır, gerekirse Çankaya arazisini bile veririm” dediği hafızalarımızda yerini korumaktadır.

 

            Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcı gücünün korunmasına ve geliştirilmesine özel önem verirdi. Her yıl Donanma Komutanlığı bünyesinde yapılan törenlerde en az iki gemi suya indirilir ve en az üç geminin omurgası kızağa konulurdu.

 

            Türkiye’nin morale ihtiyacı var derdi.

 

            Sorun noktalarını süratle tespit eder ve giderilmesi için gayret gösterirdi.

 

            28 Şubat 1997 tarihinden hemen sonra demokrasinin zarar görmemesi için çok hassasiyet gösterdi. O dönemde bir konser salonunda “İşte Çağdaş Türkiye Bu” şeklinde seslenmesi hem bir tespit ve hem de bir özlemin ifadesi olarak belleklerde iz bıraktı[1].

 

            28 Şubat sürecinde eğer bir darbe olasılığı algılanmışsa, bunu siyaset yolu ile engelleme başarısını da göstermiştir.

 

            Türkiye’nin güvenliğine çok önem verirdi.

 

            1984 yılında başlayan terör eylemlerinin denetim altına alınması ve sonlandırılması her zaman öncelikli konularından bir tanesiydi.

 

            1998 yılı Meclis açılış konuşmasında “Suriye’ye mukabele hakkımızı saklı tutuyoruz. Sabrımızın taştığını bütün dünyaya ilan ediyorum” demesinden sonra başlayan süreçte örnek bir devlet adamı gibi hareket etti ve aynı zamanda da örnek bir diplomasi çalışması yapılmasını sağladı[2].

 

            Türkiye’nin sınır illeri olan Kars ve Edirne illerini kurtuluş günlerinde mutlaka ziyaret eder ve burada yaptığı konuşmalar ile sınır boylarından huzur, barış ve güvenliğin önemine vurgu yapardı[3].

 

            Dünya ve bölge olaylarını yakından izlerdi.

 

            Güne yerli ve yabancı onlarca gazete ve dergi haberlerine göz atmak ile başlardı.

 

            Uluslararası ortamı çok iyi gözlemler, her ay iki yurtdışı ziyaret yapılmasına ve iki de yurtdışından ziyaretçi kabul edilmesine özel önem verirdi.

 

            Bu ziyaretler “halin icabı ve bir zaruret” olarak yerine getirilirdi.

 

            Aynı gün içerisinde bir devlet başkanı ile Antalya’da sabah kahvaltısı yapmak, öğleden sonra Lizbon’da devlet başkanı devir teslim törenine katılmak, akşam ise İstanbul’da bir toplantıda bulunduktan sonra Ankara’ya dönmek olağan sayılırdı.

 

            Zamanı kullanmak konusunda özel bir yeteneği vardı.

 

            Balkanların ve Kafkasların istikrar ve güven içerisinde bulunması için gayret gösterirdi.

 

            Bulgaristan ve Romanya devlet başkanları ile Balkanların, Gürcistan ve Azerbaycan devlet başkanları ile Kafkasların güvenliği ve aynı zamanda da ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için sürekli istişarede bulunurdu[4].

 

            Orta Asya devlet başkanlarının ”Süleyman Aga’sıydı”.

 

            Deneyimli bir siyaset ve devlet adamı olarak kendisine saygı duyulur ve görüşlerine değer verilirdi.

 

            Komşu ülke devlet başkanlarının sağlık sorunları ile ilgilenirdi. Bu nedenle de Gülhane Askeri Tıp Akademisi bünyesinde teknik donanımı ileri seviyede özel bir bölüm tesis edilmesini arzu etmişti.

 

            Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev’in rahatsızlığını öğrendiği bir gece yarısı, verdiği talimat ile 3 saat içerisinde bir profesör eşliğinde sağlık ekibi Bakü’ye ulaşmak için Ankara’dan havalanmıştı.

 

            Vatandaşın dertlerine kayıtsız kalmazdı.

 

            Gece yarısı telefon eden bir vatandaş ile görüşür, bir sonraki günde sorununu çözerdi.

 

            Asla ayrımcılık yapmayan bir halk adamıydı.

 

            Süleyman Demirel’i Cumhurbaşkanlığı dönemine ait kısa ve çarpıcı bazı örnekler vermek suretiyle andık.

 

            Bu müstesna şahsiyet 17 Haziran 2015 tarihinde vefat etti.

 

            Güvenlik barikatlarını aşamayan vatandaş Kocatepe Camisi’nin avlusuna ulaşamadı. Burada Devlet vardı, ancak Millet yoktu.

 

            Şehriban Hatun Camisi’nde ise binlerce insan vardı. Burada da Millet vardı, ancak Devlet yoktu.

 

            Süleyman Demirel Cumhuriyet tarihimizin 50 yılına fikirleri ve enerjisi ile katkı veren bir şahsiyettir.

 

            Bir yerde Türkiye’de demokrasinin zemin bulması için verilen bir mücadelenin adıdır Demirel.

 

            Gelecekte çalışmalarının önemi ve değeri daha iyi anlaşılacaktır.

 

            İslamköy’de Çalca Tepe’deki cenaze töreni ile ebediyete uğurlandı.

 

            Allah rahmet eylesin.

 

 

 

                                                                                              Av. Reha Taşkesen

                                                                                              24.06.2015, Ankara

 

 



[1] Sevda-Cenap And Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası Ankara Müzik Festivali (30.03.1997-15.04.1997). Türk Metal İş Sendikası Esenboğa tesislerindeki 8.000 kişilik salonda ve 450 kişilik müşterek bir orkestra tarafından 9. Senfoni ile başlayan anlamlı konser. En az 10.000 kişinin bulunduğu salonun dışında da binlerce kişi vardı. Yağmurlu bir Ankara gününde tuvalet giymiş kadınlar topuklu ayakkabıları ile tarlaların içinde yürüyerek salona ulaşmak için gayret göstermişlerdi. Makam aracı kalabalık nedeniyle ana yoldan salonun bulunduğu noktaya 45 dakikada gidebilmişti.

[2] K.K.K. Org. Atilla Ateş’in 16.09.1998 tarihinde Reyhanlı’da yaptığı konuşma ile başlayan Suriye’ye yönelik diplomatik baskı süreci, 01.10.1998 tarihinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in T.B.M.M. Açılış konuşması ile devam etmiştir. Ekim 1998 ile Şubat 1999 ayları arasında sürdürülen yoğun siyasi, diplomatik ve askeri çalışmalar neticesinde Apdullah Öcalan bir iş adamına ait özel uçak ile ve Türk güvenlik elemanlarının nezaretinde 15.02.1999 tarihinde Türkiye’ye getirilmiştir.

[3] Edirne’nin kurtuluşu 25.11.1922 ve Kars’ın kurtuluşu 30 Ekim 1920.

[4] O yıllara denk gelen devlet başkanları:

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stefanov Stoyanov (1997-2002), Siyaset adamı.

Romanya Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu (1996-2000), Jeoloji Profesörü.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev (1993-2003), Siyaset adamı.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze (1995-2003), Siyaset adamı.

 

 

[Bu yazı 1113 kez okundu]
Av. Reha TAŞKESEN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[21 Temmuz 2016] İVEDİLİKLE ... [26 Ocak 2016] EKONOMİDE GELİŞMELER (II) ... [11 Ocak 2016] EKONOMİDE GELİŞMELER (I) ... [28 Eylül 2015] İNSAN ONURU ... [18 Ağustos 2015] MEŞRUİYET ... [27 Temmuz 2015] YİNE FİKİR DEĞİŞTİRDİ ... [26 Mayıs 2015] SEÇİMDEN SONRA ... [29 Nisan 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2 (III) ... [15 Nisan 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2(II) ... [18 Mart 2015] DÜNYANIN İSTİKAMETİ - 2 ... [30 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI IV ... [22 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI III ... [17 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI II ... [12 Aralık 2014] FİLİSTİN TOPRAKLARI ... [30 Ekim 2014] DEMOKRASİ VE KALKINMA ... [29 Mart 2014] DÜNYANIN İSTİKAMETİ ... [2 Ocak 2014] BİLGE KİŞİ İLE SÖYLEŞİ ... [25 Aralık 2013] ÇILGIN TÜRK ... [30 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (V) ... [19 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (IV) ... [9 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (III) ... [2 Eylül 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (II) ... [27 Ağustos 2013] SOLUKLAŞAN DEVLET SURİYE (I) ... [30 Haziran 2013] ÇATIŞMA ORTAMININ DEĞİŞEN KARAKTERİ ... [3 Ocak 2013] 2030 ... [20 Kasım 2012] İNŞA-İ HAK ... [5 Kasım 2012] İLERLE(ME)ME RAPORU ... [13 Eylül 2012] SUÇLULAR AYAĞA KALKSIN ... [27 Temmuz 2012] TORBA YASA AYKIRI DÜŞÜNCELER ... [4 Haziran 2012] TÜRK HUKUK KURUMU ... [2 Mayıs 2012] TÜRKİYE VE NATO ... [14 Nisan 2012] STRUMA VE HOCALI ... [12 Mart 2012] Devlet Sırrı Kavramı Ve Hukuk Devleti ... [22 Şubat 2012] OLAĞANÜSTÜ DÖNEM HUKUKUNUN GEÇERSİZLİĞİ ... [29 Aralık 2011] SONRAKİ TÜRKİYE VE YENİ YAKLAŞIMLAR ... [24 Aralık 2011] AVRASYA BİRLİĞİ ... [16 Ekim 2011] HUKUKUN HUKUKSUZLUĞU ... [16 Ağustos 2011] ASKERLER VE SİLAHLI KUVVETLER ... [10 Temmuz 2011] Yeni Anayasa Ve Savunma / Savunmaemekçileri ... [10 Haziran 2011] SEÇİM SONRASI ... [29 Mayıs 2011] Küresel Ceza Hukuku Uluslararası Ceza Mahkemesi ... [30 Nisan 2011] GELECEĞİ GÖREBİLME ... [1 Nisan 2011] Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ... [10 Şubat 2011] HUKUK DEVLETİ ... [31 Aralık 2010] ANKARA ... [29 Kasım 2010] SİYASİ PARTİLERDE LİDER VE KADRO DEĞİŞİMİ ... [11 Kasım 2010] CUMHURİYET HALK PARTİSİ ... [29 Ekim 2010] BİRLEŞEBİLME/AYRIŞABİLME YETENEĞİ BARO SEÇİMLERİ ... [1 Ekim 2010] HALK OYLAMASI VE ALINAN DERSLER ... [27 Nisan 2010] NÜKLEER ENERJİ VE NÜKLEER SİLAH ... [15 Nisan 2010] ZAMANLAMA ... [12 Nisan 2010] HUKUK DOLU GÜNLER ... [24 Mart 2010] NEVRUZ ... [20 Mart 2010] 24 NİSAN ... [9 Şubat 2010] ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLMEK ... [31 Ocak 2010] DEĞİŞİM VE HUKUK ... [16 Ocak 2010] DEĞİŞİM ...
Av. Reha TAŞKESEN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™