Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye'
7 Mayıs 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
İBRAHİM Ö. KABOĞLU

Anayasa’ya göre, biri Cumhurbaşkanı (CB), diğeri Başbakan. Ne var ki, ilki, “Cumhurbaşkanlığı sistemi çökmüştür” diyerek, bu statüsü yerine “sokak”ları tercih ederek, Anayasa dışılığını sürekli ifşa ediyor. Diğeri, anayasal yetkilerini bir yana bırakarak, kendi statüsünü ortadan kaldırmak için meydanlarda. Öyle ki, CB ve Başbakan, iki muhalefet lideri gibi. Dahası, söylem, eleştiri ve ithamları, şu görünümü veriyor: Baraj altında kalma riski varmış gibi, bütün siyasal aktörler ve sistemle hesaplaşıyor… “Karşımda 14 parti var”, diyor Erdoğan.

‘Cumhurbaşkanlığı sistemi çökmüştür’

Bu ne demek?

- Fiziki mekân olarak mı? Cumhuriyet’in sembolü olan Çankaya köşkü açısından söylediyse, doğru. Beştepe’ye taşındı; üstelik, taşınılan Saray da, mahkeme kararlarına rağmen inşa edildiğine göre, çöküş var…

- Anayasa olarak mı? Hayır: Anayasa yürürlükte ve CB’nin “görev+yetki+sorumluluk-sorumsuzluk” statüsüne ilişkin düzenlemeler  geçerli.

- Seçim mi? “Halk tarafından seçildim, 10 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanlığı sistemi çökmüştür” söylemi de yanlış; çünkü, “seçilme tarzı”, usule ilişkin bir durum. Oysa, esasa ilişkin bütün anayasal hükümler yürürlükte ve bunların başlıca muhatabı, CB’nin kendisi. Meşruluğu ise, TBMM tarafından seçilen CB’ler için ortaya çıkan meşruluktan daha düşük. Çünkü, CB’nin nitelikli çoğunlukla seçilmesi, salt çoğunluğa oranla daha geniş bir meşruluk sağlar. Öte yandan, yüzde 52 kullanım tarzı, toplumu iki grup olarak kutuplaştırmayı derinleştirdiğinden hayli tehlikeli.

- Şu halde, “çöküş” beyanı, sadece bir propaganda aracı mı?  Hayır! Bir gerçeğe işaret ediyor: “Meydanlara devletin parasıyla çıkıyorum. Yüzde 52 oy aldım. Bu hakkım.” “Parlamenter rejim bekleme odasına alınmıştır.” “400 milletvekili istiyorum.” “Darbe, parlamenter sisteme karşı yapıldı”; “Utanç dolu karanlık geçmiş”; “eski Türkiye Koalisyonu içinde paralel yapı” var; “Yeni bir arızaya mahal vermeden, sistemi toptan değiştirme şansı doğdu”; “Bu rejim tekliyor”…


Tebdil, tağyir ve ilga

Bu ve benzeri sözlere eşlik eden eylem ve işlemlerin özeti: “Cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos seçimiyle” değil, seçilen kişinin Anayasa-dışı söylem ve eylemleri ile çökertilmeye çalışılmakta.

İçişleri Bakanı’nın birkaç ay önceki “Anayasa tanımayan” sözleri, artık hayli geride kaldı.  Çünkü CB, “Anayasa’nın askıya alındığı”nı her vesileyle vurgulayarak belirtiyor.  Genel anlamda, “Anayasa’yı tebdil, tağyir ve ilga” bu değilse, nedir?

Parlamenter rejimi değersizleştirmek için, “darbe, parlamenter sisteme karşı yapıldı” diyen kişinin kendisi ne yapıyor? Her gün aynı suçu işlemiyor mu?


Din, yeni ittifak ekseninde...

AK Parti-Gülen ittifakının çökmesi, “dini kötüye kullanma ve politikaya alet etme yasağı” (Anayasa, md. 24/son) anlamına da gelen lâiklik ilkesinin öneminin anlaşılacağı umudunu vermişti.

AK Parti-Erdoğan ittifakı ise, bu umutları boşa çıkardı. Yeni ittifakın her iki başı da, Mekke ve Kuran aracılığıyla muhalifleri vurmaya çalışarak, dini istismarda yarış içinde…

AKP, iki yıl öncesine kadar Gülen vesayeti altında bulunduğunu giderek ortalığa sergiliyor. İki yalın gerçek: Dışişleri Bakanı, Gülen’i ziyaret ediyor. Önceki CB Gül ve Davutoğlu arasında izin ve haber  yönünden birbirini yalanlayan açıklamalar ise, devletin nasıl yönetildiğini ve toplumun kaderinin kimlerin elinde olduğunu göstermesi bakımından ibret verici.

Buna, AKP açısından “eski Türkiye” diyebiliriz.


‘Saray, sokak ve sandık’

“Yenisi” ise, bu kez, 10 Ağustos 2014’ten bu yana resmen AKP başında bulunmayan Erdoğan ile ittifakı:  Parti-Saray ittifakı=“Yeni” Türkiye.
AKP, düne kadar önünde diz çöktüğü Gülen ve cemaatini hukuk dışı yollardan tasfiye ederken, bu kez, “Saray” vesayetine giriyor.

İki ittifakın ortak paydası: İkisi de hukuk dışı, ikisi de dini politikaya alet ediyor. Şöyle denebilir: AK Parti, bir türlü rüştünü kanıtlayamıyor,  hukuk dışı ve gayrimeşru bir vasi ediniyor; yani vesayeti çok seviyor…

Amaç, “saray-sokak-sandık” tekelini kurmak. İç Güvenlik Yasası ve 1 Mayıs provası, devletin şiddet araçlarının ve resmî yapılarının parti hizmetine nasıl sokulduğunun ve toplumu nasıl düşmanlaştırdığının göstergesi. YSK’nin tutumu, “tebdil-tağyir ve ilga” zincirinde yer almıyor mu?

Şu halde asıl sorun, Türkiye toplumunun bu kirli ittifakların ördüğü vesayetten kurtuluşu sorunudur.

[Bu yazı 842 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™