Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Çorbanın tadı tuzu
20 Nisan 2015, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Raif Ertem avcıydı. Ama hayvanları herkesten çok seven bir doğa dostuydu. Yaşadığı zamanda kapitalizme teneke uygarlığı diye yazardı. Yazar, avukat ve dosttu. İyi rakı içerdi. Akşam rakısı herkesle, öğle rakısı dostlarla içilir, sözünü ondan duymuştum. Uzun zamandır öğle rakısı içemiyorum…

Raif Ertem’in Terkos ormanlarında, göl kıyısında, kulübede kuzine tipi bir sobası vardı. Üstünde her zaman, kazan kadar bir güveç kabında herkesin yemesi için kuru fasulye hazır olurdu. Av mevsiminde aç kalan her avcı oradaki kuru fasulyenin güvencesine sığınırdı. Eğer kuzine sönmüşse, gelen yakardı. Kulübenin kapısı kilitli değildi. Sosyalist bir avcıydı Raif Ertem. Bunu yaşamının her anında da yaşardı.

Kuru fasulye ola ki biterse, ilk gelen hemen yenisini ocağa koyardı. Günlerce pişen kuru fasulyenin tadı, ortak emekle daha bir güzel olurdu. Herkes kendine göre bir tutam bir şey katardı. On gün, on beş gün tadı güzelleşerek pişer ama bazen pişmekten bulamaca dönmesinden kimse şikâyet etmezdi. Hele av boş geçmişse! Ama, nice lezzetli avları tadanlar da dönüp, yok zamanda kendilerini doyuran sofralara kem söz söylemezlerdi.

Çorba da böyle pişirilir. Yaparken çok kişinin emeği katkısı varsa tadı da bir başka olur. Ortaya çıkan çorbayı yerken kimse şikâyet etmez. Sonradan herhangi bir nedenle o sofradan ayrılınca, kıyamet bir şikâyet. Sofrada iken, sofra açıkken ortakken bu şikâyetler yapılsa, belki o çorbanın tadı daha iyi olacak. Kötüyse, belki düzelecektir.

Suyu içilen ve geçip gidilen kuyular vardır. O kuyulardan suları içip geçenler, nasılsa geçtik diye o kuyulara tükürmemeli. Dönüp yine içmek isteriz! O kuyular, ayrıldığımız kıyılar cehennem miydi? Ki cehennem tarifleriyle tanımlarız sonradan...

“Düdüklüde Kıymalı Bamya” adlı oyunu, olağanüstü yetenekli yazarımız Mehmet Baydur yazmıştır. Ne yazık ki çok genç yaşta yitirdik.

Düdüklüde kıymalı bamya pişirmeye kalktıysak, bunun sorumlusu /suçlusu ne düdüklü, ne kıyma, ne de bamyadır. Sorumlusu, bamyayı düdüklüde pişirenlerdir. Pişirmede katkısı olanların, düdüklüde pişen yemekten şikâyetlerinde, bu katkılarını üstlerinden atmaları işe yaramaz. Çünkü artık o bamya yemeği olmuştur bir çamur.

Özellikle son dönem Amerikan dizilerinde; en tepeden en diptekine, temel alınan yaşam biçimlerinde sürekli bir motif var; ye, iç seviş. 2008 sonrasının bunalımı ve “dibi bulmanın” bir çeşit estetize edilmesi bu. Bunun değerlendirmesi ayrı bir yazı konusu. Ancak, dünya televizyonlarını saran yemek programlarına heves edip, ben de kendi çorbamızı yazmak istedim. Bir çorba yazısında aslında en güzel anlatım, “Çorbada tuzu olmaktır.” Çorbada tuzu olmak, tam da bizim toplumsal gerçekliğimize uygun bir söz; emek, katılım, dayanışma. Hatta “herkesten yeteneğine göre…” yani kişinin tuzu varsa, tuzu verecek, bamya varsa, düdüklüye koymadan odun ateşinde, doğru bir biçimde pişirilecek!

Son zamanların güncel rüzgârlarında ise gerçekten de dilin kemiğinin olmadığı haller yaşıyoruz. Elindeki tuzu esirgeyen dostlar, sofradan ayrılınca çorbanın tuzsuz olduğundan şikâyet ediyor. Mehmet Baydur, yaşamın tüm absürtlüğünü son derece sıradan bir dille anlatmıştır oyunlarında. Öyle ki, o sıradanlık da ikinci bir absürde dönüşmüştür. Bizim sıradan çorbamız ise, tuz ekleyenlerin, bunu sonradan yok saymasıyla absürtleşiyor. Bir tas çorbamızın tadı zehre dönüşüyor vesselam.

Haftaya dize; “Tuz durdukça suyun yanında taşa döner”  (Taşı Eritmek, Berfin Y.)

[Bu yazı 756 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™