Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Nah kurarsınız!
13 Nisan 2015, Enver AYSEVER
, Enver AYSEVER
ENVER AYSEVER

Ferhan Şensoy anılarında anlatıyor, Galatasaray Lisesi’nin önemli hocalarından biri, usta edebiyatçı Tahir Alangu’dur. Bir yıl boyunca geleneksel yöntemlerden vazgeçip, yaşayan şiiri, romanı, öyküyü öğrencileriyle paylaşır hoca ve sene sonunda dört öğrencisi için teşhis koyar: “Siz yazar olacaksınız” der. Selim İleri, Ferhan Şensoy, Nedim Gürsel ve Engin Ardıç’tır bu öğrenciler. Alangu’nun gözlem yetisine, öğrenciyi duyumsayıp, yön vermesine diyecek yok doğrusu. Dörtte dört. Hoca sadece “Yazar olacaksınız” demiş. Eğer: İyi insan, fikir namuslu, dürüst, etik değerleri olan diye ekleseydi, kavga etmemiz gerekirdi. Hele ki “Aydın” olacaksınız dese, yandı gülüm keten helva.

“Mekteb-i Sultani/Galatasaray Lisesi” bir gelenektir. Yüzünü uygarlığa dönmüş, bedel ödemiş bir kurumdur. Bizim tarihimize pek çok aydın, düşünür, sanatçı sunmuştur. Tevfik Fikret simge isimdir. Çoğulcu, demokratik, laik bir cumhuriyetin izinden giden öğrenciler yetiştirmeyi hedefler okul. Gericiliğin, yobazlığın saldırısı altında kalması bundandır. Fikret, cumhuriyetin kuruluş ilkelerinin düşünce öncüsüdür. Mustafa Kemal’i etkilediği bilinir. Va Nu “Bu Dünyadan Nazım Geçti” de Nazım Hikmet’i, Tevfik Fikret’in öz oğlu olarak tarif eder. Soy bağı yerine, fikir bağına dikkat çeker…

İnsan türünün gelişimi etik değerler üzerinden ölçülür. Salt dürtüleriyle yönünü bulan bir varlıktan söz etmiyoruz. Eğer bu kadarla yetinmeyi bilseydi insan; yani salt temel gereksinimlerini karşılayınca, kenara çekilecek kadar erdemli olaydı, ne güç, ne iktidar isterdi, ne de içinde bulunduğumuz gün gibi “saf kötülük” yaratırdı. Demek eğitim dediğimiz her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Ruhumuzu, duygularımızı bir ölçütle tartmak zorundayız. Düşünceyle/felsefeyle sahiden haşır neşir olmuş biri hamasetten, teslimiyetten uzak durur. Bencilliğine gem vurur, kendi dışında varlıkların olduğunu bilir ve nihayetinde adil paylaşmak, özgür yaşamak için çabalar.

Tahir Alangu’nun bu değerler peşinden gittiğinden kuşkum yok. Edebiyat tüm bunların izini sürer. İnsan haysiyeti için kavga verir. Elbet her yazar etik değerleri yüksek, iyi insan olma becerisine ulaşmış değildir. İleri, Şensoy, Gürsel asgari ortaklıkta buluşmuş belli. İnsanlığın karanlığı aşması için yapıtlarıyla ve siyasal olarak durdukları yerle Tevfik Fikret’e ve Alangu’ya ihanet etmiş değiller en azından. Peki ya diğeri…

İlber Ortaylı tipik bir cumhuriyet aydınıdır. Kökleri Osmanlı’da olan ve aydınlanma çağının tüm izlerini kişiliğinde barındıran bir tarihçidir. Eleştiriden muaf değildir elbet. Kimi zaman milliyetçi, tekçi söylemleri olduğu için hayli sert eleştirildi de ayrıca. İçinden geçtiğimiz günlerde, özellikle sosyal medyada önemli bir figür haline geldi. Cehaletin alabildiğine hüküm sürdüğü günlerde, bu bilgisizliğe karşı bayrak oldu. Mizahın gücüyle toplumun yüzüne ayna oldu: “Cahiller” diye bakarak…

İçinde bulunduğumuz bataklığa sessiz kalmadı, verdi veriştirdi Ortaylı. Köşesinden sallayan Ardıç’a da: “Bok kurarsınız bu cehaletle ‘Yeni Türkiye’yi” dedi. Üslubu sertti, argoydu. Ardıç cevap verecekti elbet. Hatta aynı dille verme hakkı doğmuştu. Lakin o en pespaye yöntemi tuttu. İlber Hoca hakkında eşcinsel imasında bulundu. Bunu bir eksiklik, utanç olarak sundu. Ardıç ‘Cahil değiliz, çalmadık çırpmadık’ diyebildi mi? Cinsel yönelimi farklı olabilir insanların, bu suç mu?

“Yeni Türkiye” diye yutturmaya çalıştıkları ülkenin yurttaşları nasıl olacak anladınız mı? Yalancı, dönek, iftiracı, hırsız, köşe dönmeci olacak. Kin tutacak, güç için her yolu deneyecek, bilimden uzak duracak, iktidar uşaklığından utanmayacak… Böyle sürer gider. İyi de bu yeni değil ki? İnsanlık tarihi böyleleriyle dolu! Kafası yerine poposuyla düşünenlerle…

Seviye meselesine gelince… “Rum Tohumu”, “Affedersin Ermeni” diyen kim? ‘Balık Baştan Kokar’ diye bir deyim vardır bilir misiniz? Eğer tüm bir toplumu ‘biz’ ve ‘siz’ diye ayırırsanız, kaynağı belirsiz haberlerle insanları itibarsızlaştırırsanız sonuç bu olur. Görüş almak için telefon açtığınız insanlar sizin kim olduğunuzu, üslubunuzu bilmez mi sanıyorsunuz?

Siz bu kafayla “Yeni Türkiye”yi nah kurarsınız!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

http://birgun.net/news/view/nah-kurarsiniz/16477

[Bu yazı 772 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™