Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İtaat, isyan ve arayışlar!
1 Haziran 2011, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ
Yaşam kaygıları içindeki insan; çevre çatışmaları ve sosyal hayatı düzenleme, sürdürebilme ilişkileri ile var ola gelmiş tarih boyu.  Sihirli bir dünyadır bu!.. Çalışma temelli, dil ve ritüel üzerinde benzeşen ve çatışan deneyimler bütünlüğü içinden  üretilmiş ve teknik abartıyla baskılanan bir denge arayışı..

Doğa içinde ve öteki ile mücadelesi; birlikte yaşama değerlerini  oluşturur, yenilerken; ayinler, büyüler, inanç ve açıklayıcı sistem algıları ile yaşamın ve ölümün duygularını paylaşmış; bireyin teklik algısı ve bu algıyı geliştirmesini destekleyen kültürünü yaygın şekilde üretme ve kullanmaya da böylelikle başlamıştır insan…

Söz konusu bu durum; insan merkezli ve özgürlük söylemli olsa da; sömürge tipi verili sistemin, yapısal kalıpları  içinde bir akışla sınırlandırıldığı, kurgulandığı; söz konusu olan; bireysel farklılık hedeflerinin verimli çatışmaları ile topluma yeni değerler sunabilmesinin kullanılabildiği “gelişmeleri”; (yanılsamaları) içermektedir.

Demokratik yöntem ile inşa ve işlev süreci
Tüm sosyal biçimlerde yaşayan halklar, “ölçüsüz güç” büyüklüğüne karşı durur. Endüstri ve burjuva demokratik devrimler süreciyle; eşitlik, bağımsızlık ölçülü ulus devlet yapıları; laisizm, hukukun üstünlüğü mekanizmaları bu vicdani değerlerin karşılığını bulmasıyla kullanılagelmiş; önem kazanmıştır.
Bugün değişimine tanık olduğumuz; insan yaşamını şekillendirme bağlamlı küresel anlayış ve mutabakatlar; uluslar arası anlaşmalarla desteklenen hak ve özgürlükler ile bir arada olabilen ve sürdürülebilen durum; yeni olanı ve örgütlenmesini vaad eder, desteklerken; kontrol de edegelmekte; dayatmaktadır…  

Ulus temelli “egemen, bağımsız” yurttaş hak ve özgürlük güvenceli ortamlarda, jeostrateji  geliştirmek; uluslar arası ortamda bu etkileşim standartlı zemin ilişkileri kılık değiştirmekte ve yeni bir söylem içinde şekillenmektedir.
Ulus bütünlük ve bağımsızlığıyla uyumlu görünen merkez parça ilişkileri yeniden düzenlenmekte; “yarışan kent, marka kent, çılgın projeli kentler” özerk düşünen parça bütün ilişkileri (özgür ve doğru algıları içerse de) küresel bir angajman ile şekillendirilmektedir! Bu durum  dünya ölçekli ve halkların önünde ve halklara karşın fütursuzca yapılmaktadır.

 Yeni olan riskli; geleneksel de sadece güvenilir midir
Söz konusu özerk yapıların devlet ilişki ve politikaları; bir yanıyla bu yapıların özgür ve bağımsız kılacağı vaadlerinin doğru olduğu gibi; küresel ölçekli yeni bir çukur içinde inşa edilme olgusu, yeni küresel yapısal baskı altında şekillendirildiği açıktır…
Küresel egemen elitler; “halkların özgürlük, eşitlik ve demokratik katılım taleplerini” temel almazken, “mış” gibi yaparak bu durumun yapay oluşumuna omuz vermekte, halklardan “doğal” destek almaya çalışarak onları fanatik taraftarlara bölmektedirler.  

Bu süreçte olgu, yeni biçim ve taraftarlar kazanırken karşıtını da oluşturmaktadır Yeni, esnek ve cazip hedefler öngörme, katılım sağlama; yönetişimli kontrol; küresel master planlar çerçevesinde dünya halklarına siyaset ve mecralar üzerinden dayatılmakta; sindirtilmeye çalışılmaktadır!..

Demokratik süreçler ve Seçim
İktidara talip siyasetlerin öngördükleri perspektiflerde toplumdan destek ve eleştiri araması; fikir ve projelerinin hayat üzerinde ve süreçleri içinde tartışılması, denetlenerek sınanması tabii önemlidir. 
 
Pek tabi ki, farklılıklardan pozitif etkilenme ortamları da önemlidir. Özellikle farklılıklarımızla inşa etme ve edilmemiz; içerik ve üslup kuşkusuz önemlidir.
Parlamenter siyaset içinde, toplumda oluşan verimsiz çatışmaları azaltabilme, siyasi ve vicdani sorumluluk duyguları örnekleyebilme ve bu sorumluluk içinde istifa edebilme kültürü; topluma uzlaşı sunar; ve bu uzlaşıyı aramada önemli yükler sunar devleti yönetme taliplisine!

Meclis, temsil ettiği farklı fikirlerle toplumun önünde bir model inşa etme örneğidir. Farklılık çatışmalarını verimli müzakere edebilme, fikirleri ayrıştırabilme ve üst bir oluşum kurabilmede nezaket kültürü önemlidir.

Sonuç olarak
Kime oy vereceğimden önemlisi, küresel vasilere oy vermeyecek olduğumdur.
Değer verdiğim, bu akışın içindeki evrensel özgürleşme sürecimi nasıl paylaşabilecek olduğumdur.  Düşündüğüm, karşı bilinç gücüne sahip tüm parçalarımı nasıl kullanmalı olacağım. Eşitliğe dair isyan ateşi izinde özgür hayali ittifaklarım…

[Bu yazı 2258 kez okundu]
Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [25 Mart 2013] Yardımlaşma Batağı... ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [22 Mart 2012] Sosyal Piyasa! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [6 Ocak 2012] Devlet ve İnsan! ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [8 Ağustos 2011] DÜŞÜNCE EYLEMİ! ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [15 Nisan 2011] Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™