Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
SOLCU OLMAK
1 Haziran 2011, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
(Polis tarafından dayak ve biber gazıyla katledilen Hopa’lı öğretmen Metin Lokumcu’ya…)
 
Nevzat Çelik’in;
“çok olmadığımız kesin
çok olan tarafta değiliz
çok olan tarafta olmayacağız
…”
diye başlayıp,
“…
az kolumuzun tarafında
solda olacağız
bu itirazın ilk şartı
solda da az olacağız
devrimi çoğaltırken çünkü
bir başka devrime hızla azalacağız
bu da itirazın ikinci şartı”
dizeleriyle biten “İtirazın İki Şartı” (*) şiirinde çok güzel betimlediği gibi, “az olmak” karşı olmanın ilk koşuludur. “Yandaş” olmamak ta solculuğun…
Az olmak zorunlu bir koşul olmamakla birlikte, sol her zaman egemen güce karşı ve ezilen çoğunluğun haklarını savunmasına karşın iktidar güçleri karşısında doğal olarak azınlıkta olandır.
***
Türkiye soluna, 12 Eylülle başlayan dağılma sürecinde bir tür kanser bulaşmıştır ne yazık ki. Halk dalkavukluğu (popülizm) diye tanımlayabileceğimiz bu hastalık solun bir kısmını etkisi altına alarak muhalif karakterinden uzaklaştırmış ve adeta egemen güçler için evcilleştirmiştir. Düzenle kavgalı olması gereken solcuları egemenlerle koyun koyuna görmek sıklıkla olası ne yazık ki. Bazı eski yoldaşlar, emekçilerle birlik olup itilip kakılmak yerine, kapitalist egemenlerin “uslu çocuklar”ıolmayı yeğlemişlerdir.  
Solun, doğaya, yaşama ve insana bakışı ile egemenlerin bakışı asla bir olamayacağı için, solcular egemenlerle yoldaşlık edemezler. Egemenlerle, yani halkı ezenlerle aynı görüşü paylaştığınız zamansa siz artık solcu değilsiniz. Veysel’in dediği gibi, “Koyun kurt ile gezerdi / fikir başka başkolmasa”. Yani bir bakıma kurtlarla suç ortağısınız, aynı fikirdeyseniz onlarla…
***
Sağ pencereden bakıldığında, sol için başta din ve mülkiyet konuları olmak üzere birçok “kusur”dan söz edilebilir. Ama en radikal sağcıların bile solu yolsuzlukla veya hırsızlıkla suçlamayı düşünmediği bilinir. Emekten yana olmak, yağmaya, adaletsizliğe ve ayrıcalığa karşı olmak solun bir başka temel özelliğidir.
Bu bağlamda, egemenlerin daha güçlü iktidar ve istikrarlı bir ekonomi söylemleri ile, toplumun tüm değerlerini ve ülke kaynaklarını talan etmekten başka bir anlam taşımayan çılgın projelerine, soldan destek bulamamaları gerekirdi. Oysa iktidar yanında olmanın dayanılmaz cazibesine kapılan bir kısım “sol” unsurlar, içinde bulunduğumuz tarihsel sürecin belirleyici çelişkisini görmezden gelmektedir. Öyle gelmektedir işlerine ya da…
***
Tarihsel olarak muhalif, değişimci, gelişmeci, ilerici, eşitlikçi, özgürlükçü ve devrimci bir çizgidir solun rotası.
Elbette, zamana ve koşullara göre değerlendirilmelidir, bir tutumun sol bir niteliğinin olup olmadığı. Örneğin, 18. Yüzyılda aristokrasiye karşı savaşan burjuvazinin solu temsil ettiği nasıl bir gerçek ise, iktidarı ele geçiren burjuvaziye karşı savaşmak ta o denli zorunlu bir tutumdur solcu olmak için. Yani, diyalektik bir değişim sürecidir olan biten. Her şey kendi karşıtı ile var olabilir ve her iktidar kendi muhalifini çıkarır kurduğu yeni düzenin içinden.
“Ben devrimciyim.” diyen Che, bakanlık koltuğunu bırakıp, yaşamının sonuna dek sürecek devrimci mücadelesini kaldığı yerden sürdürürken, gerçek devrimci (sol) iktidarın ancak iktidar savaşının sona ermesiyle (sınıfsız toplum) sağlanmış olabileceğini, dolayısıyla her kazanımın yalnızca bir adım olduğunu ne güzel anlatıyordu.
Bir yandan sol siyasal görüşlere sahip olduğunu söyleyip, diğer yandan iktidardan yana tavır takınmak bu bağlamda anlaşılır ve açıklanabilir bir tutum olamaz. Üstelik, gerici ya da karşı devrimci bir iktidar anlayışıyla yoldaşlık tarihin hiçbir anında sol olarak tanımlanmamıştır.
***
Mutlak egemen bir iktidarın uygulamalarına, sırf eski “darbeci” asker ve sivil unsurlara karşı “darbeci” yöntemleri uyguladığı için alkış tutmak hiçbir koşulda sol bir tutum olamaz. Çünkü, kin ve intikam sol bir tavır için belirleyici olamaz. Belirleyici olan mücadelenin sınıfsal niteliğidir.
Olayları değerlendirmede, temel kriterimiz sınıf mücadelesi yerine intikam ateşi olursa, onlarca askeri derdest edenleri alkışlamak kolaydır da, iki gazeteci arkadaşımız tutuklanınca ne diyeceğimizi bilemeyiz.
İki darbeci eskisini yargılamak vadiyle iktidarın önümüze koyduğu her belgeye yetmez ama evet demek kolaydır ama kendisine karşı darbe yapanı, zırhlı araçlarla ve muhafızlarla koruyanların bu tutumunu Fenerbahçe kardeşliğiyle açıklamanın zorluğu yadsınmaz.
Askerler konuşunca, yargıyı etkilemeye kalkışıyorlar diye kınama eylemi yapmak kolaydır da, başbakanın talimatıyla bir mahkemenin heykel yıkımına karar vermesi karşısında eylem yapmak biraz zordur.
***
Sözün özü; iktidarla barışık olmak kolaydır ama solcu olmak için zindana, kelepçeye, copa ve biber gazına bağışık olmak gerekir.
 
 
(*) İtirazın İki Şartı şiiri için tıklayın.
[Bu yazı 2474 kez okundu]
Yorumlar -1-
Süleyman2 Haziran 2011 Perşembe 14:33:06

Bu analizinle gerçek bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtladın,Brader!..

Başarılar

Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™