Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Rüzgâr Dönüyor
30 Mayıs 2011, Deniz KAVUKÇUOĞLU
, Deniz KAVUKÇUOĞLU
Dikkat ediyor musunuz, daha düne kadar esip gürleyen, aslanlar gibi kükreyen AKP yalakalarında gözle görülür bir performans düşüklüğü gözlemleniyor. Yüzlerine yansıyan o kimi zaman mağrur, kimi zaman alaysı ifadeden pek eser kalmamış. Çabuk öfkeleniyorlar. Konuşurken yüz kasları geriliyor, çeneleri titriyor, saldırganlaşıyorlar. Saldırganlık, bastırılmış korkuların dışavurumudur.
Korkuyorlar.
Ayaklarını hep sağlam basacaklarını sandıkları zeminin kaydığını hissetmek korkutuyor onları. Bir yandan da yeni ikbal kapıları aramak için zamanın gelmediğini düşünüyorlar, bu nedenle tedirginler.
İçten içe kendilerini bu duruma düşüren Büyük Reise sitem ediyorlar. İçten içe çünkü artık onlar da Korku İmparatorluğu’nun tebaaları.
***
En büyük şoku Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Ergenekon Davası ile ilişkilendirilerek tutuklanmalarıyla yaşamışlardı. Her iki gazetecinin de var olup olmadığı bugüne dek açıklığa kavuşmamış bir terör örgütüyle ilişkileri olmadığını, olamayacağını biliyorlardı. Ahmet Şık’ın henüz taslak halindeki İmamın Ordusukitabına bilgisayarlarda el konması bardağı taşıran son damlaydı. Çağrıldıkları televizyon programlarında kendilerine konuya ilişkin bir soru sorulduğunda hık mık ediyorlar, terliyorlar, bir şey söyleyemiyorlardı. En şirretlerinin, en yüzsüzlerinin bile dilleri tutulmuştu.
Ya 1 milyon 700 bin öğrenciyi sefil eden o LYS skandalı! Önce küçümsemişler, sonra tezgâh en yetkili ağızdan itiraf edilince ne yapacaklarını bilememişlerdi.
Ardından Barış ve Demokrasi Partisi tarafından desteklenen bağımsız adaylara Yüksek Seçim Kurulu tarafından getirilen yasak! Nasıl da savunmuşlardı o yasak kararını? Ne zamanki Güneydoğu kentlerini ateş sarmış, halk sokaklara dökülmüş, onca insan yaralanmış, bir ölü verilmiş, yasak kaldırılmıştı.
Onlara da tükürdüklerini yalamak düşmüştü.
En son MHP’li yöneticileri ve milletvekili adaylarını hedef alan kaset operasyonu oturdu ülkenin gündemine. Birileri kendilerine iş edinmiş, MHP’lilerin özel hayatlarını gizli kameralarla görüntülemişti. Akılları sıra bu görüntüleri internet sitelerine servis ederek MHP yönetimini rezil rüsva edecekler, böylece seçim öncesi muhafazakâr seçmeni etkileyerek partinin yüzde 10’luk barajı aşmasını engelleyeceklerdi. Başbakan da bu rezaleti kınayacağı yerde mitinglerde karşı propaganda aracı olarak kullanmaya başlayınca yalakalar da bir anda ahlak hocalığı görevine soyunmuşlardı. Görüntülenen dört MHP’liye çok geçmeden altısı daha eklenince sarsılmışlardı. Bu rezalet karşısında utanç duyduklarından değil, Ulan, herifler bizi de çekmişler midir? korkusuna kapıldıklarından.
***
Cuma akşamı bunların Hasan Celal Güzel takviyeli hukuk bilir takımını izledim CNNTÜRK ekranında. Konu son Balyoz Davası tutuklamaları ve 27 Mayıs idi. Bir dost toplantısında rastlayıp sohbetini dinlediğinizde belki Ne kadar bilgili bir adam diyebileceğiniz insanlar ekrana çıktıklarında hukuku guguklaştırıyorlardı.
Hasan Celal Güzel’i es geçelim, çünkü o her zamanki bağır çağır, bakarsın bir bakan olur havasındaydı.
Öbürlerinin durumu ise içler acısıydı. Avukat Celal Ülgen Balyoz Davası’nda kanıt diye ileri sürülen belgeleri birer ikişer çürüttükçe bunlara oturdukları yerde tepinmekten başka bir şey kalmıyordu. İçlerinde en hukuk bilir görüneni her ağzını açtıkça İstanbul Baro Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal atağageçiyor, bindirdikçebindiriyordu.
Yalakalar gibi bunların da balonları sönmüş, o alışılageldik ben bilirimci mağrur duruşlarından geriye pek bir şey kalmamış, o duruş yerini acınası bir zavallılığa bırakmıştı.
Galiba rüzgâr dönüyor. Biraz daha gayret.

(Cumhuriyet 30.05.2011)

[Bu yazı 1383 kez okundu]
Deniz KAVUKÇUOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [29]
[4 Şubat 2013] CHP'ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [30 Ocak 2013] Ulusalcılık Milliyetçilik Değildir ... [28 Ocak 2013] Dünden Bugüne CHP Milliyetçiliği ... [3 Aralık 2012] İslam ve Demokrasi ... [21 Kasım 2012] Hasta Toplum, Şiddet ve Terör ... [11 Kasım 2012] Devrimleri ve Devrimcileri Tartışmak ... [7 Kasım 2012] İleri Demokrasi ve Akademik Özgürlük ... [26 Eylül 2012] Yaşlı Değirmenci, Georgi Dimitrov ve Berlin'deki Yargıçlar ... [5 Eylül 2012] PKK Ne İstiyor? ... [1 Ağustos 2012] Çuvallamak ... [29 Temmuz 2012] 'Müslüman Demokratlık' ve AKP ... [25 Temmuz 2012] AKP Müslüman Demokrat Bir Parti Olabilir mi? ... [4 Temmuz 2012] Fıkra Gibi ... [27 Haziran 2012] Kılavuzu Karga Olanın. ... [2 Mayıs 2012] Tencere Yuvarlanıyor Kapağını Buluyor ... [7 Mart 2012] Çokdilli Bir Ülke Olmak ... [4 Mart 2012] 'Özgürlükçü Türkiye' ya da Bir Yandaş Yazar Denemesi ... [29 Şubat 2012] 4+4+4 Üzerine ... [27 Şubat 2012] Kolektif Demokrasi, Uzlaşma Kültürü ... [19 Şubat 2012] Yaşanmış Bir Korku Öyküsü ... [28 Aralık 2011] Aman, Açılmasın! ... [7 Aralık 2011] Hayat, Bir Balıkçı ve Socrates ... [27 Kasım 2011] Dersim: Kim, Kimden, Ne İçin Özür Dilemelidir? (1) ... [20 Kasım 2011] Biraz Utanma ... [17 Ağustos 2011] Laik Bir Ülkede 'Tahammül Edilenlerden' Olmak ... [3 Temmuz 2011] Ne Yapmalı? ... [25 Mayıs 2011] İçi Boş Lakırdılar ... [4 Nisan 2011] Hava Dönmektedir ... [28 Şubat 2011] Türkiye Büyük Millet Meclisi Gençleşmelidir ...
Deniz KAVUKÇUOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™