Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet.
6 Ocak 2015, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Bunlar gerçekten hasta…

“Büyük birader”, 2013 Martı’ndan bu yana, dünya çapında 97 milyar telefon görüşmesini kaydetmiş. Diyeceksiniz ki, bunun hastalıkla ne alakası var? En güçlü emperyalist devlet, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor; hiçbir hukuk, kural tanımaksızın darbe yapıyor, ülkeleri işgal ediyor, kendine bağlı terör örgütlerini silahlandırıyor, telefonları mı dinlemeyecek?

Doğruya doğru, emperyalizm bu, yapar!

Ancak bunu yaparken, çoğu kez işlevsellikten uzaklaşıyor. Bir kere doymuyor. Hep daha fazla bilgi, daha fazla kontrol arayışında. Şimdilerde, gezegenimizde değişik mecralarda kaydedilen her tür görüntüye erişim üzerinden devasa bir görüntü havuzu yaratma derdindeler. Projenin kod adı Aladdin. Televizyondur, yutupdur, güvenlik kamerasıdır, insansız hava aracı kayıtlarıdır, artık ne varsa…

Bu çılgınlığı, önleyici istihbarat ihtiyacıyla gerekçelendiriyorlar.

Lakin siyasi olanları bir kenara koydum, “adi suç” bile azalmıyor. Silahını kapıp, okul basan, çocukları gözünü kırpmadan öldüren manyağı bile önleyemiyorlar. Ve her defasında daha fazlasını istiyorlar, “gördünüz mü, yetmiyor” diyerek… İnsanların güvenlik-huzur arayışını istismar ederek.

Oysa temel amaç, kontrol etmek, hatta yönetmek değil. Burda adlı adınca şekil verme, yaratma çabası var.

Kadim “ben sizin için iyi olanı bilirim” düsturundan hareket ediyor, buna inanıyorlar. Karşımızda soyut bir otorite yok; devasa tekellerle iç içe geçmiş kanlı-canlı bir devlet aygıtı var. Bilgi, istihbarat manyaklığının her anlamda ortağı durumunda bu tekeller. Projelere ortaklar, her biri bir başka tarafından tutmuş, siyasi iradeyle birlikte “toplum mühendisliği” yapmaktalar. ABD için küresel mühendislik diyeceğim, sözcükten haz etmiyorum!

Para ve iktidar tekelini en makul olduğunu düşündükleri “insan”ı yaratmak için harekete geçiriyorlar. Bir bölümü bayağı yobaz, bir bölümü yobazı oynuyor, bazıları ise bizzat tanrısal bir misyon üstleniyor. İyiler ve kötüler var; iyileri kötülerden koruyacağız… İyiler bize güvenecek, itaat edecek… Gerektiğinde kötüyü yaratacağız, iyinin iyiliği için… Ve kötülük hakkını da elimizde tutacağız, çünkü bizim zihnimizde ve elimizde kötülük kötülük olmaktan çıkmakta!

Çürüyen kapitalizmin çürütücü ideolojisi bu işte. Çünkü önemli olan, tepedekilerin buna gerçekten inanıp inanmaması değil, aşağıdakilerin buna inanması ya da bunu kabullenmesi.

Tarih boyunca ezilenler, devlete aşkın bir güç, rol, kutsallık yakıştırdı. Dolayısıyla içerik itibarıyla yeni bir şey değil bu. En gelişkin biçimini monarşik iktidarlarda gördük; kral, çar, padişah… 

Yükselen kapitalizm, bu ahmaklıkla hesaplaşmak zorunda kaldı, bunun için cesaret buldu. Dahası, yükselen kapitalizm, yükselen işçi sınıfı demekti, bu ahmaklık emekçilerin mücadelesiyle de geriletildi. Sonra o mücadele, yeni insan yaratma iddiasını para babalarının elinden aldı, “toplum mühendisliği” gökyüzünden toprağa düştü, sosyalizm oldu.

Yarıda kaldı.

İnsanlık şimdi yükselen değil, çürüyen kapitalizmin toplum tasarımı, daha doğrusu tehdidi ile karşı karşıya.

ABD bu açıdan nasıl bir uçsa, bizim AKP iktidarı da kendi ölçek ve coğrafyasında öyle bir uç. Amerikan emperyalizmi, çok daha güçlü bir ekonomik arka plana sahip olduğu için, bu tanrısal otoritenin merkezine belli bir kişiyi yerleştirmiyor; Obama son tahlilde üst düzey bir memur. Bizde ise Tayyip’in açık kapatan, piyasa gericiliği adına çarpan etkisi yaratan misyonunu unutmayalım. Memur değil, padişah.

Ama asıl unutmamamız gereken, ihtiyacın icat yarattığıdır. 

Başka türlü yapamazlardı. Rakam vermeyeceğim; son 25 yılda dünyada dengelerin emekçi sınıflar aleyhine hangi boyutlarda değiştiğine bir göz atarsınız, orada Aladdin’i de Tayyip’i de hemen fark edersiniz.

Sonuç?

Kapitalizmle hesaplaşmazsanız, özgürlük yok. 

Dinselleşmeyle hesaplaşmazsanız, kurtuluş yok.

Kötülük yapma hakkını egemenlere veren milyonları kutsayarak, onlara anlayış göstererek devrim filan yok.

 

 

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/tayyip-bizim-iyiligimizi-ister-elbet-104593

[Bu yazı 904 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [14 Mart 2016] Ankara'da patlama ve kaos planı ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [6 Eylül 2014] Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı ... [30 Ağustos 2014] İslami Devlet'ten Davutoğlu'na. ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [6 Mart 2014] Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ... [30 Aralık 2013] Sesli düşünelim... ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™