Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Artık 2015'teyiz...
3 Ocak 2015, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

“Gelecek yıl için dilekler” faslını kapattık. Artık şimdiki zamanı kurmakla uğraşıyoruz...

2015'in 2014 kadar berbat olabileceğine asla inanmam. Yani bana sorarsanız, yeni yıla ayağımızı dibe vurup yükselerek, doğal bir avantajla başladık. Bu kadarıyla tatmin olmayı tavsiye etmediğim için bu tasvire kimse züğürt tesellisi demesin. Bu kadarı yetmez.

2014'ün berbatlığı üç düzlemde de karşılık buluyor.

Birincisi dış dinamik. Emperyalizm 2013'te çarptığı Suriye duvarının etrafından dolanmak için kuvvetli bir atak örgütledi. Erken buldumcuk olmaya ve “Batı batıyor” türküsünü söylemek gibi tuhaflıklara yer yok. Emperyalizm Ukrayna'da belli bir denge kurdu önce. Ardından IŞİD'le bölgeyi yakmaya başladı. IŞİD ortaçağdan kalma bir manyaklık değil, Ortadoğu'nun belli başlı bütün aktörlerini Amerikan eksenini yeniden gözden geçirmeye zorlayan bir politik sürecin adı oldu.

İkincisi iç dinamik. AKP iki seçim kazandı. Bu başarıların mutlak anlamlara yorulmaması gerektiğini çok anlattık. Erdoğan'ın fiili başkanlık rejimine uzanmasıyla uçurum kenarından yarı beline kadar sarkması bir ve aynı şeydir, dedik. Ama gerici diktatörlük bir yıl önceki sallantıdan durumu idare ederek çıkmayı becermiştir.

Üçüncüsüyse politik öznenin kendisi. Solun TKP'nin başını çektiği toparlanma ve açılım süreci 2014'te kesintiye uğradı. 2011 seçimlerinden az sonra başlayan gelişme, sosyalizmin kemalist/sosyal-demokrasinin ve Kürt ulusalcılığının çatısı altında (da) yürütülebileceği yolundaki saçma durumun ve sosyalist hareket açısından tasfiyeci tezin baskılanmasına ve işçi sınıfı sosyalizmine alan açılmasına dayanmıştır. TKP'nin geçici likidasyonu bu kazanıma büyük darbe inmesi anlamına geldi.

Demek ki, ayağımızı dibe vurup yukarı çıkacağız. ABD ve AB ve NATO, Batı Avrupa demokrasisinin kurtarıcısı, bölge halklarının islamcı teröre karşı savunucusu değil savaş kışkırtıcısıdır. Hırsız, katil, yobaz... Bu suç sıfatlarının bir rejimin erdemleri olarak sınıflandırılması olsa olsa bir saçmalık, bir akıl tutulmasıdır.

Son olarak, birkaç gün önce soL portalda şunu yazmıştım: “Sol, kemalizm ve Kürt ulusal kurtuluşçuluğu karşısındaki komplekslerini aşmalıdır. Haziran Hareketi bunu sağlamalıdır. Biz laikliği de savunuyoruz, herkesin kendi anadilinde eğitim hakkını da. Biriyle kemalist diğeriyle Kürt tabanına sempatik görünmek için değil. İkisi birden halk aydınlanmasının ayrılmaz parçası oldukları için.”

2011'e geri mi döndük? Eğer Haziran direnişi yaşanmasaydı ve bir halk aydınlanması bizim müktesebatımız arasına kaydolmasaydı yamacın dibine kadar geri yuvarlanmış olabilirdik. Hayır, durum bu değil.

Eğer yaşadığımız öznel gerilemeyi telafi etmenin kanalı olarak yeni bir siyasi hareket ilan edilmiş olmasaydı, halk aydınlanması bir bilinmezliğe denk düşüyor olurdu. Durum bu da değil.

Dünya zor bir dönemden geçiyor. Bize ayağımızı vurduk, yeniden yükselişe geçiyoruz dedirten şeylerin bize uzak ve bir anlamda dışsal olması mümkün değil. Eskiden, rüzgarın bizden yana estiği çağda bu mümkün olabilirdi. İçinde yaşadığımız dönemde biz önce ve esasen kendimize güvenmek durumundayız. 2015'e ilişkin söylediklerimize bunu da ekleyelim: Biz kendimize güvenmeliyiz; güveniyoruz...

Anti-emperyalizm IŞİD öncesine oranla daha güç. Ehveni şerciler çoğaldı ne de olsa! Sonra Kürt siyasetlerinin 2003 ezberleri, emperyalizmi aklama türküleri çok güçlü bir ivme kazandı. Hal böyle olmakla birlikte, bunlara pabuç bırakmayacak bir siyasal gelenek var.

AKP bir önceki dönemde ulusalcı ve Kürtçü muhalefetlerini birbirlerine karşı idare etmeyi beceriyordu. Şimdi Kürt hareketine ve Gülencilere karşı ulusalcılarla, Gülencilere ve ulusalcılara karşı da Kürt hareketiyle aktif ittifak egzersizleri yapıyor! Milliyetçilikle yurtseverliğin, liberalizmle özgürlükçülüğün karışmaması yakıcı önem kazanmış bulunuyor... Durum böyledir, ama bizim geleneğimiz, likidasyon falan dinlememiş, bu tablonun üstüne çıkmayı başarmıştır.

“Özne” dediğimiz partidir ve parti yeniden ayağa kalkmış bulunuyor. Halk aydınlanmasının, halkın örgütlenmesinin, ilkeli bir çerçevenin güvenceleri partisiz oluşturulamaz. 2015'in yalnızca ilk ayları, bu güvenceleri oluşturacak biçimde öznenin kendini konumlandırmasına sahne olacak.

Dedik ya, kendimize güveniyoruz.

[Bu yazı 1027 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [48]
[26 Aralık 2016] "Ah CHP vah CHP" ... [17 Mart 2016] 'HDP solu Güven Park'ta bitmiştir ... [14 Mart 2016] Dayanılmaz ... [4 Şubat 2016] Kürt sorununda ne bekleniyor? ... [1 Şubat 2016] Bir sınırı var. ... [28 Ocak 2016] AKP'nin kullanışlı efelenmesi ... [11 Ocak 2016] Korkacaksanız durmaktan korkun ... [4 Ocak 2016] AKP'nin dayanılmaz cazibesi ... [14 Aralık 2015] Taşları dökmek ... [7 Aralık 2015] Savaş hazırlığı ... [3 Aralık 2015] Tezek kadar akıl ... [19 Kasım 2015] Mükemmeli arayan komünist ... [16 Kasım 2015] 'Bu bir tesadüf mü, yoldaşlar?' ... [10 Kasım 2015] Boşluktan çıkış ... [2 Kasım 2015] Saygısız ve örgütlü ... [30 Ekim 2015] En büyük 'vaadin' sahibiyiz ... [19 Ekim 2015] İnançsız sol ... [15 Ekim 2015] Cenaze evinde kahkaha ... [12 Ekim 2015] Yeni durum, yeni dizilim ... [8 Ekim 2015] Zamanında bir uyarı denemesi ... [5 Ekim 2015] Hedefi daraltmak mı? ... [1 Ekim 2015] Anlamıyoruz ... [14 Eylül 2015] Sürprizler ülkesi ... [7 Eylül 2015] Komünistlik fazla ... [29 Ağustos 2015] Bakan olmak ... [27 Ağustos 2015] Eskiden olsa. ... [24 Ağustos 2015] AKP'yi yalnız mı zannediyorsunuz? ... [20 Ağustos 2015] Sıfıra sıfır, elde var kan ... [13 Ağustos 2015] Sosyalizm üzerindeki baskı ... [10 Ağustos 2015] AB, NATO, 'süreç'. ... [3 Ağustos 2015] Türkiye kontrolden çıktı mı? ... [27 Temmuz 2015] Sınıfını unutan sol ... [20 Temmuz 2015] Aman çözüm sürecine 'bi şi olmasın' ... [13 Temmuz 2015] Seçimden sonra bir ay ... [6 Temmuz 2015] Reformizmin yeni nefesi ... [2 Temmuz 2015] Popülist akılsızlık halleri ... [11 Haziran 2015] Rahatlayan Türkiye ... [26 Mayıs 2015] 'Proce'ye oy da yok ... [16 Nisan 2015] Parlamento ne kadar önemli? ... [13 Nisan 2015] AKP'yi geriletmek ... [10 Mart 2015] Bir Çanakkale yazısı ... [9 Şubat 2015] Kaç yanlış kaç doğruyu götürür? ... [9 Ocak 2015] Fransa tepkileri ... [29 Aralık 2014] Haziran demir alırken ... [27 Aralık 2014] AKP yılbaşına hazırlanıyor ... [22 Aralık 2014] Sosyal medya, Kürt sorunu ve düzey ... [10 Aralık 2014] Çirkin Süreç ... [28 Kasım 2014] Bir buçuk ay öncesine bakarsak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™