Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ocak - martta dış borç 13.7 milyar $ arttı
25 Mayıs 2011, Güngör URAS
, Güngör URAS
Önceki gün banka kredilerindeki yıllık artışın yüzde 36.4 olduğu açıklandı. Merkez Bankası kredi artışını yüzde 25.0’e düşürerek, tüketimi azaltmaya, ekonomiyi soğutmaya, büyüme hızını yavaşlatmaya çalışıyor.
Çünkü cari açık (döviz açığı) büyüyor. Mart sonu itibariyle 12 aylık cari açık 60.5 milyar dolar, ocak-mart 3 aylık açık 22.1 milyar dolar oldu.
Cari açık genelde dışarıdan hisse senedi ve bono satın almak için gelen dövizle ve de dış krediyle kapatılıyor. 2010’da cari açık finansmanı için 34.4 milyar dolar dış kredi kullanılmıştı. Bu yılın ocak-mart döneminde 9.8 milyar dolar dış kredi kullanıldı.
Cari açık sorununun temelinde ucuz dövize dayalı ucuz ithalat olduğu nihayet anlaşılmaya başlandı ama henüz anlaşılmayan 3 nokta var:
-  Ucuz dövize dayalı ucuz ithalat, sadece cari açığı büyütmüyor, üretimin yapısını da bozuyor. Yerli girdi yerine ithal girdi kullanıldığından katma değer yaratamıyoruz.
-  Banka kredilerini sınırlayarak ucuz dövize dayalı ithalatı küçültme imkânı yok.
-  Hükümetin döviz fiyatını dizginlemede kararlığı sürdükçe, mevcut faiz oranlarında sıcak döviz girişini engellemek imkânsızdır.

Sorun ucuz dövizde
Cari açığın bu boyutlarda sürdürülemez olduğunu savunanlar (ucuz ithalatın üretim yapısını nasıl rezil ettiğini dikkate almıyor ama...) iki gelişmeden korkuyorlar:
(1) Cari açığı kapatmak için devamlı kredi kullanılıyor. Bu ise dış borç stoğunu artırıyor. Bu gelişme Türkiye’ye güveni yok eder. (2) Bir gün sıcak döviz girişi durur ise, Türkiye döviz açığını kapatamaz.
Tersten gidelim:
(1) Bir gün sıcak para girişi yavaşlar ise, dolar tırmanışa geçer. Dolar yükselince (gerçekçi döviz kuru uygulanınca) ithalat azalır, ihracat artar. Cari açık sorunu ortadan kalkar. (2) Türkiye’nin (AB ölçütlerine göre) dış borç stoğunun milli gelir rakamına göre büyüklüğü 2010’da yüzde 39.5’di.
Bu çok iyi bir orandır.
Şimdilik oran iyi de... Acaba cari açık büyüdükçe içeriye giren sıcak para ve kullanılan dış krediler bizim dış borcumuzu nasıl artırıyor? İşte bu konudaki rakamlar kafa karıştırıyor... Mart sonu itibariyle merkezi hükümetin dış borcu 81.4 milyar dolar, özel sektörünki 146.3 milyar dolar.
Hükümet ve özel sektör borçlarının toplamı 2010’da (büyük cari açığa rağmen) 5.9 milyar dolar arttı. 2011’in ilk 3 ayında ise artış 13.7 milyar dolara tırmandı. 3 ayda hükümet borcundaki artış 3.3 milyar dolar, özel sektör dış borcundaki artış 10.4 milyar dolar. Finans kuruluşlarının borç stoğu ilk 3 ayda 7 milyar dolar, reel kesimin borcu 3.4 milyar dolar büyüdü. İlk 3 ayda kısa vadeli borç artışı 4.3 milyar dolar, uzun vadeli borç artışı 6.0 milyar dolar.
Eski bir Devlet Planlama Teşkilatı uzmanı olarak bana sorarsanız, ekonomi için önemli olan ne dış borç stoğunun artışı, (bugünkü ölçülerde hazmedilebilir) ve ne de sıcak paranın gelmemesidir. (Dünyada para bol, sıcağı gelmez ise, soğuk olanını buluruz). Ekonomi için kötü olan ucuz dövize dayalı ucuz ithalatın bu ekonomiyi içinden kemirmesidir. Kredileri sınırlayarak ucuz ithalatın neden olduğu sorunları ortadan kaldırmanın imkânı yoktur.

(Milliyet 25.05.2011)

[Bu yazı 1517 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™