Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Avukat Köylüoğlu: Hitler ve Mussolini hukuku uygulanıyor
15 Aralık 2014

İSTANBUL (CİHAN)- Avukat Muhittin Köylüoğlu, basına yönelik operasyonun hukuksuz olduğunu vurguladı. Hukuka aykırılığı hükümet yetkilileri, başsavcılık ve hakimlerin yaptığını kaydeden Köylüoğlu, “Bunu yapacaklar da. Çünkü hukuki olarak bakmıyorlar. Çünkü kendileri böyle yapınca Türkiye’yi cumhurbaşkanını, başbakanı daha iyi konuma getireceklerini zannediyorlar. Kör bir siyasi bakış açısıyla bakıyorlar.” dedi. Köylüoğlu, Türkiye’de Hitler Almanyası ve Mussolini İtalyası hukukunun işlediğini söyledi.

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, STV Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın da aralarında bulunduğu isimlerin basına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınmasına tepkiler devam ediyor.

Avukat Muhittin Köylüoğlu, operasyonun hukuksuzluğuna vurgu yaptı. Köylüoğlu, “Zannedersem geçen gün gözaltına alınanların bir kısmı başsavcıya gidip ‘biz buradayız’ demişlerdi. Başsavcı da haberi olmadığını, böyle bir dosyadan bilgisi olmadığını söylüyordu. Başsavcı da tanıdığım sevdiğim biridir, haberinin olmaması mümkün değil. Çünkü tarihlere bakıyorsunuz 12’si bir gün öncesi. 12’sinde talepte bulunulmuş 13’ün de karar verilmiş. Haberi var. Gerçekten haberi yoksa büyük bir problem var. Çünkü kendi iç düzenlemelerine göre artık başsavcıdan habersiz hiçbir savcı herhangi bir işlem yapamıyor. Başsavcıdan o zaman gizlediler. Hadi Bey dediğim gibi sevdiğim iyi bir savcıdır. Yalan söyledi diyemem. Bunlar işin belki magazinel boyutu ama klasik bir şey var. Nedir o? Türkiye’de devamlı yaşanan, insanların gözaltına alınması yakalanması kaçaksa gerçekleştirilmesi gereken bir usuli işlemdir.” dedi.

Yine çağrı olmadan gözaltı yapıldığını belirten Köylüoğlu, “Gözaltına alınca, gelip buradan alıp götürünce ne fark edecek? Hiçbir şey fark etmeyecek. Çağırsa ifadesini alsa. Tüm bunlar bir baskı aracı olarak kullanma adeti, Türkiye’de çok yaygın.” diye konuştu.

Her kesimin sadece kendisine kötü muamele yapıldığında tepki vermesinin yanlış olduğunu kaydeden Köylüoğlu, “Herkes diyor ki ‘bana niye bu kötü muamele uygulanıyor, ben bu vatanı milleti çok seviyorum. Başkasına uygulansın bana uygulanmasın.’ Komple hiç kimseye uygulanmasın sözü ne yazık ki hala hiç kimseden çıkmıyor. Hadi insanlardan çıkmıyor avukatlardan, değişik gruplara, alışkanlıklara, dini ve siyasi görüşleri olan insanların avukatları dahi ‘hiç kimseye uygulanmasın’ demiyor. Herkes kendisine uygulanmamasını istiyor.” şeklinde konuştu.

Kısıtlılık kararını hilkat garibesi olarak niteleyen Köylüoğlu, “Kısıtlılık kararı yine başladı. Yasa hemen yürürlüğe girdiğinin aynı günü. İlginç, kısıtlılık kararını veren hakim malum hakim. Bir valinin kardeşi. Kendisinin bu kararları vermesinin bedeli olarak kardeşi de vali yapıldı. Anlaşılan kendisi terfi ettirilmese de yakınları terfi ettirilerek ödüllendiriliyor. Hakimin kim olduğunu söylemeye gerek yok.” dedi.

Gözaltı ve kısıtlılık kararlarının alışkın olduğu nitelikte bir karar olduğunu söyleyen Köylüoğlu, “Kısa bir dönem için bu tür kısıtlılıklar yasadan kaldırılmış ve eleştirilmişti AKP hükümeti tarafından. AKP hükümeti herhalde ‘biz yanlış yaptık?’ Nasıl yanlış yaptılar o da ayrı. Bu kadar basit bir şeyde öngörüsü olmadan yanlış yaparsa bunlar iyi bir hükümet değil. Adalet bakanı veya bakanlık yetkilileri iyi değil. Bakanlık yetkililer hukuktan anlamıyorlar. Kendisi kaldırıyor aradan kısa bir süre geçtikten sonra kendisi getiriyor kısıtlılığı.” ifadelerini kullandı.

Bazı akademisyenlerin kısıtlılığı doğru bulduğunu kaydeden Köylüoğlu, “Mukayeseli hukukta da vardır ve doğrudur. Mukayeseli hukuktaki kısıtlılık AİHM kararlarına da yansımıştır. Kısıtlılık kişinin özgürlüğü kısıtlandığı andan itibaren sona erer. Türkiye’de ise tam tersi. Kişinin özgünlüğü kısıtlanıyor ondan sonra kısıtlılık süreci başlıyor.” dedi.

Bunun AİHS maddesine aykırı olduğunu vurgulayan Köylüoğlu, “Ama bu aykırılığı hükümet yetkilileri, başsavcılık, hakimler yapıyor, yapacaklar da. Çünkü hukuki olarak bakmıyorlar. Çünkü kendileri böyle yapınca dünyayı, Türkiye’yi, cumhurbaşkanını, başbakanı daha iyi konuma getireceklerini zannediyorlar. Kör bir siyasi bakış açısıyla bakıyorlar.” diye konuştu.

Hukukun siyasetin üzerinde yükseldiğini belirten Köylüoğlu, “Kör bir siyaset üzerinden yükselirseniz önderinizin, führerinizin, başkanınızın, devlet yetkilisinin tartışılmaz mutlak doğruları söylediğini zanneder siz de ona uyum sağlarsınız. Hitler Almanyasında da Mussoli’nin İtalyasında da hakimler, savcılar mutlak otoritenin her şeyi doğru yaptığını düşünüp buna göre hükümler kuruyorlardı. Savcılar buna göre talepte bulunuyordu. Türkiye’deki durum buna benziyor.” ifadelerini kullandı.

Köylüoğlu, herkesin farklı kesimleri kabullenmesi gerektiğini ifade etti.
CİHAN

http://www.bugun.com.tr/son-dakika/avukat-koyluoglu-hitler-ve--haberi/1391413

[Bu yazı 883 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™