Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi
10 Aralık 2014, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

AKP döneminde, “pasif devrim” modeli içinde ilerleyen bir geçiş sürecindeyiz. Bu siyasal İslamın, liderliğini yapan Sünni-Müslüman entelijansiyanın simgesel üretim araçlarına sahip olma özellikleri-ne göre şekillenmiş totaliter bir kapitalist devlet biçimine geçiş sürecidir.
Bu sürecin üzerinde düşünmeden, Latin harf-lerine geçişle ilgili olarak, “bir gecede halkı/milleti/toplumu cahil bıraktılar” yakınmasının kini, “Osmanlıca eğitime, Arapça harflere dönme” arzuları tam olarak kavranamaz.
Üretim araçları yalnızca, kazma, kürek, makine, bilgisayar gibi nesnelerden oluşmaz. Bilgi de olmazsa olmaz bir üretim aracıdır. Sermayenin simgesel üretimi (kültürü) birikim sürecinin içine giderek daha fazla çektiği son 50 yılda, üretim, yeniden üretim araçlarının içinde bilginin yeri, önemi giderek artmıştır.

‘Bilgiye’ dayanarak sömüren bir ‘sınıf’
Müslüman entelijansiya da (ulema) Osmanlı toplumunda, bilginin (bu üretim aracının) mülkiyetini, üretimini ve yeniden üretimini, toplum düzenini koruyacak, sultanın iktidarını meşrulaştıracak biçimde kontrol ediyor; toplumsal artık üründen bu yolla pay alarak halkı sömürüyordu.
Cumhuriyetin ilanı, Halifeliğin kaldırılması, Latin harflerine geçiş, tekkelerin kapatılması, unvanların, statü belirten giysilerin yasaklanması, kadın-erkek eşitliğinin, kadın haklarının yasalaştırılması ama özellikle de Latin harflerine geçiş, bu tabakanın elinden ekonomik artığa ulaşmasına olanak veren, ona özgün üretim araçlarını, sömürü mekanizmasını aldı.
Pazartesi günü Orhan Bursalı’nın yazısında da ayrıntılarıyla vurguladığı gibi böylece “mülksüzleştirilen” (“cahilleştirilen”) aslında toplumun son derecede ufak bir kesimiydi. Radikal bir jestle bir gecede “cahilleştirilen” bu tabakanın konumunu korumak için halka/topluma dayanamamış olması da ayrıca anlamlıdır.
Ne ki bu “cahilleştirilen” entelijansiya yok olamamış, çok özel konumundan (soğuk savaşın emperyalist desteklerinden de) yararlanarak, dinci muhafazakâr çevrelerde varlığını, merkezi siyasi iktidarın dışında kalmasına karşın, yerel düzeyde “mikro” iktidar alanlarında sürdürebilmiştir. AKP ile birlikte Müslüman entelijansiya, liberal entelijansiyanın da katkılarıyla devletin yönetimini yeniden ele geçirdi.
Bu entelijansiya, bir tür (dini-ahlaki) bilgisinin üretiminin, yeniden üretiminin, giderek de güncel yaşamın bilgisinin (haber ve yorumların) dolaşım kanallarıyla araçlarının, kendi tekelinde toplanmasının, varoluşunun önkoşulu, toplumsal ekonomik artığa, kapitalist birikim süreçlerine ulaşmasının aracı olduğunu biliyor.
Tekeline almaya çalıştığı bu özel bilginin, toplumun simgesel evrenini tüm farklı söylemleri (ulusal kimlik, etnik-dini aidiyetlerden, komünizme kadar) dışarı atarak doldurması, ait olduğu hakikat rejiminin tamamen egemen olması için, devletin disiplin, cezalandırma araçlarının (yargı ve güvenlik güçleri) kontrolünü elinde topluyor.
İkincisi, devlet, bu entelijansiyanın elinde bir dönüşüm geçirirken, bu “yeni düzene” uygun yeni bireyin üretimini (nüfus-eğitim-sağlık politikaları), yeniden üretimi (aile-cinsel pratikler, tercihler), bedenleri denetleyen, yeniden şekillendiren bir biyopolitik rejimini kararlılıkla inşa ediyor.
Bu proje, demokrasinin seçimlere, siyasi iktidarın hükümete, hükümetin, hatta hukukun da liderin iradesine indirgendiği, yalnızca “egemen hakikat rejimiyle” çelişen değil, lideri eleştiren, hükümetin uygulamalarını, bu sınıfın sömürü yöntemlerini sorgulayan seslerin de susturulduğu, devlet-toplum ayrımının kalktığı bir organik yapı kuruyor.
Bu “organik yapıda”, Müslüman entelijansiyanın, iktidarda kalma, toplumsal artığa ulaşma olanaklarını garanti altına alması, bu olanağı kullanarak servet yığması, medya vb. kültürel araçların neyi ne zaman, nasıl, hatta hangi dille ve simgelerle ifade edeceğine karar verebilecek güce sahip olmasına bağlıdır.
Bu nedenle, şimdi sıra son derecede önemli bir düğümü çözerek, düşünmenin ve konuşmanın araçlarını, dili, yeniden bütünsel bir kontrol altına almaya, denetim altındaki alanın dışında kalanları susturmaya olanak verecek, Sünni Müslüman olmayan “öteki”nin dilini kesecek bir kültür ortamını yaratmaya geldi.
Böylece Müslüman entelijansiya, kendi dışındaki herkesin, toplumun hemen tamamının elindeki en önemli simgesel (kültür) üretim aracını gasp ederek, onları “cahilleştirerek”, bilgiyi yeniden tekeline alıp Cumhuriyetle birlikte kaybettiği iktidarı restore etmeyi amaçlıyor.

 

cumhuriyet

[Bu yazı 859 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [12 Şubat 2014] Türkiye Sosyalist Solu Üzerine... ... [2 Ekim 2013] 'Gezi'den Füzelere... ... [18 Eylül 2013] Eski Dünya Düzeni. ... [31 Temmuz 2013] 'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [7 Ocak 2013] 2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday... ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™