Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş!
19 Mayıs 2011, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM
Haberin başlığı “Davutoğlu’nun Mevlânâ Çıkışı”ydı. Haber başlığı iki açıdan dikkatimi çekti de okudum. Yoksa, hele ki bu Dışişleri Bakanı’nın, ‘balona üflese balon küsüp pörsür’ türünden söze dönmüş nefesi benim hiç mi hiç umrumda değil. İlkin, çıktıkları yerden indirmek işine kafa yorduğum için ‘çıkış’ sözü dikkatimi çekti. Sonra, Dışişleri Bakanlığı ile Mevlânâ’nın alâka derecesi. Fransızca’dan Türkçe argoya transfer değimiyle: ‘kel alâka’lığı!
Bilmem hangi duygunun sonucudur, bu Bakan’ın konuşmasından yürüyüşüne tavrı bana hep yengeci anımsatır. Sanmayın ki yengeci küçümsüyorum. Baygını olduğum canlılardan biridir. Ama Davutoğlu’ndaki yansıması bunaltıcı! Onun o yana bakar gibi yapıp bu yana konuşma tarzından mı, kumsalda her an girip yiteceği bir deliği olan yengeç gibi, her sözünü çabuk çabuk oraya buraya sokuşturma hünerinden mi geliyor bilmem, bana yengeci anımsatıyor.
Bu şahsı Batı televizyonlarında İngilizce konuşurken de biriki kez izledim. Türkçe’de yuvarlanır gibi de olsa nefes aralıklarıyla konuşan şahıs, İngilizce’de doldurulmuş bant sesiyle koşar adım nefessiz konuşuyordu. O hali de bana kekeme bir arkadaşımla yaşadığım bir olayı anımsatmıştı: Siyaset felsefesinin meraklısı bu arkadaşımla sahil boyu konuşa konuşa yürüyorduk. Heyecanı yükseldiği zaman kekemeliği arttığı için onu heyecanlandırmamaya özen gösteriyordum. O sırada iki turist kız, yanımıza yaklaşıp arkadaşıma İngilizce, ‘En yakın plaj nerde?’ diye sordular. İçimden, ‘Eyvah, şimdi heyecanı doruk olur, sözcükler iyice tıkanır ağzında!” diye geçiriyordun ki, arkadaşım aksamasız, pürüzsüz tertemiz akıcı bir dille plajı tarif etti. Kızlar gittikten sonra kekemelik sırası bana geçti! “Aaa...s...la..la..nım... se...sen bi..bi..ze... keke..ke..me.. num...ma..mara....ssıı mı yaaapı... yo...yorsssun?” diye sordum. Yine kekemece ve gayet masumane, “İngilizce’nin kekemecesini bilmediğini” söyledi!
Neyse, gelelim konumuza; bu Dışişleri Bakanı ‘Mevlânâ çıkışı’nı, yine ‘kel alâka’ sulama kanalları, park, bahçe gibi tesislerin açılışı için gittiği kendi seçim bölgesi Konya’da Mevlâna’nın türbesini ziyareti sırasında yapmış! Demiş ki: “Müzeye girer gibi huzura girmek o manevi havanın teneffüs edilmesini engelliyor. Hz. Mevlânâ’nın huzuruna edep ile girilmesi şarttır. Müzede Hz. Mevlânâ’ya ilişkin eserler de olsa odağın mutlaka türbe olması gerekir. Farklı unsurları bir araya getiren mekânlar olmamalı.” Tercümesiyle yüzelsel anlamı şu: Hani, müzeye başı kıçı açık edep dışı kılık kıyafette yerli yabancı turist falan giriyor, sesimizi çıkaramıyoruz da, türbeye girişte bu olmaz, onun için de türbe ile müze iki ayrı mekânda olmalı. Müze ve türbenin iç içe olduğu bu Mevlânâ mekânında bir ‘ucubelik’ var! Bu tercümenin derinliğine anlamı ise şu: Mevlâna hoşgörüsü dedikleri şey edep dışılığı da davet ediyor, törpülenmesi, hizaya getirilmesi, ‘örtünmesi’ gerekir!
Sen hele şunların örgütlenmelerine, ülkeye dağılmalarına, gittikleri her yerde müzeye, anıta yaklaşımlarına bak! Bu memleket ve dokusu, değerleri, tarihinin hiçbir döneminde böyle bir istilaya, böyle bir saldırıya, böyle bir didiklenmeye hedef olmadı.
Mevlânâ türbe ve müzesinin olduğu mekânı yılda 2 milyon insan geziyor. Bunun yarısına yakını yabancılar. Anadolu kültürünün çok önemli unsurlarından biri olan Mevlânâ, Anadolu denince bütün dünyada adı ilk akla gelenlerden. Ki onun sonsuz hoşgörü felsefesini simgeleyen şu çağrısı bütün dünyada bilinir: “ Gel, gel, ne olursan yine gel / İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, / Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, / Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.”
Davutoğlu anlayışının can ve güç aldığı cemaatı rahatsız eden de bu sonsuz hoşgörü dokusu olmalı. Yani Mevlânâ’yı Mevlânâ yapan doku. Ona göre bu dokuda bir ‘ucubelik’ var, onu bozmak istiyor. Nakşileştirme hesapları sanki sadece Alevilere falan mı yönelik, Mevlevilik hesap dışı mı?
Mevlânâ’nın bir sözü şöyle: “Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.” Bir diğerinde: “Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı gereği otu beğenir.” Eşeğin aslını da ben çok mübarek bulur ve çok severim. Onun ota yönelmesi içten pazarlıklı olmasından değil içtenliğindendir. İçten pazarlık insana özgüdür, daha doğrusu insan kılıklı sahtesine.
Davutoğlu’nun Konya gezisine ilişkin haberlerin devamı da onun için aynı düzlemde doğal, bizim için aynı düzlemde ürpertici. Bölgede sünnet düğünleri ve haç karşılamaları için gelenekselleşmiş ‘Düğün Pilav Töreni’ bu kez Davutoğlu’nun ‘Sulama kanalı açılışı’ için düzenlenmiş! Pilav kazanlarının namazdan sonra duayla açıldığı alanda kadın erkek binlerce insan haremlik selamlık ayrı saflarda toplanmış. Ahmet Bey selamlık bölümde, eşi Sere Hanım haremlik bölümde yer almışlar! Dışışleri Bakanı olarak Hanya’da, Yanya’da nasıl yapıyor onu bilmem ama , iç işleri için gittiği Konya’da böyle yapmış!
Ahmet Bey, sulama kanallarından sonra başka açılışlarla başka eserlere de imza atıyor. Sözgelimi Hz. Hadimi’nin türbesinde dua edip Hadimi Parkı’nın açılışını yapıyor. Bu tören sırasında da, tıpkı Başbakan’ın yaptığı gibi o da konuşmasını Hz.Hatimi’den beyitlerle süslüyor. Hangi beyiti okuduğunu bilmiyorum ama büyük olasılık Hatimi’nin şu beyitidir: “Kamil odur ki koya her yerde bir eser / Eseri olmayanın yerinde yeller eser!”
Davutoğlu’nun, eserlerine eser kattığı Konya gezisinden sonra, ülkemizin Dışişleri Bakanı olarak kendisi olmasa da, onların adına kabine arkadaşı Başmüzakereci E. Bağış İngiltere’deki Kraliyet düğünü nedeniyle, balayına çıkma öncesinde Prens William’a üstünde “AB ye fındık Türkiye’ye üyelik” sloganı yazılı bir kutu fındık yolladı! Dışişlerinin Mevlâna müzesine takıntısı kadar, Egemen Bey’in Prens’e takısı da açıkçası ilgimi çekti! Yine de buna karışamayız, dış işleridir ve onların ‘uzmanlık’ alanınıdır.
“Davutoğlu’nun Mevlâna çıkışı”yla ilgili bir merakım da, Kültür Bakanı’nın tavrıydı! Yani şu ‘müzedeki edep dışılığın türbede olmaması için Mevlâna Müzesi ile Türbesini ayırma’ konusuna da ‘görevi’ gereği ‘rahatsızlık’ dipnotu düştü mü? Belki de, yoğun günden nedeniyle haber gözden kaçtığı için, o da ‘sıyırdım’ diye düşünmüştür!
Mevlânâ’nın şu sözü derin anlam içerir: “Aşk bir uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgiliye ‘yar’ denir!”
Mevlânâ’nın aşk yorumunu anıp da, ‘Mevlânâ aşkı’nı yorumlayan çoksatar yazarımızı anmadan olmaz! E.Şafak İngilizce yazdığı, Türkçe’de ‘Aşk’ adıyla çıkan kitabında, ‘dünyevi aşk’la ‘ilahi aşk’ı karşılaştırıyor ve birbirlerinin kalplerinde Allah’a ulaşan Mevlânâ - Şems aşkını gerçek aşkın yani ‘ilahi aşk’ın simgesi olarak yorumluyordu. Fethullah Hocaefendi’nin de bunun böyle yorumlanmasını istediğinden kuşkum yok. Zaten gelişme yapısına böylesi konuları sığdıramayacağını bilen yazarımız da, Mevlânâ’yı yorumlarken, genç yaşına Harvard’da ‘Amerikan Dış Politikası ve Ortadoğu İlişkileri’ konulu lisanüstü eğitim, 10 yıl Zaman Gazetesi’nde yöneticilik, Referans Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü, ‘Türk Osmanlı geleneğinde bir beste’ diye sunulan “Fethullah Gülen Hocaefendi İle Ufuk Turu” adlı ‘devasa’ bir eser, Hürriyet haber Koordinatörlüğü sığdırmış, şimdilerde ise ‘sol’ gazete çıkarma işini üstlenip Radikal Genel Yayın Yönetmenliği yapan Hocaefendi hayranı eşi Eyüp Can’ın kendisine yardım ettiğini itiraf ediyordu.
Bu işler dolambaçlı işler. İnsan girdimi kaybolur. Sakın, “Mevlânâ’nın türbesine ‘edep dışı’ girişleri engellemeye çalışan Dışişleri Bakanımızla, Mevlâna’yı yorumlayan çoksatar yazarımız aynı bütünün parçaları olmasın” diye sormayın. Bu işlerde bir ekşilik, nakşilik aramayın, dolambaçta kaybolursunuz.
Mevlânâ şöyle demiş: “Sana kötülük yapanı ona iyilik yaparak cezalandır!” İşte ben de “Davutoğlu’nun çıkışı”na ‘giriş’ yazdım. Ona bundan büyük iyilik mi olur?

(SolHaber 19.05.2011)

[Bu yazı 2804 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™