Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu?
3 Kasım 2014, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ
SABRİ KUŞKONMAZ

Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri 2003 yılında verilmeye başlanmıştı. İçinde “işçi” ve “edebiyat” geçen bu etkinlik onuncu yılını 2012’de devirmişti. Bildiğim kadarıyla 2013 yılında son kez verildi.

Bu ödül önemliydi. Çünkü iktidar, yani ekonomik güç estetik olanı/alanı da satın alıyor ve bunu kendine mal ediyor. Bu süreçte estetik olan/alan popüler kültür nesnesine dönüştürülüyor. Aydın Şimşek, Tuncer Uçarol’u anma etkinliğinde yaptığı konuşmada bu gerçekliği bir kez daha anımsattı bizlere. 25 Ekim, Tuncer Uçarol’un birinci ölüm yıldönümü idi. Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde bir anma düzenlenmişti.

25 Ekim 2013’de Tuncer Uçarol aramızdan ayrılmıştı. Her ölümde birden fazla azalma yaşarız. Uçarol’un ölümü için de geçerli bu yargı. Belki bu ismi duymamış olabilirsiniz. Şair, yazar ve Mülkiye’lidir. Bu özelliklerle birlikte, Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri’nin yükünü taşıyandı kendisi.

Ölümüyle birlikte bu emek eksenli ödül de belirsizlik sınırında ne yazık ki! Ülkemizdeki onca ödüllerin, yarışmaların içinde özel bir yeri vardır bu yarışmanın. Günümüzde, sendikasızlaşma, taşeronlaşma gibi emeğin belini büken sistemli saldırılar çok yoğun bir biçimde yaşanırken, emeğin edebiyat boyutunu göz ardı etmemek çok önemliydi. Bu duyarlığı yaşanılır kıldı Tuncer Uçarol. Edebiyatçı, sadece ölümlere ağıt yakan bir yakımcı değildir. Bunun bilinciyle, emeğin sanat boyutundaki yaratımlarla bağına dikkatleri çekmeyi önemsedi. Bu çalışmalarda DİSK Genel-İş’in ve Abdullah Baştürk’ün yakını olan eşi Aytül Uçarol’un da katkı ve emeğini unutmamak gerek.

On yılı aşan bir ödül geçmişi, çok şeyin geçici olduğu, kurumsallığın oturmadığı bu ülkede uzun bir süredir. Ama Uçarol’un ölümüyle birlikte, bu etkinlik de ölecek gibi ne yazık! İşaretler bu yönde. Bir kişiyle birlikte işte böyle birden çok şey yitiyor.

Anmada söz alan şair konuşmacılardan Ahmet Özer, Hüseyin Atabaş ve Abdülkadir Budak’ın tanıklıkları, ölümün bize kaybettirdiklerini bir kez daha anımsattı.

A. Kadir Budak, Uçarol’un edebiyat dergiciliğini, dergilerle ilişkisini, yaklaşımını anlattı. Sağlığında hiç kitap yayımlamayıp, dergilerle yetinmesi ilginç bir ayrıntıydı. Biraz da trajik. Sağlığında kimseye el sürdürmediği dergi ve kitaplarını, değerli eşi bir üniversiteye vermek için tasnif etmeye başlamış. Evde iki kamyon kitap ve dergi! Ölümüyle birlikte yazarın dergilerinin ve kitaplarının da hayatları değişecek!

Ölümlerle yitip giden şeyler o kadar çok ki. Hayatımıza düşen bir gündeki ölü sayısının akıl almaz oranlara çıkmasına nerdeyse alışmak üzereyiz. Bize uzak olan yerler, kişiler olması avutmuyor insan olanı. Yakın ya da uzakta, birden yüzünü gösteriveriyor ölüm. Çok şeyleri yok ederek, azaltarak.

Anmaya katılan konuşmacı ve dinleyicilerin ortak dileklerini yineleyelim; Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri yaşamalı. Emekle sanatın birlikte yaşatılması ve ölüleri mezarlarında çoğaltmamak adına.

Ülke çok kötü yönetiliyor, biz kendimizi, kendi alanımızı iyi yönetelim…

 

Haftaya dize; “Bir yıldızın ışığını sadece gece hatırlar” (Sema Güler, Ölüm Tohum ve Şeyler Azıcık Aşk, Noktürn Y.)

[Bu yazı 968 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™