Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Dere geçilirken değişmeyen at
13 Mayıs 2011, Nuray MERT
, Nuray MERT

İnanın, YGS rezaleti ile ilgili bir şey yazmak, bugüne kadar içimden gelmedi. ‘Memleketin daha büyük sorunları var’, sıra gelmedi değil. Tam tersi, memleketin en önemli sorunlarından birçoğu, YGS olayı ile patladı. Ama her şeyden önce olayın kendisi, her türden yorumu anlamsız kılacak ölçüde feci idi. İkincisi, ben de bir öğrenci ‘velisi’yim. Çocuğum yerine koyduğum üç yeğenimden biri, YGS sınavına girmiş bir öğrenci, bu sürecin ne denli zor olduğunu yakından biliyorum, çocukların moralini bozmamaya gayret ediyorum. Ancak, son olarak, savcılığın YGS’ye ilişkin soruşturma talebine ‘takipsizlik kararı’ vermesi ile sabır taşı çatladı.
Dahası, aslında, mesele sadece iki milyona yakın öğrencinin geleceğine ilişkin bir konu da değil, bu ülkede yaşayan herkesin gelmişinin, geleceğinin ne istikamette seyrettiğine ilişkin vahim bir konu. Bu ülkede, hiçbir dönem ‘liyakat’ esasına uygun davranan yönetim anlayışı yerleşmedi. Şimdi, görüyoruz ki, bu konuda olumlu bir gelişme olmadığı gibi, tam tersine ve tam gaz bir gidiş var.

Bir cevapla sıyrılmak...
Zaten, hiçbir kurumun liyakate dayalı seçim yapacağına güven olmadığı için, ‘merkezi sınavlar’ öne çıkmıştı. O nedenle, artık, ‘yüksek lisans’ ve ‘doktora’ öğrencilerini bile büyük ölçüde ‘merkezi sınav’ değerlendirmesini esas alarak seçmek durumunda kalıyoruz. Benim mensubu olduğum akademik alanda, yani sosyal bilimler alanında, doktoraya başvuran öğrenciler arasında, bu alanında mülakatta çok parlak bir performans gösteren öğrenci, zaman zaman merkezi sınavda puanı yüksek ama, doktora yapacağı alanda vasat performans gösteren öğrencinin gerisinde kalabiliyor, en kötüsü merkezi sınav puanı yüksek öğrenci tarafından elenebiliyor. Bu zaten başlı başına bir sorun, ama biz de merkezi sınav kalkarsa, işler iyice sarpa saracak diye duruma rıza gösteriyoruz. Şimdi merkezi sınavların ‘liyakat’ esaslı değerlendirmesine de gölge düşmüş oldu.
Bırakın onu, her şeyden önce, belli oldu ki, bu sınavları düzenleyen kurumun başındaki insan liyakat esasına göre tayin edilmiş değil. Bu kurumun başında, bir milyon yedi yüzü aşkın öğrencinin eğitim geleceğini belirleyecek sınavı eline yüzüne bulaştırmış ve bunun sorumluluğunu yüklenmekten bile kaçınan birisi var. Dahası, bir akademisyenin başına gelebilecek en büyük suçlama, yani ‘intihal’ (akademik hırsızlık)  suçlanması karşısında ‘geçmişi bırakalım’ cinsinden bir cevapla sıyrılma yolunu seçmiş bir akademisyen var.

O meşhur rahatsızlık...

En kötüsü, liyakat esasına göre seçilmediği artık aşikâr olan biri, tüm bu olanlardan sonra, siyasi iktidar tarafından ısrarla korunmaya çalışılıyor. Bırakın iktidarı, ‘tarafsız’ Cumhurbaşkanı bile en baştan, sorgulama değil, savunma tavrı sergiliyor. Neyse, son olarak, Cumhurbaşkanımız o meşhur ‘rahatsızlık’ duygusunu ifade etmiş. Olay şöyle cereyan etmiş; bazı gazeteciler Türkiye Kupası’nı izlemeye Kayseri’ye gitmişler, devre arasında Cumhurbaşkanı’na sokulup bu konuda düşüncesini sorma fırsatı bulmuşlar. O da, rahatsızlığını ifade etmiş, ama konuyu ‘dere geçilirken at değiştirilmez’ şeklinde veciz bir değerlendirme ile noktalamış. Madem dereli tepeli konuşuyoruz, ben de o dilden yorumlayayım, yani, Cumhurbaşkanı ÖSYM Başkanı Ali Demir’e, ‘Ordunun dereleri aksa yukarı aksa/Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa’ demiş.
Yine ‘dere’li bir sözle bitirelim, demek ki, ‘ileri demokrasi’ falan derken, ‘dere tepe düz gitmişiz, arpa boyu yol gitmişiz’, dahası o yolu da geriye doğru gitmişiz.

(Milliyet 13.05.2011)

[Bu yazı 1928 kez okundu]
Nuray MERT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[9 Haziran 2017] Katar'ın başına gelenler ... [15 Ocak 2016] Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın! ... [31 Ağustos 2015] Merak etmeyin, istedikleri düzeni kuramayacaklar ... [27 Temmuz 2015] Lanetli çözüm, ahmakların seferi ... [13 Nisan 2015] Ülkede Karanlık Bir Sabaha Uyanmak ... [15 Mayıs 2014] Soma Katliamı. Ayrı dünyaların insanlarıyız ... [17 Nisan 2014] Kulak asmayın düşünce tacirlerine! ... [9 Kasım 2013] 'Otoriter muhafazakarlık' ve demokrasi ... [25 Ekim 2013] Muhafazakarların 'Bağımsız Türkiye'si ... [18 Ekim 2013] Bayramda Barış Süreci ... [16 Temmuz 2013] Bu çirkin tablonun ardındakiler ... [17 Mayıs 2013] Suriye politikasının ağır bedeli ... [3 Mayıs 2013] Burası işte böyle bir ülke! ... [10 Nisan 2013] Kuş katliamı ... [9 Şubat 2013] Karanlık Bir Tünelden Çıkış ... [1 Şubat 2013] Masum değilsiniz hiçbiriniz ... [15 Ocak 2012] Sadece cesur insanlar özgür olabilir ... [12 Ocak 2012] Muammalı bir hesaplaşma devri ... [5 Ocak 2012] Muhafazakâr cumhuriyet ... [25 Aralık 2011] Fransa, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu ... [18 Aralık 2011] Ortadoğu'da yeni dönem ... [20 Kasım 2011] Herkes fikrini bozmuş! ... [13 Kasım 2011] Bir büyük kompozisyon yarışması ... [25 Ekim 2011] Demokratik 'zihniyet' meselesi ... [13 Ekim 2011] 'Görevimiz tehlike' ... [6 Ekim 2011] 'Bu hal', 'OHAL' mi? ... [4 Ekim 2011] Zizek'in 'yeni oryantalizmi' ... [25 Eylül 2011] Kürt meselesi ve yurtta savaş cihanda savaş ... [22 Eylül 2011] Yeni laiklik tartışmaları ... [20 Eylül 2011] Erdoğan ve Nasır ... [11 Eylül 2011] 'Libya özel sayısı' ... [8 Eylül 2011] İsrail ve Kürt meselesi ... [1 Eylül 2011] İslam Emperyalizmi, Neo-Osmanlıcılık ... [23 Ağustos 2011] 'İslam ve Sosyalizm' ... [16 Ağustos 2011] 'Londra isyanı' ve insanlığın çözülüşü ... [9 Ağustos 2011] Suriye'ye giden 'mesaj' ... [24 Temmuz 2011] Türkiye'nin 'Değerler'i ... [5 Temmuz 2011] Maslahatçı demokrasi ... [30 Haziran 2011] 'İkna Odaları'ndan 'İkna Meclisi'ne ... [26 Haziran 2011] Şeytana uymayalım ... [19 Haziran 2011] 'Kimliğe oy' ve 'yeni statüko' ... [26 Mayıs 2011] Kürt meselesi CHP, BDP ve AKP ... [10 Mayıs 2011] Bu hale nasıl geldik? ... [26 Nisan 2011] 'Sol' garezi ... [15 Nisan 2011] Yeni engizisyonlar, yeni cadı avları ... [14 Nisan 2011] İktidar ... [7 Nisan 2011] Devlet için 'demokrasi', devlet için anayasa! ... [22 Şubat 2011] 'Organizma' ve tecavüz! ... [18 Şubat 2011] Tasasız 'demokrat'lar! ... [16 Şubat 2011] Mısır'da 'Post-Devrim', 'Post-demokrasi' ... [10 Şubat 2011] Yeni statüko, Kıbrıs ve demokrasi ... [25 Ocak 2011] 'Tefrika'yı savunmak! ... [11 Aralık 2010] 'Öğrenci eylemleri' krizi ... [23 Ekim 2010] Laikliğin teminatı ...
Nuray MERT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™