Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Özgürlükten kaçışın 10. yılı...
2 Ekim 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

İnsan hakları ihlâl yaptırımını öte dünyaya havale etmeyen imamlara ihtiyacımız var”... 

İBRAHİM Ö. KABOĞLU

İnsan hakları ihlâl yaptırımını öte dünyaya havale etmeyen imamlara ihtiyacımız var” (İnsan Hakları Danışma Kurulu-İHDK) konuşmasından.

Son on yılın İH bilânçosu neden anlamlı?

1 Ekim 2004: Bakanlar Kurulu eski salonunda çok önemli iki insan hakları raporu kabul edildi:

- Türkiye’de İnsan Hakları Raporu 2004.

- Kültürel Haklar ve Azınlık Hakları Raporu.

Gün boyu süren tartışmalar, insan haklarında fikri birikime ayna tuttu.

İzleyen haftalarda, “Raporlara Hücum” kampanyası başlatmakla yetinmeyen Hükümet ve bürokratları, Ankara Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Başbakan, Kurul’da “marjinal entelektüeller var”, onların hesabı görülecek, dedi.

Adalet Bakanı ise, “hergele meydanında rapor dağıtıyorlar…”, dedi.

İH’dan sorumlu Başbakan Yardımcısı ise, Kurul’un tasfiyesinde başı çekti...

İzleyen ay ve yıllarda, hükûmet, Kurul üyelerini Başbakanlık’ta artık hiç toplamadı; ama onları, Ankara Adliyesi’nde buluşturdu, sanık ve tanık olarak.

Hükûmet, insan hakları raporlarını işleme koyma yerine, yetkisini yargıyı harekete geçirmek için kullanınca, İHDK Başkanlık Divanı, raporları yayımladı (Bkz. İnsan Hakları Danışma Kurulu Raporları, Kaboğlu-Akkurt, İmge Yay., 2006): “İHDK, insan haklarına dayalı bir hükümet politikasının oluşması, resmi ve sivil alanda birincil değer olarak insan haklarının korunması ve uygulamaya konulması açısından özel, özel olduğu kadar da önemli bir görev yapacaktı. Ancak, yaşanılan süreç, insan hakları kurullarının yasal planda oluşturulması ile bu yasaları yapma iradesine sahip olanların insan haklarına dayalı bir hukuk sisteminin gerekliliğini bizzat içselleştirmelerinin ve yaşama geçirmelerinin farklı bir durum olduğunu gösterdi…” (Arka kapak, Şenal Sarıhan).

Kültürel Haklar ve Azınlık Hakları Raporu’nun usûlüne uygun olarak oylandığı ve önerilen üst kimlik tanımının suç oluşturmadığı, yaklaşık 4 yıl sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca tescil edildi…

 

Peki ya sonrası?

2012: “İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmak” amacıyla, İHDK yerine kurulan Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK), hemen bütün üyeleriyle hükümet yanlısı bir birim olarak tasarlandı. Başta “Gezi Direnişi” sırasında olmak üzere çok yoğun ve ciddi insan hakları ihlalleri yaşandıysa da, TİHK’in “gıkı” çıkmadı…

Hangi yurttaşlık? Üst kimlik, “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı”, “Türkiye yurttaşlığı” ve “Türkiyelilik” kavramları yoluyla inşa edilecekti. Fakat hükûmet, “Türk’ten Arab’a uzanan” etnisite yelpazesini bir tür nakarat haline getirince, “eşit yurttaşlık” algı ve uygulamasından da uzaklaşıldı.

Türkiye’de İnsan Hakları 2004 Raporu’nda dillendirilen sorunlar ise, 2014’te çok daha derinleşmiş; daha doğrusu, özgürlük ve hak anlayışında bir eksen kayması meydana gelmiş bulunuyor (Bkz. “Yeni” Türkiye’de İnsan Hakları, BirGün, 31.07.14).

Siyasal açıdan, şu fark öne çıkıyor: 2004’te yüzleştiğimiz derin devlet, (AKP-Cemaat ittifakıyla) hukuku alt etmeye koyuldu. 2014’te ise, AKP’nin (bu kez İHL-DİB/kolluk-yargı zincirinde) kendi derin devletini kurma gayretine tanıklık ediyoruz.

On yıllık bilânço için, hukuk ve siyaset kavramlarını da mecrasından çıkardı:

Demokratik muhalifler, darbeci oldu.

Hukukun askıya alındığı ortamda özgürlükten söz etmek anlamsızlaştı

İnsan hakları yerine, “din ve mezhep” ölçüsü öne çıktı: Başbakan, “Marksizm ile din dersi”ni eş tutarken; CB, “fizik ve matematik ile din dersi”ni aynı kefeye koyuverdi.

‘Restorasyon’un geçici bilançosu: On yıl önce, görevi “ilâhiyatı öğretmek” olan kişiden dünyeviliği beklerken; bugün, devleti yönetenlerin söylem ve eylemlerinin temeli, “uhrevilik” haline gelmiş bulunuyor.

Türkiye toplumunu “mezhep-tarikat ekseni”nde yeniden inşa faaliyetine ivme kazandırmak amacıyla, “milli irade”, çoğunluğun (%52) azınlığa (%48) tahakkümü   şeklinde, demokrasi ve hukuk-dışı bir kavrama dönüştürüldü. “Toplumsal fay hattı”, “Kuzeydoğu Anadolu” fay hattından daha derin bir ayrışmaya doğru yol almakta.

Bunlara paralel olarak, Türkiye ve Avrupa arasındaki fay hatları da giderek açılmakta. Avrupa Konseyi içerisinde, Türkiye, dünün “Demir perde” arkasındaki devletlerin gerisine düşerken; AB’den hızlı bir uzaklaşma, önümüzdeki aylarda daha da görünür hale gelecek…

Ya on yıl sonrası? “2023 vizyonu” kaygı verici. Bu sloganın iç savaşın yolunu döşememesi için “demokratik muhalefet”, insan haklarını -“meşru direnme hakkı” dahil- yeniden tasarlama ödeviyle karşı karşıya…

[Bu yazı 1111 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™