Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
HSYK'da seçim savaşları, tabi ki bir yere kadar
1 Ekim 2014, Av.Murat Kara
, Av.Murat Kara

 

Matematikle devrim olmaz. Matematiğin ve rakamların siyasette karşılığını da bulamayabilirsiniz. Bunları söylerken hele ki Türkiye’de yaşıyorsak biraz daha dikkatli olmak gerektiği tavsiyesini alabilirim. Bu tavsiyede bulunan bir de 2007 yılında cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan “367” krizini biliyorsa, “rakamları önemse” denildiğinde dikkate almalıyım. Ama tabi ki bir yere kadar. 

Aradan geçen 7 yıldan sonra “367” krizinden belki de başka bir krize, “12” krizine gitmekteyiz. HSYK seçimlerinde bir kez daha rakamlar konuşulmaya başlandı.

Gelin bir matematik hesabı da biz yapalım. HSYK toplam 22 üyeden oluşmaktadır. Bu 22 üyeden 2’si Adalet Bakanı ve Adalet Müsteşarı. Geriye 20 üye kalıyor. HSYK’daki 20 üye içinden 1 üye Adalet Bakanlığı’na bağlı Adalet Akademisi’nden geliyor. Kalan 19 üyenin 4 tanesi cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor. HSYK’yı oluşturacak kalan 15 üye ise 1. derecedeki hakim ve savcılar ile yüksek yargı mensupları arasından belirlenecek. Başka bir ifade ile HSYK’nın 7 üyesi iktidar tarafından belirlenirken, geriye kalan 15 üye için seçim yapılıyor.  HSYK’ya seçilecek 15 üyenin ise 3’ü Yargıtay, 2’si Danıştay ve 10 üyesi de 1. dereceli hakim ve savcılar tarafından yapılacak seçimlerde belirleniyor.

Bu tabloya bakınca AKP’nin HSYK seçimlerinde salt çoğunluğu (12 üye) sağlaması için en az 5 üye seçtirmesi gerekmektedir. Geçen hafta Yargıtay’da yapılan seçimlerde Yargıtay Başkanı’nın ve cemaatin desteklediği adaylar kazandı. Yani Yargıtay’dan HSYK’ya gidecek 3 üyenin seçiminde AKP sıfır çekmiş oldu.

Buraya kadar yapılan matematik hesabı ile siyasi iktidar cephesinin HSYK seçimlerinden beklentisini anlayabiliriz ancak bu veriler bize bir yere kadar anlam ifade edebilir.  

HSYK seçimlerinde iki cephe; AKP – Cemaat; olduğunu düşünüyorsak; AKP’nin seçim hilelerini, yürütmenin yargıya müdahalelerini ya da yasama faaliyetini tekeline almış olan iktidarın geçmiş pratiklerini hatırlar, seçimi önemsizleştiririz. Daha sonra HSYK seçim sonuçlarına bakıp “yılların AKP’si kolay mı olacak, rahat bırakmazlar” diye ahkâm keserdik. Aslında bunların söylenmesi için birçok neden de sayılabilir. AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın HSYK seçimlerinde “belli bir zümrenin“ kazanması durumda seçimleri gayrimeşru sayacakları şeklindeki beyanı örnek gösterilebilir mesela:

“…bugün gözümüzün içine baka baka HSYK’da kendi kontrollerini sağlamak istiyorlar. Bir grubun ya da zümrenin yargıyı ele geçirmek için oluşturduğu bu örgütlü koordinasyon isterse bu seçimleri kazansın, bizim için gayrimeşrudur. Çünkü biz sandıktan milletin oyları ile çıkmış milletin iradesini temsil eden seçilmiş hükümetiz. Biz bu durumda üzerimize düşeni yaparız. Askeri darbelere karşı parlamento bugüne kadar ne yapmışsa, bugün de yargı darbesine karşı gerekeni yapacaktır…” (M.Ünal AKP Grup Başkanv. 26 Eylül tarihli Beyanı )

12 Ekim’de AKP’nin kurduğu Yargıda Birlik Platformu (YBP) seçime giriyor. Cemaat, bağımsız adaylarla var olan mevzilerini korumaya çalışıyor. Peki yargı sadece bu iki odaktan ibarettir diyebilir miyiz? Buna evet demek sadece bitkin düşmüş hukukçuların işidir. Bir önceki paragraftaki düşüncelerle ve ruh haliyle baş başa kalmalarını salık veririm.

Bir de yargıyı sadece iki odağın arasında sıkışmış görmeyen,  bu ülkenin örgütlü ve örgütsüz hakim ve savcıları var. 12 Ekim’de bu iradeyle seçime katılan bir güç daha var: YARSAV-Yargıçlar Sendikası birlikteliği. YARSAV-Yargıçlar Sendikası birlikteliği 12 Ekim’i değil, 13 Ekim’i kazanmaya çalışmaktadır. Bunu da büyük ölçüde başardı. Adaylarının birinin bile seçilmesi günümüz tablosunda ileriye devredecek önemli bir adım olacaktır.  

 Yazının başında matematikten bahsetmiştik. Sonunu da matematikle bitirelim. Matematikte aslında sonucu farklı değişkenler belirler; elimizde bir formül olması denklemin sonucunu bulmaya yetmez.  Örneğin; x ve y değişkenli iki bilinmeyenli bir denklemde, verilen değerlere göre soruyu çözüp her farklı değerde denklemin farklı bir sonuç verdiğini buluruz. Bir denklem çözeceksek, değişkenleri yerlerine doğru koymalıyız. Hele ki kaotik dönemlerde düzleme müdahale edecek en ufak bir değişkenin yaratacağı sonucun tahmin edilebilirlik düzeyi, normal dönemlere kıyasla daha zayıftır.

 

HSYK seçimlerinde AKP ve Cemaat yanında bir değişken de Yargıçlar Sendikası–YARSAV’dır. Seçimlere bakarken bu değişkeni de hesaba katmalıyız. Eğer gerçekten ülkeyi ve yargıyı değiştirmek istiyorsak.

Murat Kara

 

 

http://adaletvesosyalizm.com/makale.php?pageheader=hsyk-da-secim-savaslari-tabi-ki-bir-yere-kadar&pageID=100

[Bu yazı 861 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™