Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı
6 Eylül 2014, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Muharrem İnce’nin CHP’deki Genel Başkanlık oylamasından önce yaptığı konuşmada “siz önümüzdeki seçimde Kılıçdaroğlu’nun başbakan olacağına inanıyor musunuz” sorusunu yönelttiği Kurultay delegelerinin önemli bölümünün zaten CHP’yi bir iktidar partisi olarak hayal etmeyi bile bıraktığını herkes biliyor. İlk bakışta, bu özgüven yitimi, ardı ardına yaşanan seçim başarısızlıklarının doğal sonucu olarak görülebilir. Ancak yine de, Erdoğan gibi bir kutuplaştırma dahisinin liderliğindeki AKP Türkiyesi’nde anamuhalefet partisinin hükümet alternatifi olmaktan kendi yandaşları nezdinde de çıkması, tek başına sandık fobisine bağlanamaz.

“CHP kendi projesini ortaya koymalı, gündemi AKP belirliyor” eleştirisini hatırlatarak başlayalım. Son derece makul gözüküyor. İster düzen içi, ister düzen dışı bir güç olsun, iktidar seçeneği olmak için “bizim farkımız şudur, şöyle bir ülke öngörüyoruz” diyebilmek gerekir. CHP’nin bu anlamda ne dediği gerçekten de pek anlaşılmamaktadır. Söz gelimi, 30 Mart yerel seçimlerinde seçmen gözünde “biz yolsuzluk yapmayacağız”dan ibaret kalan bir partinin seçenek haline gelmesi mümkün müydü?

Ancak… Bir düzen partisi olarak CHP, varolan sistemin dışında bir seçenek yaratamayacağı için, iktidardaki mevcut partiyle olan farklılıklarının bir bölümünü öne çıkarmak, o farklılıklara abartılı bir önem kazandırmak ve toplumu bu farklılıklar ekseninde bir taraflaşmaya zorlamak durumunda. Oysa AKP, bütünlüklü bir karşıdevrim sürecinin siyasal öznesidir ve süreç henüz istikrara kavuşmadığı için, “normal” bir muhalefet tarzıyla geriletilemeyecek pozisyondadır. AKP rejimi ya da İkinci Cumhuriyet kurumsallaşma güçlüğü çekmekte, toplumda “radikal” bir karşı koyuş için geniş bir alan açılmaktadır. CHP bu alana giremez; tekrar olacak, bu alan düzen siyasetinin sınırlarını zorlamaktadır.

“AKP karşıtlığı yetmez, CHP kendini anlatmalı” eleştirisi bu nedenle dayanaksızdır. Bir toplumsal proje, gerçeklik hissini ancak mevcutla hesaplaşarak kazanabilir. CHP’nin ilk ve öncelikli sorunu, AKP’yi tarif edemeyişidir. Tarihsel bir misyon üstlenen, 12 yıldır iktidarda olan gerici bir partiyi nereye koyacağını bilemeyen bir siyasi yapı topluma kendini nasıl anlatacak ya da ne anlatacak?

Çok yaşamsal olduğunu vurguladığımız sosyalizm propagandası bile, AKP Türkiyesi ile güncel bir hesaplaşma zeminine yerleştirilmediği sürece etkili olamaz. Bunu tersinden okuduğumuzda, sosyalist devrimci bir stratejinin, bütün zorluklara karşın, neden başarı şansı olduğu da ortaya çıkar: AKP Türkiyesi, siyasetin minimal farklılıklar temelinde süregiden bir kayıkçı dövüşüne indirgenmesine izin vermeyecek kadar büyük bir sarsıntı yaratmıştır toplumda.

Özetle, Türkiye CHP’nin anlatacağını dinlemeye hazır değildir, CHP AKP Türkiyesi ile hesaplaşmaya niyetli olmadığı için…

CHP’nin kendini anlatabilmesi, yani mevcutla keskin bir karşı karşıya geliş riskini almadan, bir seçenek oluşturması için önce, AKP rejimine “radikal” bir karşı koyuş ihtiyacıyla tanımlayabileceğimiz toplumsal alanın kapanması gerekmektedir. Kılıçdaroğlu’nun dünkü konuşması tam da bu stratejiye denk düşmekte, Muharrem İnce’nin başta değindiğim sorusu da tam da bu nedenle anlamsızlaşmaktadır.

CHP, geçmişte birçok konjonktürde olduğundan da baskın bir biçimde “muhalefet”i tasarlama göreviyle karşı karşıyadır. Toplumda AKP rejimine dönük açık reddiye yatışmadığı sürece, bir düzen partisi olarak CHP’nin hükümet alternatifi haline gelebilmesi ancak AKP’nin yeni ve ağır bir yol kazası geçirmesiyle mümkündür.

solhaber

[Bu yazı 885 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [14 Mart 2016] Ankara'da patlama ve kaos planı ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [6 Ocak 2015] Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [30 Ağustos 2014] İslami Devlet'ten Davutoğlu'na. ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [6 Mart 2014] Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ... [30 Aralık 2013] Sesli düşünelim... ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™