Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu
4 Eylül 2014, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

*Yeni Türkiye’de de rejimin adı “parlamenter demokrasi”. Yasama, yürütme, yargı arasında “güçler ayrılığı” olmalı. Ancak, “Recep” AKP Genel Başkanı, “Tayyip” Başbakan, “Erdoğan” Cumhurbaşkanı (M. İnce) olduğu için “güçlerini birleştirmiş” bir Yeni Türkiye ile karşı karşıyayız.

*RTE bir “dünya lideri”. AD ile bir emperyal güç olarak “Sünni İmparatorluğu” kuruyorlar. RTE “dünyada istihbaratı güçlü olan ülkelerin farklı ülkeleri dinlememe gibi bir durumu olamaz” deyiverdi. Böylece; Almanya, ABD, İngiltere (bunlar sadece bildiklerimiz) tarafından kevgire çevrilerek istihbaratı magazin seviyesine düşürülen Türkiye’nin emperyal güç falan olmadığını, kendisinin de tırışkadan “dünya lideri” olduğunu RTE yedi düvele bizzat kendi ağzı ile ilan etti. Yeni Türkiye’nin yeni lideri bu kadar dobra!

***

*Bir müttefiki dinleyerek dünyaya rezil olduklarına sadece bizim inandığımız Merkel de, Obama da RTE’yi telefonla olsun arama ihtiyacı hissetmedi. Özür dilemek ise söz konusu bile değilmiş.

*Zaten Türk Hükümeti’nin gazete haberleri dışında dinlemelere dair elinde kanıt bulunmuyormuş. Yedi düvelin kendisini dinlediğini MİT bile medyadan öğreniyormuş.

***

“Hürriyet Gazetesi’nden Tolga Tanış’a konuşan bir Alman Kabine yetkilisi, ABD’nin (Almanya’da) yaptığı dinlemeye dair Berlin’in elinde güçlü kanıtlar olduğunu birkaç kez vurgulamış. Bu şu demekmiş: “Sen de benim dinlediğimi ispatla, ben de senden özür dileyeyim.” (“Türkiye’yi iplemiyoruz.”)

*Tolga Tanış’a konuşan aynı yetkili Türkiye’de liderlerin dinlenmeyeceği konusunda da bir güvence vermemiş. Zaten yetkili, dinlemelerin biteceğini de garanti etmemiş. (“Canımız çektiği sürece dinleriz”)

*Almanya’da muhalefet de iktidarın Türkiye’yi dinlemesinin üzerine gitmiyormuş. Bunun sebebi “son dönem yaşananlardan sonra artık Türkiye’yi kimse ciddiye almıyor” olması imiş.

***

*25 Aralık soruşturması nedeni ile ilgili olarak 96 kişi hakkında takipsizlik kararı alınmış. Başta Bilal Oğlan olmak üzere 96 kişi aklanmış. Demek ki: Paralar katiyen sıfırlanmamış! Zira dosyanın başlangıç aşamasından fezlekenin düzenlendiği 15 Aralık 2013 tarihine kadar alınan tüm fiziki teknik takip, iletişimin tespiti ve kayda alınmasına dair kararlar “görevsiz” mahkemelerce verilmiş! Kayıtlar var (zaten ikinci bir karara dek saklanacakmış) ama kayıt kararı veren mahkeme “yetkisiz” olunca RTE ile mahdumu arasında geçen “kayıtlı konuşma” birden “yok hükmünde” oluveriyor.

*TÜBİTAK bu konuşmaların hecelerden kelime ve cümle türetilerek üretilmiş sahte konuşmalar olduğunu ilan ederek dünyada bir ilke imza atmıştı. Ama nedense “25 Aralık rezaleti”ni aklayanlar kararlarında bu “bilimsel tesbit”e hiç atıfta bulunmuyorlar.

*(Hatırlatalım; “17 Aralık rezaleti” ile ilgili olarak da bakanların evlerine milyar dolarları/Euroları, kocaman kasaları, ayakkabı kutularını “paralelciler” koymuştu.)

***

*Böylece “yolsuzluklarla mücadele”yi ana hedefleri arasına koyarak başa geçen 62. Hükümet ilk günden yolsuzluklara kafa kol girdi ve bir gün içinde yolsuzlukları “yok etti”. Artık yolsuzluk olmayan bir ülkede yaşıyoruz!

*Ayrıca anlaşıldı ki; Adalet Bakanlığı silme “darbeci vatan haini” dolu. Zira “25 Aralık Rezaleti”ni aklayanlar, “25 Aralık Rezaleti”ni ortaya çıkaranlar için “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni cebren ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettikleri ortaya çıkmıştır”, diyorlar.

***

Yeni Türkiye’nin İlerleme Raporu’nda yer alan ilgi çeken üç saptama şunlardır:

1) Bundan böyle her türlü soruşturmada “yakalayan” kafadan suçlu, yakalanan kafadan masum ilan edilecektir.

2) O kadar şeffaf bir ülke yaratılmıştır ki, isteyen canının çektiği siyasi lideri sonsuza dek dinleyebilir.

3) Zira derdest edilenin kafadan masum ilan edildiği Yeni Türkiye’de en büyük Türk büyüklerinin çekindikleri/çekinecekleri herhangi bir mesele kalmamıştır.

[Bu yazı 819 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™