Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye Barış Derneği'ne olan borcumuz
2 Eylül 2014, Nazım ALPMAN
, Nazım ALPMAN

Dünya Barış Günü Türkiye’de 1970’li yılların ortalarından itibaren kutlanmaya başlamıştı

NAZIM ALPMAN

BARIŞ GÜNÜ İÇİN

Dünya Barış Günü Türkiye’de 1970’li yılların ortalarından itibaren kutlanmaya başlamıştı. O yıllarda dünyada “Soğuk Savaş” hükümünü sürüyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve onun müttefikleri “barış” diyen her organizasyonu doğrudan Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) uzantısı olarak işaret ediyorlardı:

-Barış isteyenler, SSCB’nin maşalarıdır!

Türkiye’de de bu ilkel hava esiyordu. O günlerde bir grup yürekli aydın çıkıp Barış Derneği’ni kurdular. Başlarında Büyükelçi Mahmut Dikerdem’in bulunduğu dernekte Türkiye’nin seçkin aydınları, Enis Coşkun, Tektaş Ağaoğlu, Kemal Anadol, Orhan Apaydın, Erdal Atabek, Oya Baydar, Yavuz Çizmeci, Güntekin Gazioğlu, Aykut Göker, Reha İsvan, Mehmet Karaca, Medet Serhat, Nedim Tarhan, Nefise Akyelik, Şefik Asan, Yasar Arıkan, Seyit Aydoğmuş, Hüseyin Baş, Cüneyt Başbuğ, Ataol Behramoğlu, Mehmet Bulut, Metin Denizmen, Ergun Elgin, Mustafa Gazalcı, Zülâl Kılıç, Cemal Kiral, Hasan Fehmi Mavi, Metin Özek, Sedat Özkol, İsmail Hakki Öztorun, Ali Sirmen, Gençay Saylan, Uğur Kökden, Ali Taygun, Orhan Taylan, Haluk Tosun, Melih Tümer, Aybars Ungan, Tahsin Usluoğlu, Nurettin Yılmaz, Karabey Kalkan, Nadir Akgün ve Niyazi Dalyancı yer alıyorlardı.

Bu isimler daha sonra 12 Eylül’ün en ünlü davalarından biri olan Barış Derneği Davası’nın sanıkları olarak 27 Şubat 1982’de tutuklandılar ve Davutpaşa ve Metris askeri hapishanelerinde 38 ay tutuklu kaldılar.  

1991’e kadar uzayan dava sonunda hepsi birden beraat etti. Dava sırasında Dernek Başkanı Mahmut Dikerdem soyadına yakışır biçimde şöyle dedi:

-Biz bu iddianameyi hiç ciddiye almıyoruz. Fakat taşıdığı zihniyeti çok ciddiye alıyoruz. Yargılama müddetince de bu zihniyeti teşhir edeceğiz!

Davanın sanıkları yargılama boyunca Türkiye’deki faşizmi teşhir ettiler!

Her 1 Eylül’de Türkiye’nin namuslu insanları Barış Derneği’nin 12 Eylül’deki üyelerini-sanıklarını saygıyla anıyorlar! Bir bölümü bugün aramızda olmayan bu değerli insanlar Türkiye’nin yüz akı oldular!

Onların o yıllarda attıkları tohumların ne kadar önemli olduğu günümüzde daha iyi ortaya çıkıyor. Barış için mücadele etmek, “insan evladıyım” diyen herkesin boynunun borcudur!

1991’de Sovyetler Birliği de dağılınca tek kutuplu dünyanda artık “barış için mücadele” etmeye gerek kalmadığını öne sürenler oldu. Israr edenlere karşı da bu bilimsel(!) görüşü öne sürdüler:

-Modası geçti!..

Barışı bir moda olarak algılayanlar, sadece bir yıl sonra Avrupa’nın ortasında patlayan Yugoslavya iç savaşıyla duvara tosladılar. Ardından 1. Körfez Savaşı, 2. Körfez Savaşı ve Irak işgali geldi. Uluslararası Toplum diye kendilerine fiyakalı markalar takan işgalciler, girdikleri ülkeleri yağmaladılar. Liderlerini idam ettiler.

Kendi dengeleri içinde bir istikrara sahip olan ülkeleri darmadağın ettiler. Dünyanın başına yeni bir bela musallat ettiler: Cihatçı Terör Örgütleri!

Dünya ortaçağa geri döndü. Bulundukları bölgede güçlü olanlar, mazlumların kafalarını kesiyorlar.  Kadın çocuk dinlemiyorlar!

1 Eylül 1939’da Hitler’in orduları Polonya’yı işgal ederek 1945’e kadar sürecek 2. Dünya Savaşı’nı başlatmıştı. Acı dolu bu 6 yılda 50 milyon insan öldü. Bunun 20 milyonu Sovyetler Birliği’ne aitti!

Bu yüzden 1 Eylül Dünya Barış Günü ilan edilmişti. Barış Mücadelesi’nin anlamı vardı! Barış’ın değeri ancak savaş sırasında daha iyi anlaşılabiliyordu.

Türkiye’nin güneyinde fitili ateşlenen cehennemi görünce Barış Mücadelesi’nin değeri de ortaya çıkıyor. Barışın modası geçmez, çünkü o bir yaşam şeklidir:

-Yaşasın 1 Eylül Dünya Barış Günü!

 

***

SSCB’SİZ DÜNYA... 

İgor Ligaçev 1970’ten itibaren Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin 2. Sekreteri olarak yirmi yıl görev yaptı. SBKP’nin İkinci Adamı olarak ülkede büyük bir ağırlığı vardı. Onunla röportaj yapmak için Batılı gazeteciler 10 yıl beklemek zorunda kalıyorlardı.

SSCB dağılınca onun da eski önemi kalmadı. 1990’ların ilk yarısında İstanbul’a geldi. Bütün siyasi hayatı boyunca “Kahrolsun Sovyet Sosyal Emperyalizmi” diyen Doğu Perinçek davet etmişti!

Ligaçev ile The Marmara Otelinde bir buçuk saati aşkın görüşmüştüm. Moskova’daki eski güçlü adam şöyle demişti:

-Sovyetler Birliği dağıldı diye düğün bayram edenler, dünyanın bugünkü haline baksınlar! Biz varlığımızla, dünyada sıcak savaşları önleyebiliyorduk!

 
***

ERDOĞAN'IN DEĞERİNİ BİLELİM

Eski başbakan ve eski AKP lideri Tayyip Erdoğan geldiği her görevde zihin açıcı örnekler oluşturuyor. Mesela Türkiye eski başbakanların değerini onun sayesinde daha iyi anladı!

Süleyman Demirel bütün eleştirilere karşın gazetecilerle kavga etmezdi. Hiçbirine dava açmazdı. Hakkında tartışma yaratan en büyük konu yeğeni Yahya Demirel’in Karadeniz Ereğli’sinden yurtdışına sunta yolluyorum diye hurda ahşap sevkedip, ihracat teşviki almasıydı. Uğur Mumcu ve Altan Öymen gibi önemli gazeteciler bu konu üzerine kitap bile yazmışlardı.

Mesut Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz başarılı bir tekstilciydi. Onun bireysel başarıları ağabeyinin devlette olmasına bağlanıyordu ki, çok da üstünde durmaya değer değildi.

Tansu Çiller ise en çok eşi Özer Uçuran Çiller’in çok yetenekli bir banka yöneticisi olmasıyla anılırdı. Sadece İstanbul Bankası’nı batırmıştı!

Hepsinin değerleri Erdoğan’ın 12 yıllık Başbakanlığı döneminde anlaşılabildi.

 O şimdi Çankaya’da… Artık Cumhurbaşkanı!

Daha şimdiden dillenmeye başladı:

-Abdullah Gül çok iyiydi!

Bunu söyleyenlerin başında 2007’deki Gül karşıtları bulunuyor.

Eh bu da az şey değil… Türkiye’ye çok iyilik yaptı:

-Erdoğan’ın değerini bilelim!

[Bu yazı 1224 kez okundu]
Nazım ALPMAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [137]
[26 Aralık 2016] En uzun gece bitti! ... [2 Ağustos 2016] Türkiye kaygan ülke ... [2 Mayıs 2016] Bağımsızlığın temeli bu şehirde atıldı: Türkiye'ye Samsun'dan bakmak ... [28 Mart 2016] Silivri Bakırköy Diyarbakır ... [21 Mart 2016] Baharı karşılama etkinlikleri: Newroz şöleni ... [14 Mart 2016] Ateş altında anayasa ... [11 Şubat 2016] İnsan hakları, demokrasi, adalet; Bir zamanlar Avrupa'ydı! ... [10 Şubat 2016] İZ TV'nin özel yolu: Belgeselin 10 yılı ... [28 Ocak 2016] Geleceğe mektup ... [11 Ocak 2016] Kürtsüz demokrasi ... [30 Aralık 2015] Osmanlı'da zulüm kavramı ... [17 Aralık 2015] OHAL'den bu hale: İzmir'den Diyarbakır'a ... [7 Aralık 2015] Türk sağının vandallığı ve Sertellerin Sergisi! ... [3 Aralık 2015] İstikrarlı kadersizlik! ... [1 Aralık 2015] 'Ben ölünce yazarsın!' ... [19 Kasım 2015] Vedat Sakman 1965-2015: Çağdaş Kent Ozanı ... [12 Kasım 2015] Savaş medyası ... [5 Kasım 2015] 1 Kasım 2015'ten sonra: Ertesi gün. ... [2 Kasım 2015] Seçimlerden seçim beğen! ... [19 Ekim 2015] Akılları fikirleri Demirtaş'ta! ... [15 Ekim 2015] Ankara Katliamı'nda sessiz bir ölüm: Gülşen Ülker ... [12 Ekim 2015] Saygıdeğer devletimiz katildir! Ankara Katliamı ... [5 Ekim 2015] Siyasi İslamcı'nın vefası ... [3 Ekim 2015] İktidarın 'vur kır parçala' aşamasındayız! Ahmet Hakan için seviniyoruz! ... [14 Eylül 2015] Faili meçhul yok, direkt katliam var! Cizre, Cizre, Cizre. ... [7 Eylül 2015] Vakıflıköy'den Cem Çapar'ın üç ana dili var: Ermenice, Arapça ve Türkçe! ... [3 Eylül 2015] 'Erdoğan'a özgürlük!' ... [22 Ağustos 2015] Savaş medyası ... [20 Ağustos 2015] Artvinliler de dağa çıktılar: Cerattepe Direniş Noktası ... [13 Ağustos 2015] RTE iktidarı vermiyor, Hükümeti kur-MA ... [10 Ağustos 2015] Halk delisi, halk aşığı: Fikret Otyam ... [3 Ağustos 2015] Zonguldak'ta çevre ve medya: İnsanlar doğayı yediler ... [1 Ağustos 2015] Türkiye'nin esas gerçeği: Demirtaş ile Erdoğan ... [30 Temmuz 2015] Erdoğan'ın son savaşı ... [27 Temmuz 2015] İşçi sınıfının Sabahat Ablası: Direnişin en güzel hali ... [20 Temmuz 2015] Kamyoncunun intikamı ... [13 Temmuz 2015] Karadeniz'de milli mücadele var! Dağlarına bahar gelsin! ... [6 Temmuz 2015] İktidara kefenle gelmek ... [22 Haziran 2015] Şevval Sam'ın müzik yolculuğu: Toprak Kokusu ... [8 Haziran 2015] Ertesi gün, yani bugün ... [21 Mayıs 2015] En talihsiz Başbakan Davutoğlu: Siyasetin kum torbası! ... [27 Nisan 2015] MET-ÜST'lü tebessüm ... [20 Nisan 2015] Devlet provokasyon sever! ... [13 Nisan 2015] 13 Nisan (1914): Orhan Veli Günü ... [6 Nisan 2015] Kayahan'ı kalbimize gömdük ... [30 Mart 2015] Gazeteci belgeseli ... [17 Mart 2015] Soykırımın 100. yılında vicdan ve sorumluluk ... [9 Mart 2015] İstanbul Senfoni Orkestrası: Hayatı güzelleştirenler ... [19 Şubat 2015] Cehennem ülkede kadınlar bir ceylan! ... [7 Şubat 2015] Orhan Veli Kocatürk ... [29 Ocak 2015] Metal işkolu grevi: DİSK'in sesi bu! ... [19 Ocak 2015] Herkesin bildiği cinayet: Hrant'ı devlet öldürdü! ... [8 Ocak 2015] Metin her yerde! ... [3 Ocak 2015] Bir zamanlar gazetecilik!.. ... [29 Aralık 2014] Bozmayın moralinizi ... [25 Aralık 2014] Hem canını, hem malını: Affet bizi Baran ... [15 Aralık 2014] Gazeteciler kovulurken. ... [11 Aralık 2014] Beton kafaların itibarı! ... [4 Aralık 2014] Birlik, vefa, dayanışma: ÇGD Bursa 25 yaşında ... [1 Aralık 2014] Erdoğangiller... ... [27 Kasım 2014] Cahilistan İmparatorluğu ... [19 Kasım 2014] AKP bize çok şey kazandırdı ... [10 Kasım 2014] Hödük kapitalistler! ... [30 Ekim 2014] İnsan hakları su altında kaldı: Siz doğurun, biz öldürürüz! ... [27 Ekim 2014] Dünya sanatçısı Türkiye'ye sığmaz ... [24 Ekim 2014] 'Babıali'nin kaybettiği adam!': Cengiz Alpman ... [20 Ekim 2014] Türkiye resmi cehennemi ... [2 Ekim 2014] Yeni ırkçılar geliyor ... [29 Eylül 2014] Neo-Başbakan havaya giriyor! ... [22 Eylül 2014] Ortadoğu'da destansı başarı ... [15 Eylül 2014] RTE iyi Cumhurbaşkanı oldu ... [11 Eylül 2014] 12 Eylül işçi katliamlarıyla sürüyor ... [6 Eylül 2014] Tarihin ortasında bir köy var ... [4 Eylül 2014] Ustanın yolunda Neo-Türkiye ... [25 Ağustos 2014] Dinlerin ortak korosu: Heybeliada Konseri ... [21 Ağustos 2014] Dev-Yol için tarihle söyleşiler: Devrimin iyi insanları ... [7 Ağustos 2014] Bu da etkilemedi ya ... [31 Temmuz 2014] 'Selo Başkan!' ... [19 Temmuz 2014] Özel tarihi günler ... [14 Temmuz 2014] Hey Beykozlu! ... [7 Temmuz 2014] Devrek, Bartın, Amasra ... [26 Haziran 2014] Devletin dilini en iyi onlar biliyorlar ... [16 Haziran 2014] En büyük işçi eylemi ... [31 Mayıs 2014] Kutsal İsyan Gezi Parkı ... [22 Mayıs 2014] Cehaletin altın çağı! ... [19 Mayıs 2014] Maden işçisi ahlakı! ... [8 Mayıs 2014] Büyükşehir insanları ... [28 Nisan 2014] Kimi bayraklarıyla kimi TOMA'larıyla ... [24 Nisan 2014] Ermenilerin en acı günü ... [12 Nisan 2014] Gazetecilik susmaz! ... [7 Nisan 2014] 3. Köprüde üç işçi feci şekilde öldü ... [31 Mart 2014] Bu ülkede 17 Aralık yaşandı ... [27 Mart 2014] Çocuk avlama yaşı 10'a indi ... [25 Mart 2014] Erdoğan'ın savaşları! ... [20 Mart 2014] Newroz Piroz be! ... [13 Mart 2014] Küçük bir çocuk koca ülke oldu ... [10 Mart 2014] Tiyatro Pürtelaş'ın olağanüstü gösterisi ... [27 Şubat 2014] Her şey kitabına uyar ama ... [24 Şubat 2014] 24 Şubat'ın izleri. ... [22 Şubat 2014] Erdoğan'ın ilk küfrü! ... [15 Şubat 2014] Cezaevlerinde insanlık ölüyor! ... [13 Şubat 2014] Gazetecinin rezil anıları! ... [6 Şubat 2014] Esaslı bir infazlar ülkesi! ... [30 Ocak 2014] Bel. Bşk. Adaylığı seçimi ... [18 Ocak 2014] Raporlar başka türlü söylüyor ... [16 Ocak 2014] Ayıp tedavülden kalkınca ... [6 Ocak 2014] Bir deneme-yalama yazısı ... [2 Ocak 2014] Hüzünlü bir hikaye ... [26 Aralık 2013] Türkiye'de rüşvet depremi ... [23 Aralık 2013] Kesin götürmüşler be abi! ... [20 Aralık 2013] Diyarbakır'a AYM geçersizdir ... [16 Aralık 2013] Çocuk cehennemi ülke ... [12 Aralık 2013] Anormal ülke ... [18 Kasım 2013] Kürt realitesiyle tanıştılar! ... [14 Kasım 2013] Mustafa'nın suçu ne? ... [6 Kasım 2013] Ermeni mimarları Ermenİstanbul ... [3 Kasım 2013] Vedat Türkali'nin 75 yıllık yoldaşı ... [31 Ekim 2013] Marmaray iyi oldu! ... [27 Ekim 2013] Seçimlere nasıl girmeli? ... [21 Ekim 2013] Merdan Muğla'da yatıyor ... [19 Ekim 2013] Oktay Ekinci olmak! ... [10 Ekim 2013] Altın Portakal 50 yaşında İstikrar abidesi ... [3 Ekim 2013] Aşıklar lambası ... [18 Nisan 2013] Akaydın Hocanın 4 yılı ... [1 Nisan 2013] "Demokrasi konusunda eksiklerimiz var!" ... [21 Şubat 2013] Sinop bir katliamdan kurtuldu ... [31 Aralık 2012] Yeni yıl yazısı ... [10 Kasım 2012] 'Şemdin Kurbağalı deredir!' ... [20 Ağustos 2012] CHP ve Aygün Olayı ... [27 Temmuz 2012] Oyunların Kitabı ... [19 Temmuz 2012] Namaz kılmayana ekmek yok! ... [2 Temmuz 2012] İnsan yakan çoğunluk ... [9 Haziran 2012] Mesele teslim olmamakta! ... [24 Mart 2012] 'Ey Kürtler sizi kurtaracağız, korkmayın!' ... [28 Şubat 2012] Demokrasi için içişleri şartı ... [21 Şubat 2012] MİT'li demokrasi ... [19 Ocak 2012] Hrant davası başladığı yerde duruyor: Devletimiz katildir! ...
Nazım ALPMAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™