Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İslami Devlet'ten Davutoğlu'na.
30 Ağustos 2014, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Kuralsızlıktan ölçüsüzlüğe… soL Dergisi’nin bugün alanlara yarın bayilere çıkan sayısındaki yazımın başlığı bu. Dönemin ruhunu özetleyen bir sözcük: Ölçüsüzlük. AKP iktidarının bütün bölgeye egemen olan ölçüsüzlükten yararlanarak, iç politikada da kuralsızlıktan ölçüsüzlüğe geçmeyi deneyeceğini düşünüyorum. Sonuçlarını göze alarak…

Önümüzdeki dönem AKP ölçüsüzlüğü hep gündemimizde olacak, bu belli. Ancak gelin şimdi bölgede kuralsızlıktan ölçüsüzlüğe geçişle ortaya çıkan yeni tabloya biraz daha yakından bakalım.

Bugün Türkiye’nin güneyinde ve kuzeyinde ABD ile Rusya çatışma halinde. Suriye’de yaşananları yalnızca bu karşıtlıkla açıklamak doğru olmamakla birlikte en azından böyle bir boyutu var söz konusu gündemin.

Biliyoruz ki, ABD 1991’den sonra uluslararası alanda kuralları takmadığı bir tarzı adım adım herkese kabul ettirdi. Her defasında daha “özgür” davranarak… Bu açıdan Yugoslavya’ya müdahale için gerekçe yaratırken, daha sonra Irak’ın işgalindekinden daha özenli, daha dikkatliydi. Şimdi ise “tek taraflı” hareket etmeyi bir kural olarak ilan etmiş durumda ABD yönetimi.

Geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Suriye’de İslam Devleti’ne karşı başlatılacak bir askeri operasyon için Suriye yönetiminden izin almalarının gerekmediğini açıkladı. Kuralsızlık tam da bu.

Ancak yetmiyor.

Çünkü kuralsızlık, ABD emperyalizminin hegemonyasını sürdürmek için gerekli üstünlüğü artık sağlamıyor. Putin Rusyası, kuralsızlığın ABD’ye karşı nasıl işletilebileceğini Ukrayna’da açık bir biçimde gösterdi. Batılı ülkelerin Kiyev’deki “renkli devrimleri” finanse etmek, desteklemek için kullandıkları yöntemlerin çok daha etkilisini Rusya Ukrayna’nın geniş bir bölgesinde uygulamaya sokuverdi. Kuralsızlık silahı ABD’nin elinde patladı.

ABD, İslami Devlet’i belli ki Irak’taki dengeleri değiştirsin, Suriye’de ise bir müdahaleye zemin hazırlasın diye kullanıyor. Bunu herkes biliyor ama kimse İslami Devlet’le baş başa kalmayı, ABD yardımı olmaksızın bu belayı savuşturmayı düşünemiyor.

Çünkü İslami Devlet harekatı kuralsızlığı değil ABD ölçüsüzlüğünü simgeliyor. Suriye yönetimi kuralsızlıkla baş edebildi şimdiye kadar ancak şimdiki durum çok farklı. Nasıl bir strateji geliştireceklerini göreceğiz.

Kuralsızlık emperyalist dünyada artık kural oldu. Son dönemde Üç NATO üyesi ülke arasında herhangi bir güven ve de müttefiklik ilişkisi olmadığını ortaya çıkaran dinleme skandallarının nasıl geçiştirildiğine bir bakın. ABD Almanya’dan özür diledi sadece, Almanya ise Türkiye’yi bilgilendirmiş oldu: Seni gözetliyorum, gözetleyeceğim de… Türkiye Cumhuriyeti Devleti de vatandaşlarını dinliyor!

Kural yok. Ama ölçülülük var.

ABD işte böyle bir dünyada kendisini ölçüsüzlük dışında hiçbir şeyin kurtaramayacağını anladı, yükleniyor. İkinci Dünya Savaşı’nın sonu yaklaşırken Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları da ölçüsüzlüğün en acımasız örnekleriydi. Sonrasında Sovyetler Birliği, bu ölçüsüzlüğe göz yummayacağını hissettirdi, hatta ABD’yi kurallara uymaya bile zorladı. Şimdi böyle bir aktör yok.

Ölçüsüzlüğün bu koşullarda üç sonucu olabilir: Birincisi, ABD kaos yönetiminde istediğini elde eder ve hegemonyasını bir süre daha korur. İkinci seçenekte, bu ölçüsüzlük dünyayı boyutları ve sonucu öngörülemeyen bir çatışmaya doğru sürükler. Üçüncü olasılık, ölçüsüzlük dünyanın farklı noktalarında ezilenleri daha fazla inisiyatif almaya ve ölçüsüzlüğün sistemde yarattığı zayıflıkları değerlendirmeye iter.

Ne demiştik, bizdeki ölçüsüzlüğü daha çok değerlendireceğiz.

İslami Devlet olgusu, ABD’nin kuralsızlıktan ölçüsüzlüğe geçme arzusunun ürünüyse, Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin 2014 Türkiyesi’nde elde ettiği konum da, bölgedeki gelişmeleri de hesaba katarsak, benzer bir geçiş denemesinden başka anlam taşımamaktadır.

 

 

solhaber

[Bu yazı 991 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [14 Mart 2016] Ankara'da patlama ve kaos planı ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [6 Ocak 2015] Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [6 Eylül 2014] Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [6 Mart 2014] Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ... [30 Aralık 2013] Sesli düşünelim... ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™