Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Şok. Şok. Şok. 'Başkan Baba Erdoğan'
19 Ağustos 2014, Nilgün CERRAHOĞLU
, Nilgün CERRAHOĞLU

10 Ağustos seçimi ertesi tanınmış bir işadamıyla konuşuyordum:
Biliyor musun?” dedi; “Erdoğan’ın zaferi kesinleşir kesinleşmez bir İsviçreli bankacı dostum aradı ve bana, ‘Ne dersin’ diye sordu: ‘Türkiye’den tüm varlıklarımızla çıkalım mı?’ ‘Daha neler! Endişeye mahal yok!’ diye adama yarım saat dil döktüm. Beri yandan bu diken üstündeki pozisyona şaşırdım. Hale bak? Buluttan nem kapacak durmdalar!”
Sermaye malum tabii hep ürkektir ama… Türkiye’de son bir yılda, Gezi’den bu yana -17 Aralık, Soma vs…- olanları düşündüğümüzde; Batılı sermaye çevrelerinin kafasında “Türkiye’deki istikrara acaba hâlâ prim verilebilir mi? Yatırım kararlarında bundan böyle asgari hukuk devleti kuralları mı geçerli olacak, yoksa ‘Başkan Baba’ standartları mı karşımıza çıkacak” şeklinde soruların belirmesi aslında hiç şaşırtıcı değil.
Güçler ayrılığının yerle bir edildiği, anayasanın fiilen askıya alındığı, her şeyin “yaptım oldu!” düsturuyla ülke yöneten “sağlam irade”ye teslim olduğu, fren-denge mekanizmalarının tamamen iflas ettiği bir yerde Batılı yatırımcıların “ikirciklenmesi” çok normal.
Seçim ertesinde ben de önemli bir İtalyan şirketinin temsilcisi ile konuştum…
Söz konusu temsilciye “sonucu nasıl bulduğunu” sorduğumda, müzmin karın ağrısı çeken bir insanın yüz ifadesiyle karşılaştım.
Muhatabımın, bu basit ve dolaysız sorudan hiç hoşnut kalmadığı belliydi.
Durumu kurtarmak için olsun; “Aman canım işte zaten biz Erdoğan’ı tanıyoruz. 11 yıldır ülkeyi o yönetiyor. Değişen fazla bir şey yok!” filan bile diyemedi…
Lafını, uzun bir duraksamayla, ölçüp biçtikten sonra şöyle bir şey mırıldandı:
“Türkiye her şeye rağmen bölgedeki en az istikrarsız ülke. Biz buna bakarız!”
Yani “Şartlar elverdiğince buradayız. Sonrası Allah kerim!” hesabına…

‘Dengesiz ve rahatsız edici’
Obama’nın tebrikinin de; -kem küm- hayli dikkat çekici bir diplomatik gecikmeyle geldiği düşünüldüğünde, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığının Batı’da memnuniyet şöyle dursun, kapsamlı ve çok boyutlu kaygı yarattığı kesin.
Londra’da Guardian, ABD başkentinde de Washington Post; bu kaygıları art arda yorumlarında işledi.
Baş yorumunu önceki gün bu konuya ayıran Guardian; “Erdoğan aktif cumhurbaşkanı olacak. Türkiye’nin parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçmesi için mantıklı bir neden olup olmadığı gerçekte hiç tartışılmadı. Öncelik çünkü ülke değil Erdoğan için en iyi anayasal düzenlemeleri yapmak. Erdoğan 11 yıldır Türk siyasetinin tartışmasız patronu ve bu rolde devam etmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye’nin Erdoğan baskısından kurtulması gerekiyor” diyen Post ise daha doğrudan bir dil kullanarak Erdoğan’ın “dengesiz, rahatsız edici” davranışlarına dikkat çekti.
Yeni Cumhurbaşkanı’nın bu davranışları yüzünden “Türkiye’nin Ortadoğu ve Avrupa’da hayati rol oynama emellerinin çöktüğünü” belirtti. Ve Erdoğan’ın hiç ağzından düşürmediği “yeni Türkiye”nin, “yolsuzluklara el atan Youtube ile Twitter’ı mı kapatmak olacağını” sordu.

‘RTE marka demokrasi’ farkı
Türk medyasında yankı bulan bu değerlendirmeler dışında, 2006-2011 arasında Ankara’da AB temsilciliği yapan Marc Pierini’nin yorumu esas çok çarpıcıydı.
14 Ağustos tarihli Hürriyet Daily News’ta İngilizce olarak yayımlanan Pierini’nin yazısı, özetle Erdoğan’ın seçimiyle Türk demokrasisinin yolunun Batı demokrasilerinden hepten ayrıldığını söylüyor ve Türkiye’deki yönetim biçimi için “Türkiye markalı-Türk usulü/Turkish brand of democracy” tanımını kullanıyor, bu “alla turca demokrasinin” “ilerde Batılı müttefikler için daha büyük baş ağrısı yaratan bir dış politikaya yol açıp açmayacağını” soruyor...
2010 referandumunda Erdoğan’a açık çek destek veren ve Türkiye’de bulunduğu sürede AKP iktidarına toz kondurmayan Pierini; Ankara’dan ayrıldıktan sonra anlaşılan hidayete ermiş, son bir yılda tespih taneleri gibi dizilen iri krizlerin ardından “Türk marka/Erdoğan marka demokrasi”nin Batılı örneklerine hiç benzemediğini fark etmiş:
Türkiye’de 5 koca yıl geçiren, daha önce de Tunus, Libya, Suriye gibi Ortadoğu ülkelerinde büyükelçilik yapan Pierini; “Ne garip” diyor özetle; “Hukuk devletinin çözülmesi, hesabı verilmeyen yolsuzluk skandalları ve TRT’nin sade Erdoğan’a hizmet vermesi; ona oy verenleri hiç rahatsız etmedi. Tutarsız ekonomi ve dış politika stratejileri, seçim performansını etkilemedi. Kullandığı aşırı derecede kutuplaştırıcı siyasi retorik, etnik ve dini gruplara, gazetecilere, rakiplerine yaptığı kaba saldırganlık, devamlı başvurduğu çağdışı komplo teorileri.. aksine seçmenlerinde iyi etki yaptı… Bunlardan herhangi biri, AB ya da ABD’de Erdoğan gibi bir adayı cumhurbaşkanlığı yarışında devre dışı bırakmaya yeterdi. Ama muhalafet partilerinin beceriksizliği yüzünden… Türkiye’de bu mümkün olamadı. Erdoğan’ın, anayasayı by-pass etmek pahasına olan aktif cumhurbaşkanlığı arzusu ve otoriter geçmişi göz önünde tutulduğunda, Washington, Berlin, Brüksel’in; Türk demokrasisinin geleceği için sevinmesi için hiçbir neden yok.”
Ne denir?
Günaydın! Bonjour! Good morning!  

[Bu yazı 999 kez okundu]
Nilgün CERRAHOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [74]
[7 Şubat 2015] 'Baskı Türkiye'de Olur, Bizde Olmaz!' ... [27 Temmuz 2014] Büyükada'da Üç İstila: Erdoğan, Araplar, Martılar ... [19 Temmuz 2014] 'Yeni Türkiye'nin Vizyonu: 'Seçici Olma!' ... [14 Haziran 2014] Tereyağından Kıl Çeker Gibi. ... [9 Ocak 2014] İspanya'nın 'Hukuk Devleti' Farkı ... [15 Kasım 2013] Yeni bir Müslüman burjuvazi: Süslüman ... [5 Kasım 2013] Türban Dinin Emri mi? ... [31 Ekim 2013] Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Hünkârımız! ... [26 Ekim 2013] Batı Demokrasileri '007 Demokrasisi' Oldu ... [20 Ekim 2013] 'Türkiye'yi Obama Kaybetti' (4) ... [18 Ekim 2013] Türkiye Nereye Gidiyor?(2) ... [10 Ağustos 2013] Ergenekon'un Bir Benzeri Yok ... [8 Ağustos 2013] Ergenekon Çarpıtmaları... ... [16 Temmuz 2013] Demokrasinin Tükenişi ... [16 Nisan 2013] 'Süreç' Körün Fil Tarifi Olunca ... [11 Nisan 2013] Süreç ve Kamuoyu: 'Müslümana Haramdır!' ... [9 Mart 2013] Laiklik Kadın Demektir ... [9 Şubat 2013] 'Sol, Bütünlüğü Savunmalı' ... [6 Ocak 2013] Ayşe Hür: 'Beni Pat Diye Bıraktılar!' ... [22 Aralık 2012] Anayasa 'Ana' Olduğunda!.. ... [8 Aralık 2012] Liberallerin Tarihi Yanılgısı ... [1 Aralık 2012] Üniformanın Dönüşü. ... [25 Kasım 2012] Medyaya Zulümde Cehennemin Taşları. ... [20 Kasım 2012] 'Türkiye İran olursa...' ... [11 Kasım 2012] Obama'nın Gözyaşları ... [30 Ekim 2012] Tarihe Kalan Görüntüler ... [18 Ekim 2012] Vicdansızlık ... [16 Ekim 2012] Ve AB Raporu Çöpe Gitti! ... [6 Ekim 2012] Enver Paşa Tuzağı ... [27 Eylül 2012] Demokrasi, Hukuk Devleti, Balyoz ... [25 Eylül 2012] Carrillo ve Balyoz... ... [9 Ağustos 2012] Erdoğan'ın 'Çöl Demokrasisi' ... [7 Ağustos 2012] Devremülk Çankaya... ... [24 Temmuz 2012] 'Erdoğan Değişti' Geyiği... ... [28 Haziran 2012] Akıllar Neredeydi? ... [27 Mayıs 2012] Postsekülarizm Safsatası ... [22 Mayıs 2012] 'Türkiye Çoğunluk Diktasına Yöneliyor' ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık, Çarlık, Sultanlık.. ... [26 Nisan 2012] Le Pen Avrupası'nda Irkçılık ... [17 Nisan 2012] İntikam Türkiyesi ... [15 Nisan 2012] Çevik Bir Deyince. ... [12 Nisan 2012] Bermuda Üçgeni: Türkiye İran Suriye ... [27 Mart 2012] Kapatılan Bir Gazetenin Düşündürdükleri ... [20 Mart 2012] Erdoğan'ın 'Ödül Skandalı' ... [3 Mart 2012] İran'ın İleri Demokrasi Seçimleri ... [28 Şubat 2012] Avrupa Solu Hollande'ı Bekliyor ... [23 Şubat 2012] 'Bu ülkeyi İslamlaştıracağız!' ... [19 Şubat 2012] Kıyakçı Cumhurbaşkanı Nasıl Gitti? ... [16 Şubat 2012] İranlaşmak ... [5 Şubat 2012] Saldırı, Yaptırım Kıskacında İran ... [29 Ocak 2012] Yirmi Yıl Sonra Temiz Eller ... [24 Ocak 2012] 'Bayan Yanı', Helal Otobüs ... [5 Ocak 2012] Macar Örneğinden Çıkarılacak Ders ... [8 Aralık 2011] Putin -Medvedev Modeline İsyan ... [24 Kasım 2011] Demokrasi Şampiyonluğunun Mumu. ... [13 Kasım 2011] Bir Entelektüel Olarak Atatürk ... [3 Kasım 2011] Arap Baharı ve 'Karşıt Devrim' ... [29 Ekim 2011] Şili'de Demokrasi ve Deprem Bilinci ... [25 Ekim 2011] '7.4 Yetmedimi?' Kültürü ... [18 Ekim 2011] 'Öfkeliler Henüz Olgunlaşmadı!' ... [6 Ekim 2011] Bir Zamanlar Avrupa Birliği ... [24 Eylül 2011] 'Dizi' gibi dış politika ... [17 Eylül 2011] Arap Baharına 'Törkiş Laiklik' Açılımı ... [10 Eylül 2011] Emperyalizmin Dünü. Bugünü ... [6 Ağustos 2011] Şark Usulü Demokrasiye Geçişin Resmi ... [4 Ağustos 2011] Demokrasinin Resmi... ... [14 Temmuz 2011] Seçilmiş Tiranlık ve 'Teslim Ol' Söylemi ... [5 Temmuz 2011] Düğünden Defileye İslamcı Şov... ... [25 Haziran 2011] Ahmedinejad 'Topal Ördek' mi? ... [7 Haziran 2011] 'Kız mıdır, Kadın mıdır?'ın Açılımı ... [23 Nisan 2011] Avrupa 'da Hortlayan 'Faşizm Dalgası' ... [12 Nisan 2011] Sümeyye Tiyatroda ... [5 Şubat 2011] Obama, Mısır ve 'Tarihin Doğru Yanı' ... [1 Şubat 2011] Batı'da 'Mübarek Gidiyor' Paniği. ...
Nilgün CERRAHOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™