Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ama hangi anayasa
17 Temmuz 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Anayasa vaadi karşısında  yanıtı aranan soru şu: Ama nasıl ve daha önemlisi hangi Anayasa?

İBRAHİM Ö. KABOĞLU

 “Amacımız 2023 yılında, şu dört temel hedefe ulaşmaktır: Demokrasiyi daha da geliştirmek, siyasi ve toplumsal normalleşmeyi daha ileri taşımak, toplumsal refahı daha çok yükseltmek, dünyada öncü ülkeler arasında olmak… Yeni Türkiye yolunda yeni bir Anayasa öncelikli gündem maddelerimiz arasındadır... Milletimizin güven duyacağı, milletimizin demokrasi, refah, güç ve gelecek beklentilerini ve taleplerini karşılayacak bir anayasa olmazsa olmazımızdır. Milletimiz takdir eder de 12. Cumhurbaşkanı seçilirsek, bu vizyona dayalı yeni anayasanın hazırlanması önceliklerimiz arasında yer alacaktır.” (R.T. Erdoğan, Vizyon Belgesi, 11 Temmuz 2014).

Özeleştiri mi, yeni bir manevra mı?

“Daha”lı zarflarla süslü vaadler, “yeni Türkiye” nitelemesi için de geçerli mi? : “Daha” yeni Türkiye… Acaba, neyi arzu ettiğiniz halde yapamadınız 12 yılda, bütün sıfatların içini boşalttığınız Türkiye’de? Denge ve denetim düzeneğini en aza indirgediğiniz; var olanları ise kâğıt üstünde bıraktığınız bir anayasa, hangi düzeni ifade eder?

Anayasa vaadi karşısında  yanıtı aranan soru şu: Ama nasıl ve daha önemlisi hangi Anayasa?

Gerçi, yürürlükteki Anayasayı “araçsallaştırma ustalığı”nda, asker? dönemleri bile geride bırakan bir Başbakan’dan, “yeni Anayasa” çıkışı, bırakın merak uyandırmayı, tartışmaya bile değer görülmeyebilir.

Ne var ki, tıpkı toplumsal bellek gibi “anayasal bellek zaafı” da yok değil. Nasıl olmasın, bir tür “anayasacılar sefaleti”nin yaşandığı bir dönemde?

2007 (yaz ve güz): Nasıl başladığı ve bittiği kamuoyunca bilinmeyen “sivil anayasa” vaveylası. (Usûl ve içerik eleştirisi yapan Anayasacılara tepeden bakışlar belleklerde…)

2010 (yaz ve güz): Anayasa oylamasına “hayır” diyenlere duyulan kızgınlık ve öfke, bugün bile dinmiş değil…

2011 (Eylül): Anayasacıların çoğunluğu, Kurulu meclise, “yeni anayasa yapma yetkisi elinizde” beyanında bulundu (İyi ki, TBMM Başkanlığı yayımladı konuşmaları!).

2012 (Kasım): AKP, başkanlık önerisini Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundu.

2013 (Kasım): AKP, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nu dağıttı.

2014 (Temmuz): AKP’nin CB adayı, “yeni anayasa” vaadinde bulunuyor…

 

Ama hangi Anayasa?

Acaba bu, hangi Anayasa ile örtüşmekte?  İki ucu meçhul kalan “sivil anayasa” ile mi, 2012 önerisi ile mi? Yoksa…

Mesela, 2012 önerisi, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na ait bütün yetkileri Başkan’a vermenin ötesinde, Fransa’da CB’ye, ABD’de Başkan’a ait olan yetkileri aşan bir çizelge oluşturuyor: TBMM’yi fesih, bakanları atamak ve görevden almak, Başkanlık kararnamesini çıkarmak, TSK’nın kullanılmasına karar vermek, kamu yöneticilerini atamak ve görevlerine son vermek; sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek veya sıkıyönetim veya OHAL kararnamesi çıkarmak; YÖK üyelerinin yarısını seçmek, üniversite rektörlerini seçmek, yüksek mahkeme üyelerinin yarısını, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını ve HSYK üyelerinin yarısını seçmek;…

Yeni Anayasa mı, Başkan kılıcı mı?

Anayasa’nın yeni olması, 2007’den bu yana denenen -ve birbirini tamamlayan- usûl ve içerik sorunlarının aşılması anlamına gelir.

Usûl bakımından; denenenlerin ötesine geçen daha demokratik yol ve yöntem bulunmalı.

İçerik olarak; 1982 metni ve değişiklikleri aşan, 21. yy. anayasacılık eğilimleri ile Türkiye deneyiminin bireşimini yansıtan bir anayasa ancak yeni olabilir.

Buna karşılık, Erdoğan’ın beklentileri doğrultusunda TBMM çoğunluğu tarafından kotarılacak bir Anayasa çalışması, ne usûl  ne de içerik olarak yeni anayasa değil, ancak, “mutasavver Başkan”ın kılıcı olur…

CB, Devletin başı mı, icranın başı mı? Bu anlamsız tartışması süredursun, hiçbirinin hiyerarşik düzeninde yer almayan özerk ve uzman birimler, çoktan Hükümet’in arka bahçesine dönüştürüldü. RTÜK, bunun tipik örneği… Devletten değil, milletten yana popülizmi, devletin bütün aygıtlarını Anayasa referandumunda olduğu gibi CB seçimlerinde de “evet” için seferber etme gerçeğini örtebilir mi?

Ve Anayasacılar sefaleti

Bu nedenle, şimdi asıl  tartışma, tamamen tahrip edilen anayasal düzen ve hukuk sistemi onarımının ne ölçüde mümkün olacağı üzerine yapılmalı. Peki tartışabilir miyiz bunları? Hayır. Çünkü, son yedi yıl Türkiye’si, birikim ve emeklerini siyasal iktidar beklentisi hedefine yönlendiren “anayasacılar geçidi”ne tanık oldu. Bu nedenle, son üç yıldır konu üzerinde  görüş beyan edenler, daha çok,  -Anayasayı dejenere etme yarışında olan-  siyas?ler ve onların yedeğindeki gazetecilerle sınırlı kaldı. Bu, aynı zamanda “anayasa bilimi” (Bakır Çağlar’a saygı ile) sefaleti değil mi?

[Bu yazı 1350 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™