Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Hukuk Fakültesi Öğrencileri Sınav İstiyor
7 Temmuz 2014

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencilerinin avukatlık sınavı deklarasyonu

Avukatlık Kanunu Taslağı ve Avukatlık Sınavı Hakkında Görüşümüz 
Değerli Hukuk Camiası, 
Son günlerde Avukatlık Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerin hukuk gündemini oldukça 
meşgul ettiği, bu çerçevede gerek Adalet Bakanlığı’nın gerek Türkiye Barolar Birliği’nin çalışmaları ile 
taslak metinlerin hazırlandığı bilinmektedir. Bu çalışmaların sonucu olarak Adalet Bakanlığı tarafından 
hazırlanan Avukatlık Kanunu Taslağı (Taslak) Kanunlar Genel Müdürlüğü tarafından 18 Nisan 2014 
tarihinde görüşe sunulmuştur. Taslakta öngörülen değişikliklerden birisi de “Avukatlık Sınavı”dır. Avukatlık 
sınavı, “avukatlık stajına kabul sınavı” ve “avukatlığa kabul sınavı” olarak iki aşamalı düşünülmüştür. 
Taslak Geçici Madde 1’de “(1) Bu Kanunun sınav ve staja ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe 
girdiği tarihten sonra hukuk fakültelerine kaydolanlar hakkında uygulanır. (2) Birinci fıkra kapsamına 
girmeyenler hakkında 1136 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam olunur.” şeklinde bir geçiş hükmü 
öngörülmüştür. 
Her ne kadar 17.04.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj 
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile “Staj Kabul Değerlendirmesi” ve “Staj 
Yeterlilik Değerlendirmesi” düzenlenmiş olsa da söz konusu düzenlemeler Taslağın kanunlaşması ile 
yürürlükten kalkma ya da Danıştay’da açılacak bir dava ile iptal edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. 
Taslak hakkında görüşler Adalet Bakanlığı’na bildirilmeye devam ederken, biz Hacettepe 
Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak, henüz meslek mensubu olmasak da geleceğimizi yakından 
ilgilendiren “Avukatlık Sınavı” ile ilgili söz söyleyebilme hakkımız, daha da önemlisi sorumluluğumuz 
olduğunu düşünüyoruz. 
Bu sorumluluk düşüncesiyle hareket ederek gerek kendi fakültemizdeki gerek diğer hukuk 
fakültelerindeki öğrenci arkadaşlarımız ile toplantılar gerçekleştirdik. Bu doğrultuda, avukatlık sınavının 
uygulanması konusunda bir geçiş hükmünün öngörülmesinin doğru olmadığını düşündüğümüzü, hâli hazırda 
hukuk fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin kapsam dışında bırakılmamasını istediğimizi siz değerli 
hukuk camiası ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. 
 Gerekçelerimiz: 
1) Henüz hukuk fakültesinden mezun olmuş olmasak da en azından bir vatandaş olarak 
söyleyebiliriz ki adalet hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde çok önemli bir işlev üstlenen ve yargının üç 
sacayağından biri ve kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden avukatlık mesleği maalesef 
nitelik olarak olması gerektiği noktada değildir. 
2) Günümüzde hukuk fakültelerinin sayısının gereken altyapı sağlanmadan artması ve bu 
fakültelerden mezun olan hukuk fakültesi mezunlarının hiçbir sınava tâbi olmadan ve mesleki yeterliliğin 
temel bilgisine sahip olup olmadıkları sınanmadan deyim yerinde ise zamanaşımı ile avukat olabilmeleri, hak 
aramak isteyen vatandaşlarımızın yargı sistemi içinde mağdur olabilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu 2 
 
durumun yarattığı olumsuzluğu, şu ana kadar işlediğimiz derslerde ve özellikle uygulama derslerinde 
irdelediğimiz yüksek mahkeme kararlarında açıkça görebilmekteyiz. 
3) Vatandaşların yargı sistemi içinde haklarına ulaşamamasının tek nedeni elbette avukatlık 
mesleğinin kötü uygulamaları değildir; ancak, söz konusu olumsuzluklar avukatlık mesleğinin toplum 
nezdindeki saygınlığını azaltmaktadır ve ülkemizde avukatlık mesleği konusundaki olumlu ve güvenilir 
algının yurt dışındaki örneklerin çok uzağında kalmasına sebep olmaktadır. Günümüzde Kıta Avrupası’ndaki 
ve Amerika’daki hukuk fakültelerinden mezun olan öğrencilerin çok ciddi sınav ve elemelerden geçerek 
avukatlık mesleğine kabul edildikleri bilinen bir gerçektir. 
5) Şuan Türkiye Barolar Birliği’nde kayıtlı olan avukat sayısının 82.000 olduğu görülmektedir. Hâli 
hazırda hukuk fakültelerinde öğrenim gören öğrenci sayısının ise yaklaşık olarak 40.000 olduğu 
bilinmektedir. Getirilmek istenen avukatlık sınavının hâli hazırda hukuk fakültelerinde öğrenim gören 
öğrencileri kapsamaması demek, şu an mevcut olan avukat sayısının yaklaşık olarak yarısının, bir kısmı 
diğer mesleklere yönelseler dahi tahminen 35.000 kişinin daha hiçbir sınava tâbi olmadan ve mesleki 
yeterliliğin temel bilgisine sahip olup olmadıkları sınanmadan deyim yerinde ise zamanaşımı ile avukat 
olabilmeleri sonucunu doğuracaktır. 
6) Merak ettiğimiz bir diğer konu da şudur ki, acaba Sayın Adalet Bakanlığı, mevcut Hâkimlik ve 
Savcılık Giriş Sınavlarının yapısı değişecek olsa, Avukatlık Sınavındaki duruma benzer bir şekilde mevcut 
yapısı değişecek olan (örneğin, iki ya da üç aşamalı hâle gelecek olan) Hâkimlik ve Savcılık Giriş 
Sınavlarının hâli hazırda hukuk fakültelerinde öğrenim gören öğrencileri kapsamayacağı yönünde bir geçiş 
hükmü öngörecek miydi? 
Bizler Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencileri olarak fakültemizde almış olduğumuz 
eğitime ve kendimize güveniyoruz ve Taslakta öngörülen Avukatlık Sınavına tâbi olmayı ve mesleki 
yeterliliğin temel bilgisine sahip olup olmadığımız sınandıktan sonra avukatlık mesleğine kabul edilmeyi 
istiyoruz. 
Mevcut durumun avukatlık mesleğine girişte yarattığı kolaylığa sığınmayacak kadar bilinçli olan 
öğrencilerin, bu kolaylığa sığınarak ben nasıl olsa bir şekilde avukat olurum ailemin veya tanıdıklarımın 
çevresiyle işimi görürüm diyebilme basitliğini göstermeyen öğrencilerin, bu kolaylığın avukatlık mesleğinin 
geleceğini olumsuz etkileyeceğini ve dolayısıyla aslında avukatlık mesleğinden bekledikleri faydayı 
alamayacaklarını öngörebilen öğrencilerin, özellikle fakültelerinde almış oldukları eğitime güvenen ve 
hayatın bir yarış olduğunun farkında olan öğrencilerin bizi destekleyeceklerini düşünüyor ve kendilerini 
hiçbir kişi ve kuruma bağlı olmadan, tamamen bağımsız öğrenci girişimi olarak başlattığımız “Avukatlık 
Sınavı Derhâl Uygulanmalıdır!” hareketine katılmaya ve Geçici Madde 1 hükmünün Taslaktan çıkarılması 
için güç birliğine davet ediyoruz. 
Saygılarımızla, 
Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencileri


[Bu yazı 2742 kez okundu]
Yorumlar -2-
Sıtkı AKGÜL7 Temmuz 2014 Pazartesi 11:50:19

Sevgili meslektaş adaylarım, Hacettepe üniversitesi öğrencileri olarak kendinize güveniyor olabilirsiniz, bizler de Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri olarak kendimize fazlasıyla güveniyoruz. Hatta öyle ki ilk söyletiler çıktığında yapılan bir ankette fakültemiz  sınav isteyen ilk fakülte oldu. fakat şunu gördük ki bu işin iç yüzü çok farklı. gerek adalet bakanlığı nezdinde gerekse barolar birliği nezdinde yapılan çalışmalar sürekli birilerini adeta mağdur etme çalışmalarından öte değildir. bu nedenle değerli arkadaşlarım anayasa ve kanunların bize tanıdığı o ''kazanılmış haklar''ımız ihlal olmadan ister adı sınav olsun isterse yeterlik değerlendirmesi olsun geçiş maddesinin yerinde bir kural ile bu hakkımızı koruduğu kanısındayım. öz gerekçem ise; darmadağın olmuş bir hukuk sistemimiz mevcut. bu hukuk sisteminde, savcılık makamının hakimin sağ kolundan alınıp avukatın soluna getirilmesi. Yani kısacası sizler yada bizler  farketmez, mahkeme salonundaki adaletsizlik son bulmadıkça bilgimize istediğimiz kadar güvenelim ve bu mesleğe de onlarca sınav süzgecinden geçip gelelim yine de şamar oğlanı olmaktan kendimizi alıkoyamayacağız. Bu gün bir avukat neredeyse bir savcı kadar korunmayacaksa yapılacak herhangi bir ad altındaki sınavlar nafile...

Son Söz: kazanılmış haklarımızı korumasını önce öğrenelim 

 

Devrim Deniz8 Temmuz 2014 Salı 07:35:47

Siz önce kazanılmış hakların ne olduğunu öğrenin de sonra da korumayı öğrenirsiniz.. Kazanılmış hak; hukuk düzenince sağlanan hakların, sübjektif olarak kişilere bağlanarak, tahakkuk etmesi, tekemmül etmesidir. Hal böyle olunca kazanılmış hak, avukatlık ruhsatını alarak, bu hak sübjektif olarak kendisine bağlanmış kişiler için söz konusudur. Sizin kazanılmış hak sandığınız diğer durumlar ise, beklenen haklardır; beklenen hakların hukukta korunması zorunlu değildir..

BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™