Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği
4 Mayıs 2011, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

YARGITAY Ceza Genel Kurulu’nun sessizce aldığı bir içtihat değişikliği kararı Türkiye’nin geçen yılbaşında yaşadığı Hizbullah şokuna yol açan Yargıtay doktrinini olduğu gibi tersyüz etmiş bulunuyor.

Yazının sonunda yöneltmemiz gereken soruyu baştan soralım. Yargıtay, bu içtihat kararını 1 Ocak 2011 tarihinde almış olsaydı ne olurdu? Yanıt: Hizbullah teröristleri de dahil olmak üzere çok sayıda katil elini kolunu sallayarak hapishanelerden tahliye edilmezdi.
BİR SANIK NE ZAMAN HÜKÜMLÜ OLUR?
Milliyet’ten Gökçer Tahincioğlu’nun geçenlerde çıkan bu konudaki haberine konu olan Yargıtay’ın tutum değişikliğini izah edebilmek için işin başına dönelim.
Türkiye’deki mevzuatta yakın bir zamana kadar tutukluluk süresiyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmuyordu. Hakkında mahkeme tarafından tutuklama kararı verilmiş olan bir sanık, kendisiyle ilgili hüküm kesinleşene kadar -yargılaması ne kadar uzarsa uzasın- tutuklu kalabiliyordu.
Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 31 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe giren bir maddesi, tutuklulukla ilgili bu ucu açık duruma bir son verdi. Bu maddenin Yargıtay tarafından yapılan yorumuyla devlete ve anayasal düzene karşı işlenen suçlarda tutukluluk süresine en çok 10 yıl, diğer suçlarda ise 5 yıl sınırı getirildi.
Burada işin püf noktasını oluşturan bir soru var. Birinci derece mahkemenin mahkumiyet kararından sonraki ikinci aşama, yani Yargıtay’da temyiz dönemi tutukluluk süresinin içinde mi yoksa dışında mı değerlendirilmelidir? Daha doğrusu, sanık hangi noktada “tutuklu” olmaktan çıkıp “hükümlü” haline gelir? Mahkeme kararıyla mı, Yargıtay kararıyla mı?
Birinci şıkta, temyiz süresi tutukluluğun içinde değerlendirildiğinde, cinayet işledikten sonra yargılanan ve mahkeme tarafından 40 yıl hapis cezasına mahkum edilen bir cani, Yargıtay’ın nihai kararını beklerken buradaki işlemin uzaması sonucu tutukluluktaki beşinci yılını doldurursa, otomatik olarak serbest bırakılması gerekiyor.
Ama Yargıtay aşaması tutukluluğun dışında sayılırsa, bu caninin cezaevinde kaldığı süre 5 yıl geçse bile tutukluluğu devam ediyor. Yargıtay kararını ne zaman verirse versin, tutukluluk durumu bundan etkilenmiyor.
AİHM KARARLARI İÇSELLEŞTİRİLMEYİNCE
Yargıtay’ın geçmişteki içtihadı temyiz süresinin de tutukluluk içinde değerlendirmesi yönünde, yani yukarıda gösterdiğimiz birinci şıkkın işaret ettiği yorum yönünde ortaya çıkmış.
Nitekim Hizbullahçıların Yargıtay kararıyla serbest bırakılmasına da bu yorum yol açtı. Hizbullah sanıkları 9 yıl süren bir yargılama sonunda mahkum oldu, ardından dosyaları Yargıtay’a geldi. Yargıtay’da işler uzayıp 10 yıl süresi dolunca, Hizbullahçılar serbest kaldı. Aynı yorumla, pek çok katil de tutuklu olarak 5 yıl sınırını geçtiklerinde haklarındaki Yargıtay kararı henüz kesinleşmemiş olduğu için elini koluna sallayarak dışarı çıktı.
Tam bu noktada dikkate alınması gereken bir de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) faktörü var. AİHM’nin içtihadı da temyiz süresinin tutukluluk süresi ne sayılmayacağı yönünde şekillenmiş. Gelgelelim Yargıtay AİHM’nin bu konudaki kararlarına itibar etmemiş.
YENİ İÇTİHAT TEK OY FARKIYLA GEÇTİ

Buradaki ilginç bir durum, Yargıtay’ın ceza dairelerinin de hangi yorumun esas alınacağı konusunda kendi içlerinde de bölünmüş olmasıydı. Örneğin 11’inci Ceza Dairesi AİHM içtihadına uygun hareket edip hiçbir sanığı bırakmazken, 9’uncu Ceza Dairesi farklı bir yorumla Hizbullahçıları serbest bırakabildi. Ancak belirtelim ki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun içtihadı da 9’uncu Ceza Dairesi’nin yorumu yönündeydi.
Geçenlerde yeni seçilen üyelerin de katılımıyla toplanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu konuyu ciddi bir şekilde tartıştı ve son derece kritik bir oylama sonucunda temyiz süresinin “tutukluluktan sayılması” görüşü terk edilerek, “tutukluluktan sayılmaması” görüşü benimsendi.
Bu karar Yargıtay’ın AİHM içtihadıyla uyumlu bir çizgiye gelmesi bakımından büyük bir önem taşıyor. Ancak kararın 15 ‘hayır’ oyuna karşı 16 ‘evet’ oyuyla alınması ceza daireleri içinde bu konuda büyük bir bölünmenin hâlâ sürmekte olduğunu gösteriyor.
Yargıtay’ın ocak ayı başındaki tahliye kararından sonra sırra kadem basan Hizbullah teröristleri, içtihat değişikliği haberini eminim tebessümle karşılamışlardır.

 

(Hürriyet 04.05.2011)

[Bu yazı 2808 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™